DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Silahlı mücadelelerin en büyük zararını siviller görüyor”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Gazze, Ukrayna, Suriye, Sudan ve Ortadoğu’daki çatışmaları değerlendirdi. Ekmen, herkesin kendi kimliğiyle güven içinde yaşayabileceği bir dünya tasavvuruna sahip olduklarını belirterek, hak arayışında siyasi yolların, müzakerenin ve demokrasinin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Eylül 1, 2026 - 11:01
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Silahlı mücadelelerin en büyük zararını siviller görüyor”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaş ve çatışmalara dikkati çekti. Barışın yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir kavram olmaması gerektiğine işaret eden Ekmen, herkesin kendi kimliğiyle güven içerisinde yaşayabileceği bir dünya düşüncesine sahip olduklarını ifade etti.

“1 Eylül artık bizim için barışı hatırlatma gününe döndü”

1 Eylül’ün barışın öneminin topluma yeniden anlatıldığı bir gün haline geldiğini belirten Ekmen, savaşların dünyanın birçok bölgesinde devam ettiğini söyledi.

Ekmen, “1 Eylül artık bizim için barışı hatırlatma gününe döndü. Siyasetçiler ve sivil toplum örgütleri bugünü anıyoruz. Topluma barışın iyiliğini, güzelliğini hatırlatıyoruz.” dedi.

Dünyadaki çatışma alanlarının giderek genişlediğini savunan Ekmen, Suriye ve Irak’taki gelişmelerden Rusya-Ukrayna Savaşı’na kadar farklı kriz başlıklarını sıraladı.

Ekmen, “Ancak bazı tezlere göre dünya bir üçüncü Dünya Savaşı’nın içerisinde; Suriye’de 10 yıldır yaşananlar, eş zamanlı Irak’taki düzensizlik hali, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Kırım’ın ilhakı ve bugün Avrupa’ya saldırma ihtimalinin Avrupalı askeri bürokratlar ve siyasetçilerce ifade edilme durumu…” ifadelerini kullandı.

Gazze, İran, Somali ve Sudan’daki gelişmelere dikkat çekti

Gazze’de yaşananlara da değinen Ekmen, İsrail’e yönelik sert eleştirilerde bulundu. Ekmen, “Ayrıca son 5 yıldır adeta bir çıbanbaşı gibi olan İsrail’in soykırımcı bir terör devletine tamamen dönüşümü, Gazze’de dünyanın gözü önünde en az 70.000 insanın hayatını kaybettiği soykırım.” diye konuştu.

İran’a yönelik saldırılar ile bunların bölgesel ve ekonomik etkilerini de değerlendiren Ekmen, karar alıcıların kamuoyunu yanılttığını savundu.

Ekmen, “Ve tıpkı Irak’a saldırı gerekçeleri gibi karar alıcıların kamuoyunu yanılttığı gerekçelerle İran’a yapılan saldırı ve bunun yarattığı maliyet, oradaki can kayıpları, ekonomik maliyet, Hürmüz Boğazı ve diğer azalan arz tedarik zincirlerinin yarattığı sorunlara baktığımızda, bunlar hemen yakın çevremizde karşılaştığımız sorunlar.” dedi.

Afrika’daki çatışmalara da işaret eden Ekmen, “Somali’de, Sudan’da ve Afrika’nın değişik ülkelerinde yine çatışmalı bölgelerin gerçekliği karşımızda duruyor.” ifadelerini kullandı.

“Herkesin kendi kimliğiyle güven içerisinde yaşayabileceği bir dünya”

Savaş ve çatışmalara rağmen barış içinde bir arada yaşama hedefinden vazgeçilmemesi gerektiğini vurgulayan Ekmen, “Bütün bunlara rağmen biz dünyada herkesin kendi kimliğiyle güven içerisinde yaşayabileceği bir dünya tasarımına, tasavvuruna sahibiz.” dedi.

“Silahlı mücadelelerin en büyük zararını siviller görüyor”

Ortadoğu’daki çatışma ve silahlı yapılara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ekmen, Yemen’de devam eden çatışmaların Türkiye açısından uzak bir coğrafyada görülmemesi gerektiğini ifade etti.

Ekmen, “Yemen’de devam eden çatışmalar bize çok da uzak bir bölge değil. Bir tesellimiz var: O da Ortadoğu’da, adeta NATO konseptinde Avrupa Birliği, Brüksel, Berlin ve Washington hattında kabul gören devlet dışı silahlı oluşumların tasfiyesi sürecinin içinde oluşumuzdur.” diye konuştu.

Bölgedeki farklı silahlı yapılara değinen Ekmen, “Sadece PKK ile ilgili değil. Lübnan’da Hizbullah, Filistin’de Hamas, İran’da Haşti Şabi, HTŞ, DAİŞ ve benzeri Ortadoğu’daki silahlı yapıların tasfiyesi, aslında bir miktar daha huzurlu döneme gireceğimizin işareti olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Silahlı mücadelelerin bedelini en ağır biçimde sivillerin ödediğini belirten Ekmen, bazı yapıların itiraz gerekçeleri bulunabileceğini ancak hak arama yönteminin silahlı mücadele olmaması gerektiğini söyledi.

Ekmen, “Hamas’ın, yer yer Hizbullah’ın bazı meşru itiraz gerekçeleri bulunabilir. Ancak neticede silahlı mücadelelerin en büyük zararını siviller görüyor.” ifadelerini kullandı.

Ekmen, çözüm için siyaset, müzakere ve demokrasi kanallarının kullanılmasına işaret ederek, “Her şeye rağmen siyasi yollarla, müzakereyle, demokrasiyle ısrarcı bir şekilde hak arama yollarını tercih etmek gerekiyor.” dedi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI