YENİ Parti İzmir Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özlale: “Buradan hiçbir istifa çıkmayacak mı?”

YENİ Parti İzmir Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özlale, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Türkiye Sigorta üzerinden Türkiye Varlık Fonu'nun 50 milyar TL'den fazla zarara uğratıldığını iddia etti. Şirket yönetimindeki siyasi ve bürokratik bağlantıları gündeme taşıyan Özlale, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a istifa ve hesap verme çağrısında bulundu. Özlale'nin 2027 yılı bütçesi, fon piyasaları ve sigortacılık sektörüne ilişkin açıklamalarının ayrıntıları dikkat çekti.

Ekim 29, 2026 - 11:56
YENİ Parti İzmir Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özlale: “Buradan hiçbir istifa çıkmayacak mı?”

YENİ Parti İzmir Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özlale, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı konuşmada, Türkiye Sigorta üzerinden Türkiye Varlık Fonu'nun 50 milyar TL'den fazla zarara uğratıldığını öne sürdü. Fon piyasalarında yaşandığını savunduğu usulsüzlüklerin siyasi ve bürokratik sorumluluğunun araştırılmasını isteyen Özlale, Türkiye Sigorta'nın yönetim kurulundaki isimleri tek tek sıralayarak iktidara hesap verme çağrısında bulundu.

Özlale, Türkiye Sigorta'nın özel sektör tahvilleri üzerinden oluşturulduğunu iddia ettiği finansal mekanizmanın merkezinde bulunduğunu belirterek, aylardır yaptıkları uyarılara rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını savundu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a seslenen Özlale, “Bunu nasıl açıklayacaksınız? Buradan hiçbir istifa çıkmayacak mı? Yani AK Parti bürokrat ya da AK Parti siyasetçilerinden bunu, atama yapanların hiç mi bir özür borcu yok?” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Sigorta Hâlâ Bilançosunu Açıklayamıyor”

Türkiye Sigorta'nın finansal durumunu gündeme taşıyan Özlale, şirketin Türkiye'nin en büyük sigorta kuruluşlarından biri olduğunu ve kamu kurumlarının sigorta işlemlerinde önemli bir konumda bulunduğunu belirtti.

Şirketin bilançosunu açıklayamadığını ileri süren Özlale, “Türkiye'nin uzak ara en büyük sigorta şirketi, bütün devlet kurumlarının sigortasını yapan çok kritik bir yerdeki sigorta şirketi hâlâ bilançosunu açıklayamıyor arkadaşlar.” dedi.

Özlale, yaşananların yalnızca şirketin genel müdürünün sorumluluğuyla açıklanamayacağını savunarak yönetim kurulunun denetim görevini sorguladı.

Türkiye Sigorta Yönetimindeki İsimleri Tek Tek Açıkladı

Türkiye Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Murat Uluğ'un aynı zamanda Türkiye Varlık Fonu Genel Müdür Yardımcısı olduğunu hatırlatan Özlale, Uluğ'un birden fazla görev üstlenmesini eleştirdi.

Özlale, “Aziz Murat Uluğ, Yönetim Kurulu Başkanı, aynı zamanda Türkiye Varlık Fonu Genel Müdür Yardımcısı. Bu beyefendinin biyografisinde şu anda altı tane görev var.” ifadelerini kullandı.

Yönetim kurulundaki diğer isimlerin siyasi ve bürokratik geçmişlerini de sıralayan Özlale, Bilal Bedir'in Türkiye Varlık Fonu Genel Müdür Yardımcısı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Genel Sekreteri olduğunu belirtti.

Mahmut Kaçar'ın eski AK Parti Şanlıurfa Milletvekili ve Türkiye Çevre Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu hatırlatan Özlale, Ayşe Türkmenoğlu'nun da eski AK Parti Konya Milletvekili olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yedi yıl başdanışmanlık yaptığını söyledi.

Arif Calban'ın 2015 ve 2023 seçimlerinde AK Parti milletvekili adayı olduğunu, Yavuz Kaynarca'nın ise AK Parti İstanbul İl Başkanlığında özel kalem ve basın danışmanlığı görevlerinde bulunduğunu aktardı.

