Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Yeni anayasa, ulus devletten ve üniter devletten vazgeçmek için mi isteniyor?”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 17 Eylül 2026 tarihli “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda yeni anayasa tartışmalarından eğitime, Sincar’daki silah bırakma sürecinden tarımdaki alım fiyatlarına kadar gündemdeki başlıkları değerlendirdi. Özdağ, anayasanın 66 ve 127’nci maddeleri üzerinden iktidara sorular yöneltirken, “Millet acıkınca anayasa mı yiyecek kardeşim?” ifadelerini kullandı; belediyelerdeki çok dilli tabelalar konusunda suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

Eylül 17, 2026 - 21:26
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Yeni anayasa, ulus devletten ve üniter devletten vazgeçmek için mi isteniyor?”


Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, partisinin düzenlediği “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Özdağ; 2026-2027 eğitim öğretim yılı, yeni anayasa tartışmaları, Sincar’daki PKK bağlantılı unsurların silah teslimi, çiftçilerin ekonomik durumu, tarımsal ürünlerin alım fiyatları, İmralı ve belediyelerde kullanılan çok dilli tabelalar hakkında partisinin görüşlerini aktardı.

“TÜRK MİLLETİNİ NE ANAYASADAN NE TARİHTEN ÇIKARTABİLİRLER”

Konuşmasına anayasa tartışmaları üzerinden başlayan Özdağ, “Anayasadan çıkarılmak istenen Türk milleti. Ama Türk milletini ne anayasadan ne tarihten ne de Orhun Abidelerinden çıkartabilirler. Hiç kimsenin gücü Türk milletini bir yerden çıkartmaya yetmeyecek.” dedi.

Özdağ, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasının ardından Milli Eğitim Bakanlığının politikalarını da eleştirdi. AK Parti iktidarı döneminde dokuz Milli Eğitim Bakanı değiştiğini belirten Özdağ, eğitim sisteminin performansının gerilediğini savundu.

ÖSYM verilerine ilişkin rakamlar paylaşan Özdağ, “Bu yıl TYT'ye 2 milyon 254 bin öğrenci girmiş ve ortalama doğru sayıları 40 soruda matematikte 6,4, fen bilimlerinde 20 soruda 3,9. Bir de dört yanlış bir doğru cevabı götürdüğü düşünülürse ortalamalar daha da düşüyor ve 67 bin 87 öğrenci hiç puan alamamış.” ifadelerini kullandı.

Özdağ, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne de eleştiriler yönelterek öğretmenlere seslendi. Atatürk, İstiklal Harbi ve Kurtuluş Savaşı konularının öğrencilere anlatılmaya devam edilmesini isteyen Özdağ, “Gençlerimiz size emanet ve aynı zamanda Türkiye'nin geleceği de sizin yetiştirdiğiniz gençlere emanet.” diye konuştu.

SİNCAR'DAKİ SİLAH TESLİMİ SÜRECİNE İLİŞKİN SORULAR YÖNELTTİ

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in Irak'taki PKK bağlantılı yapıların silah bırakmasına ilişkin açıklamalarını değerlendiren Özdağ, Sincar bölgesindeki sürecin nasıl yürütüleceğinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Özdağ, “Bir silahı bırakıyor, eline başka bir silah mı alıyor? Yoksa silahsız mı Irak güvenlik güçlerine entegre olacak?” diye sordu. Türk Silahlı Kuvvetleri ile Milli İstihbarat Teşkilatının süreçteki rolünün açıklanması gerektiğini belirten Özdağ, Sincar'ın Irak-Suriye bağlantısı nedeniyle stratejik önem taşıdığını ifade etti.

Silah tesliminin denetlenmesine ilişkin taleplerini sıralayan Özdağ, “Envanter çıkarmadan, sayılmadan, kontrol edilmeden ve adli suç araştırması yapılmadan silah teslimi işlemi yapıldığını söylemek gayri ciddi bir işlemdir ve inandırıcı da değildir.” dedi.

