DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan: “Kocaeli’deki tablo Türkiye ekonomisi için uyarıdır”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, Kocaeli’de 2026 yılının ilk dokuz ayında 4 bin 995 senedin protesto edilmesini değerlendirerek, toplam tutarın 2,15 milyar lirayı aştığını belirtti. Protestolu senetlerin doğrudan batık alacak anlamına gelmediğini vurgulayan Sudan, sanayi kentlerinde yaşanan tahsilat sorunlarının üretim, istihdam ve yatırımla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek ekonomi yönetimine tedbir çağrısında bulundu.

Ekim 26, 2026 - 11:12
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan: “Kocaeli’deki tablo Türkiye ekonomisi için uyarıdır”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi verilerine göre Kocaeli’de 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde 4 bin 995 senedin protesto edilmesi ve toplam tutarın 2 milyar 154 milyon 828 bin 855 liraya ulaşmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kocaeli’nin Türkiye'nin önemli sanayi merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Sudan, ödeme güçlüğü ve tahsilat sorunlarının üretim ekonomisi üzerindeki etkilerinin yakından izlenmesi gerektiğini belirtti.

Sudan, protestolu senet tutarlarının kesinleşmiş ekonomik zarar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, söz konusu verilerin işletmelerin nakit akışı, finansmana erişimi ve ticari ödeme koşulları açısından önemli göstergeler arasında bulunduğunu kaydetti.

“BU RAKAMLARI ‘2 MİLYAR LİRA BATTI’ ŞEKLİNDE YORUMLAMAK DOĞRU DEĞİLDİR”

Kocaeli’nin Türkiye ekonomisindeki stratejik konumuna değinen DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, sanayi kentinde ortaya çıkan finansal göstergelerin ülke ekonomisi açısından da önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:

“Kocaeli, Türkiye’nin sanayi ve üretim kapasitesinin yoğunlaştığı başlıca merkezlerden biridir. Otomotivden kimyaya, ana metalden makineye, plastikten enerjiye kadar çok sayıda sektörde üretim yapan işletmeleriyle Kocaeli; sanayi, ticaret, ihracat ve istihdam açısından Türkiye ekonomisinin önemli merkezlerinden biridir. Bu nedenle Kocaeli’deki ekonomik göstergeler yalnızca Kocaeli’yi değil, Türkiye’nin üretim ekonomisinin genel durumunu değerlendirmek açısından da önem taşımaktadır.”

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerini paylaşan Sudan, 2026 yılının ilk dokuz ayında Kocaeli’de protesto edilen senet sayısının 4 bin 995 olduğunu, toplam tutarın ise 2 milyar 154 milyon 828 bin 855 liraya ulaştığını açıkladı.

Eylül ayına ilişkin rakamlara da dikkat çeken Sudan, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre, 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde Kocaeli’de 4.995 senet protesto edilirken, bu senetlerin toplam tutarı 2 milyar 154 milyon 828 bin 855 TL olarak gerçekleşmiştir. Yalnızca Eylül ayında ise Kocaeli’de 618 senet protesto edilmiş ve protestolu senetlerin toplam tutarı 170 milyon 239 bin 14 TL olmuştur. Bu rakamları ‘2 milyar lira battı’ şeklinde yorumlamak doğru değildir. Protestolu senet tutarı doğrudan ekonomik zarar veya kesinleşmiş batık alacak anlamına gelmez. Ancak bu veriler, ticari ilişkilerde ödeme güçlüğü ve tahsilat sorunlarının önemli göstergelerinden biridir.”

“ÜRETİM VAR, ANCAK ÖDEME ZİNCİRİNDEKİ SORUNLAR ARTIYORSA BUNU DİKKATE ALMAK ZORUNDAYIZ”

İşletmelerin yalnızca üretim ve satış kapasitesiyle değil, tahsilat ve nakit akışı koşullarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sudan, ödeme zincirindeki aksaklıkların özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmeler üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade etti.

Sudan, tahsilat sorunlarının üretim zincirinin farklı aşamalarını etkileyebileceğine işaret ederek şu değerlendirmede bulundu:

“Bir işletmenin ürettiğini satabilmesi kadar, sattığı ürünün bedelini zamanında tahsil edebilmesi de önemlidir. Tahsilatın gecikmesi; satış, tahsilat, nakit akışı, tedarikçiye ödeme, kredi geri ödemesi, ücret ve istihdam ile yeni üretim zincirinin tamamını etkileyebilir. Özellikle KOBİ’ler açısından finansman maliyetlerinin ve tahsilat sürelerinin uzaması, işletme sermayesi üzerindeki baskıyı artırabilir.”

Kocaeli’deki protestolu senet verilerinin yalnızca finansal istatistik olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Sudan, işletmelerin ödeme kapasitesinin ve nakit akışı koşullarının düzenli olarak izlenmesi çağrısında bulundu.

“KOCAELİ’DEKİ TABLO TÜRKİYE’DEN BAĞIMSIZ DEĞİL”

Kocaeli’de yaşanan gelişmelerin Türkiye genelindeki ekonomik göstergelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Zeynep Sudan, ülke çapındaki protestolu senet tutarlarına ve sanayi üretimindeki değişime dikkat çekti.