Özlale, yönetim kurulundaki atamaların siyasi sorumluluğu ortadan kaldırmadığını savunarak, “Yani şu anda Türkiye'de kırılganlığı en fazla artıracak, Türkiye'de dayanıklılığın altına dinamit koyacak olan Türkiye Sigorta AŞ'nin yönetim kurulu başkanı da genel müdürü de bizzat sizin içinizden çıkan, bizim bütün itirazlarımıza rağmen sizin atamasını yaptığınız ve bizim hesaplarımıza göre Türkiye'yi 50 milyar TL'den fazla kendi sigorta şirketi üzerinden dolandıran bir grup.” dedi.

“Tam Bir Ponzi Oluyor”

Özlale, fon piyasalarında yaşandığını iddia ettiği işlemlerin nasıl gerçekleştirildiğini de anlattı.

Bazı şirketlerin normal koşullarda ihraç etmemesi gereken özel sektör tahvillerini piyasaya sürdüğünü, bu tahvillerin Türkiye Sigorta'ya satıldığını ve elde edilen kaynakların TERA veya Pusula üzerinden yeniden değerlendirildiğini ileri sürdü.

Özlale, “Bir şirket normalde çıkartmaması gereken özel sektör tahvilini çıkartıyor. O tahvili çıkarttıktan sonra bunu Türkiye Sigorta AŞ'ye satıyor. Türkiye Sigorta AŞ ona parasını veriyor. Parasını verdikten sonra TERA'ya yatırıyor ya da Pusula'ya yatırıyor. Oradan parayı alıyor. Ana para artık, kupon ödemesini yapıp cebine parayı atıyor ve tam bir Ponzi oluyor.” ifadelerini kullandı.

Bu mekanizmaya ilişkin uzun süredir uyarılarda bulunduklarını belirten Özlale, “Biz bunu söyledik. Aylardan beri söyledik. Gözümüzün önünde bu kadar büyük bir vurguna göz yumuldu.” diye konuştu.

“Bu Kadar Fazla Tesadüf Üst Üste Olmaz”

Fon piyasalarındaki gelişmelerle kamu kurumlarındaki yönetici atamaları arasında ilişki bulunduğunu savunan Özlale, akademisyen Erişah Arıcan'ın öğrencileri ve birlikte çalıştığı isimlerin çeşitli finans kuruluşlarında üst düzey görevlere gelmesini eleştirdi.

Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Borsa İstanbul, kredi derecelendirme kuruluşları ve fon krizinde adı geçen şirketlerdeki atamalara dikkat çeken Özlale, liyakat ilkesinin gözetilmediğini ileri sürdü.

Özlale, “Ben dedim ki bürokratların ataması liyakate göre yapılmalı ve bu bürokratların arasındaki ilişki ağı devletin ciddiyetini zedelemeyecek şekilde olmalı.” dedi.

Söz konusu atamaların tesadüfle açıklanamayacağını savunan Özlale, “Ya şimdi bu sistemde, sizin bizim baştan itibaren isimleri vererek eleştirdiğimiz bu sistemde, siz her şeyin tesadüf olduğunu söyleyemezsiniz.” ifadelerini kullandı.

Özlale, “Bu kadar fazla tesadüf üst üste olmaz.” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.

Cumhurbaşkanlığı Danışmanının Portföy Şirketindeki Görevini Hatırlattı

Özlale, daha önce TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda portföy yönetim şirketlerine ilişkin uyarılarda bulunduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Fecir Alptekin'in bir portföy yönetim şirketinin yönetim kurulunda görev almasını daha önce eleştirdiklerini hatırlatan Özlale, “Ya Allah aşkına, Cumhurbaşkanlığında çalışan, Cumhurbaşkanımızın danışmanı olan bir kişinin bir portföy yönetim şirketinde yönetim kurulu üyesi olması doğru değil.” dediklerini aktardı.

Pusula ve Adil Varlık hakkında da geçmişte uyarılarda bulunduklarını belirten Özlale, finans piyasalarında denetim eksikliği yaşandığını savundu.

“Tema Doğru Ama Bütçe Yanlış”

Konuşmasının 2027 yılı merkezi yönetim bütçesine ilişkin bölümünde ekonomi politikalarını değerlendiren Özlale, bütçenin dayanıklılık temasıyla hazırlanmasını olumlu bulduğunu ancak kaynak dağılımının bu hedefle örtüşmediğini söyledi.