Zafer Partisi'nin yürütülen sürece karşı olduğunu belirten Özdağ, hükümete yönelik eleştirilerini sürdürerek yapılacak işlemlerin devlet ciddiyeti içerisinde yürütülmesi gerektiğini savundu.

“ANAYASANIN GİRİŞİNE TÜRK, KÜRT, ARAP DİYE Mİ YAZACAKSINIZ?”

Ömer Çelik'in “Yeni anayasa ödevimiz var” sözlerini de değerlendiren Özdağ, Türkiye'nin öncelikli gündeminin ekonomi, güvenlik, adalet, eğitim ve tarım olması gerektiğini söyledi.

1982 Anayasası'nın bugüne kadar çok sayıda değişikliğe uğradığını ifade eden Özdağ, yeni anayasa tartışmalarının özellikle değiştirilmesi teklif edilemeyen hükümler, vatandaşlık tanımı, yerel yönetimler ve resmi dil bakımından neyi hedeflediğinin açıklanmasını istedi.

Özdağ, “Yeni anayasada vatandaşlığı değiştirip 66. maddeyi, Türk, Kürt, Arap diye mi girişine yazacaksınız Anayasanın? Etnisite ve mezheplere siyasi haklar mı vereceksiniz? Anayasanın 127. maddesini değiştirip özerkliğin önünü mü açacaksınız?” sorularını yöneltti.

Anayasanın resmi dile ilişkin hükümleri konusunda da iktidara soru yönelten Özdağ, “Anayasada tek resmi dil olarak yer alan Türkçenin yanına başka diller mi eklemeyi düşünüyorsunuz? Yeni anayasa, ulus devletten ve üniter devletten vazgeçmek için mi isteniyor?” dedi.

Özdağ, yeni anayasa hazırlanmasından önce mevcut anayasa hükümlerinin uygulanması gerektiğini savundu.

“MİLLET ACIKINCA ANAYASA MI YİYECEK KARDEŞİM?”

Konuşmasının ekonomi ve tarım bölümünde kuru üzüm üreticilerinin durumuna değinen Özdağ, 15 Eylül itibarıyla başlayan kuru üzüm alımlarındaki fiyatları değerlendirdi. Özdağ, 9 numaralı kuru üzümün kilogram fiyatının 2025'te 120 lira, 2026'da ise 95 lira olduğunu belirterek üreticinin gelir kaybına uğradığını savundu.

Üreticilerin yaklaşık 150 liralık fiyat beklediğini söyleyen Özdağ, bazı borçlu çiftçilerin ürünlerini daha düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldığını ileri sürdü. Çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarında uygulanan gecikme faizini de eleştiren Özdağ, “Enflasyonun yüzde 31 olduğunu söylüyorsunuz da neden gecikme faizi yüzde 70 uyguluyorsunuz?” diye sordu.

Trakya'daki ayçiçeği ve kanola üreticilerinin sorunlarını da takip ettiklerini belirten Özdağ, Trakya Birlik'in alım fiyatlarını henüz açıklamadığını söyledi. Buğday ve arpa fiyatlarının üretim maliyetlerindeki artışı karşılamadığını savunan Özdağ, mazot, gübre, ilaç ve tarım sigortası giderlerine dikkati çekti.

Özdağ, “Türk tarımı sahipsiz, Türk çiftçisi sahipsiz. PKK'yı memnun etmek için sadece anayasa konuşuluyor. Millet acıkınca anayasa mı yiyecek kardeşim?” ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi'nin sürdürülebilir ve planlı kalkınma ekonomisini savunduğunu belirten Özdağ, partisinin Tarım Başkanlığı tarafından hazırlanan “Tarımda Zafer” raporunun son halinin tamamlandığını açıkladı. Raporun baskıya gireceğini söyleyen Özdağ, çiftçi örgütlerini ziyaret ederek tarım programlarını anlatacaklarını kaydetti.

“ACABA BU VİLLA SIVASIZ MI OLACAK?”

Özdağ, konuşmasının devamında Abdullah Öcalan için İmralı'da 250 metrekarelik bir yapı hazırlandığını ileri sürdü. Söz konusu yapıyı “villa” olarak nitelendiren Özdağ, “Çok merak ediyorum, acaba bu villa sıvasız mı olacak? Bu villanın sıvasını atmayın. Sıvasını atmayın ki yüzlerce sıvasız şehit evi hatırlansın.” dedi.