Sudan, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye genelindeki protestolu senetlerin toplam tutarının 94,7 milyar lirayı aştığını belirterek şunları kaydetti:

“Türkiye genelindeki veriler de bu göstergenin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre, 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde Türkiye genelinde protestolu senetlerin toplam tutarı 94,7 milyar TL’nin üzerine çıkmıştır. Eylül ayında ise ülke genelinde 31.227 senet protesto edilmiş ve bunların toplam tutarı 12,5 milyar TL’yi aşmıştır.”

Sanayi üretimine ilişkin verileri de değerlendiren Sudan, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Ağustos 2026 Sanayi Üretim Endeksi verilerine göre sanayi üretiminin yıllık bazda yüzde 1,9, imalat sanayi üretiminin ise yüzde 2,5 gerilediğini aktardı.

Sudan, üretim sektörünün Türkiye ekonomisindeki ağırlığına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Bu tabloyu Türkiye’nin üretim görünümüyle birlikte değerlendirmek gerekiyor. TÜİK’in Ağustos 2026 Sanayi Üretim Endeksi verilerine göre, sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 1,9 gerilemiştir. Aynı dönemde imalat sanayi üretimindeki yıllık gerileme yüzde 2,5 olarak gerçekleşmiştir. Dahası, TÜİK’in 2025 yılı GSYH verilerine göre Türkiye ekonomisinde üretim yöntemiyle hesaplanan GSYH içinde en yüksek pay yüzde 15,6 ile imalat sanayine aittir. Dolayısıyla üretim sektöründeki gelişmeler, finansmana erişim koşulları ve işletmelerin ödeme ve tahsilat kapasitesi birbirinden bağımsız başlıklar değildir.”

“ÜRETEN İŞLETMEYİ YAŞATMAK EKONOMİ POLİTİKASININ MERKEZİNDE OLMALIDIR”

Türkiye'de üretim yapan işletmelerin finansal sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, ekonomik politikaların üretim, finansman ve yatırım koşullarını birlikte ele alması gerektiğini belirtti.

Sudan, işletmelerin sürekli borçlanmaya dayalı bir ekonomik yapı içerisinde faaliyet göstermesinin sürdürülebilir olmadığına işaret ederek şöyle konuştu:

“Türkiye’nin ihtiyacı, üretim yapan işletmelerin sürekli daha fazla borçlanarak ayakta kalmaya çalıştığı bir ekonomik yapı değildir. İhtiyacımız olan; öngörülebilir maliyetler, erişilebilir finansman, güçlü işletme sermayesi, sağlıklı tahsilat mekanizmaları ve yatırım yapmayı mümkün kılan istikrarlı bir ekonomik ortamdır.”

Kocaeli gibi üretim kapasitesi yüksek kentlerde ortaya çıkan ödeme sorunlarının ekonomi yönetimi tarafından dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Sudan, işletmelerin finansmana erişiminin ve istihdamı koruma kapasitesinin önemine değindi.

Sudan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Kocaeli gibi Türkiye’nin üretim merkezlerinden birinde binlerce senedin protesto edilmesi, ekonomi yönetiminin dikkatle izlemesi gereken bir göstergedir. Burada mesele yalnızca senet değildir. Mesele; üreticinin ürettiğinin karşılığını zamanında alabilmesi, KOBİ’nin finansmana erişebilmesi, işletmenin istihdamını koruyabilmesi, sanayicinin yatırım kararını öngörülebilir bir ortamda verebilmesi ve nihayetinde Türkiye’nin üretim kapasitesini sürdürebilmesidir.”

“EKONOMİ POLİTİKASI YALNIZCA ENFLASYON VEYA BÜYÜME ORANINDAN İBARET DEĞİLDİR”

Ekonomik gelişmelerin yalnızca enflasyon ve büyüme oranları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Sudan, işletmelerin mali durumunu ortaya koyan farklı göstergelerin birlikte analiz edilmesi çağrısında bulundu.

Protestolu senetler, karşılıksız çekler, kredi ve tasfiye olunacak alacaklar ile konkordato başvurularının sanayi üretimi ve istihdam verileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Sudan, şunları söyledi:

“Ekonomi politikası yalnızca enflasyon veya büyüme oranından ibaret değildir. Protestolu senetler, karşılıksız çekler, kredi ve tasfiye olunacak alacaklar, konkordato başvuruları, sanayi üretimi, istihdam ve yatırım göstergeleri birlikte değerlendirilmelidir. Kocaeli’deki tabloyu da bu bütünlük içerisinde ele almak gerekir.”

Üretim yapan ve istihdam sağlayan işletmelerin finansal sorunları büyümeden gerekli tedbirlerin alınmasının önem taşıdığını kaydeden Sudan, Kocaeli’deki verilerin Türkiye'nin üretim kapasitesinin korunması açısından değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Üreten, istihdam sağlayan ve ihracat yapan işletmelerin finansal sorunları büyümeden gerekli tedbirlerin alınması; yalnızca Kocaeli’nin değil, Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesinin korunması açısından önem taşımaktadır. Kocaeli’den gelen bu veriler, ekonomi yönetimi açısından dikkate alınması gereken bir uyarıdır. Çünkü güçlü ekonomi, yalnızca finansal göstergelerin değil; üreticinin, sanayicinin, esnafın ve KOBİ’nin de kendisini güvende hissettiği ekonomidir.”