Tepebaşı Belediyesi Kadın Çiftçilerin Üretimdeki Emeğini ve Gıda Güvenliğindeki Rolünü Gündeme Taşıdı

Eskişehir Tepebaşı Belediyesi, Dünya Kadın Çiftçiler Günü ve Dünya Gıda Günü kapsamında “Gıda Güvenliğinde Kadın Çiftçinin Rolü” paneli düzenledi. Yaklaşık 70 kadın çiftçinin katıldığı panelde, tarımsal üretimde kadın emeği, kooperatifçilik, yerel pazarlar ve güvenli gıdaya erişim ele alındı. Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, yaklaşık 2 milyon kadın çiftçiden yalnızca 300 bininin Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı olduğunu belirterek kadın emeğinin görünürlüğüne dikkat çekti.

Ekim 17, 2026 - 13:12
Tepebaşı Belediyesi Kadın Çiftçilerin Üretimdeki Emeğini ve Gıda Güvenliğindeki Rolünü Gündeme Taşıdı

Eskişehir Tepebaşı Belediyesi, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü ve 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla kadınların tarımsal üretimdeki rolünü ve gıda güvenliğine katkılarını ele alan bir panel gerçekleştirdi. “Gıda Güvenliğinde Kadın Çiftçinin Rolü” başlığıyla düzenlenen etkinlikte, kadın üreticilerin karşılaştığı sorunlar, yerel üretimin desteklenmesi ve güvenli gıdaya erişim konuları değerlendirildi.

Tepebaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü koordinasyonunda, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) iş birliğiyle Özdilek Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen panele yaklaşık 70 kadın çiftçi katıldı.

Panelde, kadınların tarımsal üretimde üstlendikleri sorumlulukların yanı sıra kooperatiflerin önemi, yerel pazarların geliştirilmesi, gıda tedarik zinciri ve tüketici sağlığının korunmasına yönelik uygulamalar ele alındı.

“Kadınlar Hem Tarımın Hem de Ailenin Merkezinde”

Panelin moderatörlüğünü üstlenen TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, açılış konuşmasında dünya nüfusundaki artışın tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Güder, gelecekte gıda ihtiyacının karşılanabilmesi için üretimin artırılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Dünyamız 21’inci yüzyılın ilk çeyreğini bitirmek üzere. Dünya nüfusu 8,3 milyara, ülkemizin nüfusu ise 86 milyon 320 bin civarına ulaştı. Birleşmiş Milletlerin 2050 öngörülerine göre dünya nüfusunun 10 milyara, ülkemiz nüfusunun da 100 milyona ulaşması bekleniyor. Bu nüfusu doyurabilmek için gıda üretiminin yüzde 50 ila 70 artırılması öngörülüyor.”

Artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılamada tarım sektörünün stratejik önem taşıdığını ifade eden Güder, kadın çiftçilerin sürdürülebilir üretimin temel aktörleri arasında bulunduğunu vurguladı.

“2 Milyon Kadın Çiftçinin Sadece 300 Bini Kayıtlı”

Kadınların tarımsal üretimdeki emeğinin yeterince görünür olmadığını belirten Selma Güder, çiftçi kayıtlarına ilişkin verileri paylaşarak şunları söyledi:

“Tarımın en önemli aktörleri, gıda güvencesini ve sürdürülebilir tarımı sağlayacak kadınlardır. Bugün 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü. Kadınların adı var; peki kendileri her yerde var mı? Ziraat odalarının verilerine göre yaklaşık 5 milyon çiftçi bulunuyor. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçi sayısı ise yaklaşık 3 milyon. Bunların yaklaşık 2 milyonu kadın. Ancak ÇKS’ye kayıtlı kadın çiftçi sayısı 300 bin civarında. Kadınlar aslında hem tarımın hem de ailenin merkezinde. Bugün bu konuyu konuşacağız.”

Güder'in paylaştığı rakamlar, kadınların tarımsal faaliyetlerdeki varlığı ile resmî kayıt sistemlerindeki temsili arasındaki farklılığı gündeme taşıdı.

Akademisyenler ve Meslek Odası Temsilcileri Gıda Güvenliğini Değerlendirdi

Selma Güder'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Handan Giray, aynı fakültenin Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Ketenoglu ve Gıda Mühendisleri Odası Eskişehir İl Temsilcisi Tolga Güdelek konuşmacı olarak yer aldı.

Uzmanlar, tarımsal üretimden tüketiciye ulaşan süreçte kadın emeğinin önemini, alternatif gıda sistemlerini, gıda güvenliği uygulamalarını ve ürünlerin izlenebilirliğini farklı yönleriyle değerlendirdi.

Kadın Üreticilerin Görünmeyen Emeği ve Kooperatiflerin Rolü Ele Alındı

ESOGÜ Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Handan Giray, alternatif tarım ve gıda sistemleri ile tedarik zincirindeki dönüşümleri değerlendirdi.

Giray, kadınların üretim süreçlerinde üstlendikleri ancak çoğu zaman görünür olmayan emeğine dikkat çekerek kooperatiflerin ve yerel pazarların kadın üreticilerin desteklenmesindeki rolünü ele aldı.

Tepebaşı Belediyesi Kadın Üreticiler Satış Noktası'nın da yer aldığı uygulama modellerine değinen Giray, bu modellerin ve yönetişim yaklaşımlarının SERIGO ve BLUMI-Med adlı uluslararası projeler kapsamında incelendiğini aktardı.

“Gıda Güvenliği Üreticiden Tüketiciye Herkesin Ortak Sorumluluğu”

ESOGÜ Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Ketenoglu, sunumunda gıda güvencesi ile gıda güvenliği arasındaki ilişkiyi değerlendirdi.

Ketenoglu, özellikle yerel pazarlarda satışa sunulan ürünlerin güvenliğine ilişkin risklere dikkat çekti. Açıkta satış uygulamaları, ürün bilgilerinin tüketiciye doğru aktarılması ve etiketleme süreçlerinin gıda güvenliği açısından önem taşıdığını belirtti.

Gıda güvenliğinin yalnızca üretim aşamasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Ketenoglu, üreticilerden satıcılara ve tüketicilere kadar bütün tarafların bu süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

“Tarladan Çatala” Gıda Tedarik Zinciri Anlatıldı

Gıda Mühendisleri Odası Eskişehir İl Temsilcisi Tolga Güdelek ise “Tarladan Çatala” başlıklı sunumunda, gıdanın üretim aşamasından perakende satış noktalarına ulaşmasına kadar geçen süreçleri ele aldı.

Güdelek, perakende sektöründeki gıda tedarik zincirinin işleyişini, gıda güvenliğinin korunmasına yönelik uygulamaları ve ürünlerin izlenebilirliğini değerlendirdi.

Gıdanın üretim, dağıtım ve satış aşamalarının bütüncül biçimde ele alındığı panelde, tüketiciye ulaşan ürünlerin güvenliğinin sağlanması ve üretim süreçlerinin takip edilebilir olması üzerinde duruldu.

Kadın Çiftçilerin Üretimdeki Rolü Tepebaşı'nda Gündeme Taşındı

Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen panel, kadın çiftçilerin tarımsal üretimdeki katkılarının görünür kılınması, yerel üretim modellerinin geliştirilmesi ve güvenli gıdaya erişim konularının birlikte değerlendirilmesine imkân sağladı.

Yaklaşık 70 kadın çiftçinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, kadın üreticilerin desteklenmesi, kooperatifçilik uygulamaları, yerel pazarların işleyişi ve tarladan sofraya uzanan gıda zincirindeki sorumluluklar öne çıktı.