Özdağ ayrıca Öcalan'ın söz konusu yapıya taşınmak için “statüsünü beklediğini” öne sürdü. Bu iddialara ilişkin açıklamalarını basın toplantısında sürdüren Özdağ, yapıya başka kişilerin de taşınabileceğini ileri sürdü.

ÇOK DİLLİ TABELALAR İÇİN SUÇ DUYURUSU AÇIKLAMASI

Diyarbakır ve Mardin'de Türkçenin yanında Kürtçe ifadelerin bulunduğu belediye tabelaları ve trafik levhalarının arttığını söyleyen Özdağ, Anayasa'nın üçüncü maddesine atıfta bulundu.

Özdağ, “Türkiye Devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür, dili Türkçedir.” hükmünü hatırlatarak kamu hizmetlerinde Türkçenin kullanılması gerektiğini savundu. Sur Belediyesi hakkında 2007 yılında verilen Danıştay kararına da değinen Özdağ, söz konusu hukuki yaklaşımın geçerliliğini koruduğunu ileri sürdü.

Zafer Partisi'nin çok dilli tabela uygulamalarına karşı hukuki girişimde bulunacağını açıklayan Özdağ, “Bu basın toplantısı bittikten sonra topluca adliyeye gidecek ve Cumhuriyet Başsavcılığımıza suç duyurusunda bulunacağız. Ayrıca belediye meclislerinde alınmış kararlar varsa bunların iptali için, yürütmeyi durdurmak için idari yargıda da dava açacağız.” ifadelerini kullandı.

KOZİNOĞLU SORUŞTURMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında Hasan Atilla Uğur hakkındaki gözaltı kararının sorulması üzerine Özdağ, soruşturmanın başlamasını olumlu değerlendirdiklerini belirtti.

Özdağ, “Neden gözaltına alındıklarına dair hiçbir net bilgi mevcut değil. Umarım sorgularından sonra olayla bir suç şeklinde ilişkilerinin olmadığı tespit edilir. Bilgi alındıktan sonra serbest bırakılırlar.” dedi.

Hasan Atilla Uğur'un geçmişte FETÖ bağlantılı yargı süreçlerinde uzun süre cezaevinde kaldığını belirten Özdağ, “Bir daha kendisine haksızlık yapılmaması gerekir diye düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

ALİ DİNÇER ÇOLAK AÇIKLAMASI

Partide bazı isimlerin ihraç edildiği yönündeki sosyal medya paylaşımlarının sorulması üzerine Özdağ, Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ali Dinçer Çolak'ın görevine devam ettiğini söyledi.

Özdağ, “Ali Dinçer Çolak Zafer Partisi'nde Genel Başkan Yardımcısı olan arkadaşımızdır. Hâlâ Genel Başkan Yardımcısıdır ve tedbirli olarak sevk edilmemiştir. Yani görevinin başındadır.” dedi.

Disiplin sürecinin hukuki bir zorunluluktan kaynaklandığını belirten Özdağ, “Eğer aksi bir tavrımız olsaydı hem görevden alınır hem de tedbirli sevk edilirdi. Bu bir hukuki zorunluluğun neticesinde yapılmış bir işlemdir.” ifadelerini kullandı.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDE REFERANDUM MESAJI

Anayasa değişikliğinin referanduma götürülmesi ihtimaline ilişkin soruya da yanıt veren Özdağ, Zafer Partisi'nin anayasa değişikliklerinin halka sorulması gerektiğini düşündüğünü söyledi.

Özdağ, “Biz anayasa değişikliklerinin referanduma götürülmesi ve Türk halkına sorulması gerektiğini düşünüyoruz.” dedi. Özdağ ayrıca iktidarın 42, 66, 127 ve 174'üncü maddelerde değişiklik planladığını ileri sürerek, “Bu iktidarın planladıkları değişiklikleri götürmeye cesaret edemeyeceğine de inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI