DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin: “Cumhuriyet’in faziletini hukuka ve hürriyete gösterilen saygıda aramalıyız”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Cumhuriyet’in ilanının 103. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, demokratik hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü ve temel hakların korunmasının önemine dikkat çekti. Türkiye’de demokrasi ve hukuk alanında yaşanan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şahin, “Bir asır önce bu topraklarda verilen mücadelenin büyüklüğünü, bugün sahip olduklarımız kadar yarınlara bırakacaklarımız da gösterecek.” ifadeleriyle Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında gelecek nesillere karşı taşınan sorumluluğu vurguladı.

Ekim 28, 2026 - 09:33
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin: “Cumhuriyet’in faziletini hukuka ve hürriyete gösterilen saygıda aramalıyız”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Cumhuriyet’in ilanının 103. yıl dönümü dolayısıyla 28 Ekim 2026 tarihinde kaleme aldığı yazıda, Cumhuriyet’in kuruluş mücadelesinden günümüz Türkiye’sinin demokrasi ve hukuk sorunlarına uzanan değerlendirmelerde bulundu. Cumhuriyet’in yalnızca geçmişten devralınan bir miras olarak görülmemesi gerektiğini belirten Şahin, yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü, temel haklar ve millet iradesinin üstünlüğü konularında mesajlar verdi.

Cumhuriyet’in demokratik niteliğinin korunmasının gelecek kuşaklara karşı bir sorumluluk olduğunu ifade eden Şahin, hukuk ve özgürlüklerin güvence altında bulunduğu bir Türkiye hedefinin önemini vurguladı.

“Cumhuriyet’in demokratik niteliği, bu ahlaki sorumluluğun anayasal güvencesidir”

Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde verilen bağımsızlık mücadelesini hatırlatan DEVA Partili Şahin, 29 Ekim 1923’ün Türk milletinin tarihindeki önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Bazı mirasların kıymeti, zaman geçtikçe daha derinden hissedilir. Cumhuriyetimizin 103. yılını karşılarken, bir asır önce Anadolu’nun yorgun topraklarında filizlenen büyük iradenin anlamını bugün daha iyi kavrıyoruz. Savaşlardan çıkmış, evlatlarını cephelerde yitirmiş, yokluğun bütün ağırlığını omuzlarında taşımış bir milletin bağımsızlık mücadelesi, 29 Ekim 1923’te geleceğe uzanan büyük bir esere dönüştü.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet anlayışına da değinen Şahin, adalet, vicdan ve insan onurunun devlet yönetimindeki yerine işaret etti.

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Cumhuriyet fazilettir.’ sözü, bu eserin ruhuna dair derin bir anlam taşır. Faziletin mayasında adalet, vicdan ve insan haysiyetine saygı vardır. Millet iradesinin üstünlüğü de bu değerlerin devlet hayatında kök salmasıyla gerçek anlamını bulur. Cumhuriyet’in demokratik niteliği, bu ahlaki sorumluluğun anayasal güvencesidir.”

“Hukukun ve insan haklarının güvencesinden yoksun kalmanın ağır bedelleri”

Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan savaş, istikrarsızlık ve insan hakları ihlallerine değinen Şahin, Cumhuriyet’in sağladığı kazanımların bölgesel gelişmeler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Suriye, Irak, Afganistan ve İran'daki gelişmeleri örnek gösteren Şahin, hukuk güvencesinin bulunmadığı toplumların karşılaştığı sorunlara ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Yakın coğrafyamızın acılarına baktığımızda sahip olduğumuz mirasın kıymetini daha iyi anlıyoruz. Suriye’de savaşın dağıttığı aileler, Irak’ta yıllarca süren istikrarsızlık, Afganistan’da eğitim hakkı elinden alınan kız çocukları, İran’da özgürlük talepleri baskıyla karşılanan insanlar… Her biri farklı tarihi şartların içerisinde yaşanan bu acılar, hukukun ve insan haklarının güvencesinden yoksun kalmanın toplumlara ödettiği ağır bedelleri hatırlatıyor.”

“Düşüncenin korkuyla kuşatıldığı bir ortamda demokrasimizin geleceğinden kaygı duymamak mümkün mü?”

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında Türkiye’nin demokratik hukuk devleti niteliğinin güçlendirilmesi gerektiğini savunan Şahin, yargı bağımsızlığı ve basın özgürlüğü konularındaki tartışmalara dikkat çekti.

Türkiye’de gazetecilere yönelik soruşturmalar ve eleştirel görüşlerin ifade edilmesi konusunda yaşandığını belirttiği sorunları değerlendiren Şahin, şu ifadeleri kullandı:

“Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında kendi ülkemizin meselelerine de aynı vicdanla bakmak zorundayız. Anayasamızın demokratik hukuk devleti olarak tanımladığı Türkiye’de, yargı bağımsızlığının tartışıldığı, gazetecilerin haberleri nedeniyle soruşturmalara maruz kaldığı, eleştirel seslerin baskıyla karşılaştığı bir dönemden geçiyoruz. Milletin haber alma hakkının daraltıldığı, düşüncenin korkuyla kuşatıldığı bir ortamda demokrasimizin geleceğinden kaygı duymamak mümkün mü?”

“Sandıktan çıkan iradenin meşruiyeti, kendisine oy vermeyenlerin haklarını koruma sorumluluğunu da beraberinde getirir”

Demokratik yönetim anlayışının yalnızca seçim sonuçlarıyla sınırlı olmadığını belirten Şahin, siyasi iktidarların kendilerine oy vermeyen vatandaşların haklarını da korumakla yükümlü olduğunu vurguladı.

Cumhuriyet’in temel değerlerinin hukuk ve özgürlüklere gösterilen saygıyla anlam kazanacağını ifade eden Şahin, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Cumhuriyet’in faziletini, en fazla da gücü elinde bulunduranların hukuka ve hürriyete gösterdiği saygıda aramalıyız. Sandıktan çıkan iradenin meşruiyeti, kendisine oy vermeyenlerin haklarını koruma sorumluluğunu da beraberinde getirir. Basının özgürce görevini yapabildiği, mahkemelerin bağımsızlığına güven duyulduğu, vatandaşın düşüncesini korkmadan açıklayabildiği bir Türkiye, hepimizin ortak arzusudur.”

“Gençlerimiz kendi vatanlarında umutla yaşayabilmeyi hak ediyor”

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında gençlerin gelecek kaygılarına da değinen DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Cumhuriyet’i kuran neslin verdiği mücadelenin gelecek kuşaklara karşı sorumluluk yüklediğini belirtti.

Gençlerin emeklerinin karşılığını alabildiği, adalete güven duyabildiği ve geleceklerini kendi ülkelerinde kurabildiği bir Türkiye’nin önemine işaret eden Şahin, şunları kaydetti:

“Bugün gençlerimizin gözlerinde geleceğe ilişkin kaygıları gördükçe, Cumhuriyetimizin kurucu neslinin hangi umutlarla mücadele ettiğini yeniden düşünmek gerekiyor. O neslin yokluklar içerisinde kurduğu memleketin çocukları, kendi vatanlarında umutla yaşayabilmeyi, emeklerinin karşılığını alabilmeyi, adaletin güvencesini hissedebilmeyi hak ediyor.”

“Bir asır önce verilen mücadelenin büyüklüğünü yarınlara bırakacaklarımız da gösterecek”

Cumhuriyet’in kurucu değerlerine sahip çıkmanın yalnızca geçmişi anmakla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Şahin, gelecek nesillere bırakılacak Türkiye’nin Cumhuriyet’e karşı sorumluluğun önemli bir göstergesi olacağını ifade etti.

Şahin, Cumhuriyet’in 103. yıl dönümü mesajında şu sözlere yer verdi:

“Bir asır önce bu topraklarda verilen mücadelenin büyüklüğünü, bugün sahip olduklarımız kadar yarınlara bırakacaklarımız da gösterecek. Cumhuriyetimizin kurucularına duyduğumuz minneti, onların bize emanet ettiği memleketin geleceğine sahip çıkarak ifade edeceğiz.”

Cumhuriyet’in geleceğinin bugünkü kuşakların tercihleri ve sorumluluklarıyla şekilleneceğini belirten Şahin, mesajını şu ifadelerle tamamladı:

“Zira tarih, bir milleti yalnızca kazandığı zaferlerle değil, o zaferlerin ardından kurduğu hayatla da hatırlar. Bizim neslimizin Cumhuriyet’e karşı sorumluluğu, gelecek kuşakların bizi hangi hatıralarla anacağını da belirleyecek. Cumhuriyetimiz ilelebet payidar, milletimiz daima hür ve bahtiyar olsun!”