Özlale, “Bu seneki tema dayanıklılık üzerine. Bence doğru bir tema. Yani bu açıdan ben sizin bu tespitinizi doğru buluyorum.” dedi.

İklim değişikliği, yaşlanan dünya nüfusu, jeopolitik gelişmeler ve enerji riskleri karşısında ekonomik dayanıklılığın önemine işaret eden Özlale, “Dolayısıyla tema doğru. Ama bütçe yanlış.” ifadelerini kullandı.

“Takipteki Alacaklarda Yüzde 80 Artış Var”

Bankacılık sektörünün takipteki alacaklarında ciddi artış yaşandığını belirten Özlale, şirketlerin finansal dayanıklılığının azaldığını savundu.

Özlale, “Eylül sonu itibarıyla geçen seneye oranla yüzde 80'lik bir artış var. Bankacılık sektörünün takipteki alacaklarında çok büyük bir problem var.” dedi.

Yılın ilk altı ayında 1240 şirketin konkordato ilan ettiğini belirten Özlale, döviz kuru politikalarının reel sektör üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Şirketlerin döviz cinsinden borçlanmasının arttığını savunan Özlale, net döviz açığının yıllık mal ve hizmet ihracatına oranının yüzde 53'ü geçtiğini söyledi.

Özlale, Türk lirasında yaşanabilecek bir değer kaybının şirketlerin borç yükünü artırabileceği uyarısında bulundu.

“Ülke Bir Carry Trade Cenneti”

Türkiye'de uygulanan ekonomi programının yabancı yatırımcılar açısından yüksek getirili bir finansal ortam oluşturduğunu belirten Özlale, carry trade işlemlerine dikkat çekti.

Özlale, “Çünkü ülkeye, izlediğiniz programdan dolayı, döviz sadece carry trade dediğimiz ve yabancı yatırımcıya kazandıran yöntemle geliyor. Bakın, şu anda ülke bir carry trade cenneti.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin carry trade getirilerinde dünyada altıncı sırada bulunduğunu savunan Özlale, risk ayarlı getiri ölçütünde ise ilk sırada olduğunu söyledi.

Özlale, “Yani izlediğiniz program bize şu anda sadece yabancı yatırımcıların buraya gelip kurda belli bir süreliğine güvence alıp yüksek faizlerle dolar üzerinden dünyada hiçbir yerde kazanamayacağı parayı alıp kendi ülkelerine dönmelerini sağlıyor.” dedi.

Bu durumun yabancı yatırımcılara kazanç sağlarken yerli şirketlerin finansman koşullarını zorlaştırdığını ileri sürdü.

Eğitim, İstihdam ve Sosyal Harcamaları Eleştirdi

2027 yılı bütçesinde istihdam, mesleki eğitim ve işsizlikle mücadele programlarına ayrılan payların azaldığını belirten Özlale, bu tercihin ekonomik dayanıklılık hedefiyle çeliştiğini savundu.

Özlale, “Zaten geçen sene istihdam yaratamıyoruz. Zaten iş gücüne katılım giderek düşüyor. Ve ondan sonra sizler istihdam programına daha az bütçe ayırıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

Eğitime ayrılan bütçe payının yüzde 11,16'dan yüzde 10,41'e gerilediğini söyleyen Özlale, sosyal harcamaların hesaplanma yöntemini de eleştirdi.

Asgari ücret ve en düşük emekli aylığının dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda giderlerini karşılamaya dahi yetmediğini belirten Özlale, “Hem net asgari ücret hem en düşük emekli aylığı, dört kişilik ailemizin sadece gıda giderinin altında. Bekâr çalışan yaşam maliyetinin altında.” dedi.

Asgari ücretteki vergi istisnasının sosyal harcama olarak gösterilmesinin gerçek sosyal destek düzeyini olduğundan yüksek yansıttığını savunan Özlale, OECD ülkeleriyle Türkiye arasındaki farkın büyüdüğünü ileri sürdü.

Koruyucu Sağlık ve Su Yönetimine Ayrılan Kaynağı Olumlu Buldu

Bütçedeki bazı tercihleri desteklediğini de belirten Özlale, koruyucu sağlık hizmetleri ve su yönetimine daha fazla kaynak ayrılmasını olumlu değerlendirdi.

Özlale, “İki tane programa daha fazla bütçe ayırmanız bence olumlu. Bunlardan bir tanesi koruyucu sağlık giderleri.” dedi.

Su yönetimine ayrılan kaynağın artırılmasını da desteklediğini belirten Özlale, yoksullukla mücadele programlarına daha fazla bütçe ayrılması gerektiğini söyledi.

“Tarıma Neden Yüzde 0,21 Pay Ayırıyoruz?”

Tarımsal desteklerin bütçedeki payını eleştiren Özlale, Tarım Kanunu'nda öngörülen destek düzeyine ulaşılamadığını savundu.

Özlale, “Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, yüzde 0,21'de takılmış kalmış. Biz neden çiftçi ağlarken, Türkiye'de bu kadar yüksek bir gıda enflasyonu varken tarıma bu payı ayırmıyoruz?” diye sordu.

Tarımsal üretim maliyetleri ve çiftçilerin yaşadığı ekonomik sorunların arttığını belirten Özlale, desteklerin yetersiz kaldığını ifade etti.

Akaryakıtta Yüzde 205'lik ÖTV Artışı Tahminini Sordu

2027 yılı bütçesinde petrol ve doğal gazdan elde edilmesi beklenen Özel Tüketim Vergisi gelirlerindeki yüzde 205'lik artış tahminini gündeme taşıyan Özlale, Eşel Mobil Sisteminden vazgeçilip geçilmeyeceğini sordu.

Özlale, “İki tane soru var, önemli. Bunlardan bir tanesi, petrol ve doğal gazdan ÖTV tahmininiz önümüzdeki dönem yüzde 205 artmış.” dedi.

Böyle bir değişikliğin akaryakıt fiyatlarındaki artışın çiftçilere, üreticilere ve vatandaşlara daha fazla yansımasına neden olabileceğini savunan Özlale, hükümetten açıklama istedi.

Sermaye transferlerinde öngörülen yüzde 130'luk artışın gerekçesini de sorgulayan Özlale, kamu yatırımlarına ayrılan pay azalırken bu kalemdeki artışın açıklanması gerektiğini belirtti.

“Özel Sektör Tahvillerinde Çok Büyük Bir Risk Geliyor”

Konuşmasının son bölümünde finans piyasalarına ilişkin uyarılarını sürdüren Özlale, özel sektör tahvillerinde gerekli önlemler alınmadığı takdirde yeni sorunların ortaya çıkabileceğini söyledi.

Özlale, “Sayın Yılmaz, özel sektör tahvillerinde hemen önlem almazsanız çok büyük bir risk geliyor.” ifadelerini kullandı.

Fon piyasalarında yaşandığını ileri sürdüğü usulsüzlüklerin sağlıklı şirketlerin finansmana erişimini de olumsuz etkileyebileceğini savunan Özlale, sermaye piyasalarındaki güven kaybına dikkat çekti.

“Türkiye'nin Kritik Şirketleri Değerinin Altında Kalıyor”

Borsa İstanbul'da işlem gören bazı şirketlerin piyasa değerlerinin gerilediğini belirten Özlale, bunun ekonomik güvenlik açısından risk oluşturduğunu savundu.

Özlale, “Borsa İstanbul'da şu anda gayet iyi yönetildiğini bildiğimiz bütün şirketler sizin bu fon vurgununuz yüzünden şu anda defter değerlerinin yarısı, üçte biri fiyatına düştü.” dedi.

Türk Hava Yolları başta olmak üzere stratejik şirketlerin düşük değerlemeler nedeniyle yabancı yatırımcılar açısından daha kolay satın alınabilir hâle gelebileceğini ileri süren Özlale, “Alın size güvenlik problemi. Alın size dayanıksızlık, kırılganlık.” ifadelerini kullandı.

“Sigorta Sektöründe Çok Büyük Bir Bomba Bizi Bekliyor”

Türkiye Sigorta üzerinden gündeme getirdiği iddiaların yalnızca bir şirketle sınırlı olmadığını belirten Özlale, sigortacılık sektörünün tamamının güven kaybıyla karşı karşıya kalabileceğini savundu.

Finansal piyasalarda denetimin güçlendirilmesi ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Özlale, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Türkiye'de sigorta sektörünü eğer siz bir an önce toparlamazsanız orada çok büyük bir bomba bizi bekliyor.”