TBB Encümeni Ankara’da toplandı: “Belediyelere görevleriyle orantılı kaynak sağlanmalı”

Türkiye Belediyeler Birliği Eylül Ayı Olağan Encümen Toplantısı, TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında Ankara’da gerçekleştirildi. Encümen, belediyelerin genel aydınlatma, SGK primi ve vergi borçlarından kaynaklanan mali yüklerine ilişkin düzenleme çağrısı yaparken, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 sürecinde yerel yönetimlerin daha güçlü temsil edilmesini istedi.

Eylül 22, 2026 - 14:26
TBB Encümeni Ankara’da toplandı: “Belediyelere görevleriyle orantılı kaynak sağlanmalı”

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Eylül Ayı Olağan Encümen Toplantısı, TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında Ankara’da yapıldı. Toplantıda belediyeleri ilgilendiren güncel gelişmeler, yerel yönetimlerin mali yapısına ilişkin düzenlemeler ve Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 hazırlıkları ele alındı.

Toplantının ardından TBB Encümeni tarafından yapılan yazılı açıklamada, belediyelerin mali yüklerinin arttığı belirtilerek genel aydınlatma giderleri, SGK prim ve vergi borçları ile genel bütçe vergi gelirleri paylarından yapılan kesintilere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

“BELEDİYELERİN MALİ YÜKLERİ ARTIYOR”

TBB Encümeni, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici 6’ncı maddesinde 2026 yılında yapılan değişikliğe dikkati çekti. Açıklamada, genel aydınlatma giderleri nedeniyle belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri paylarından yapılacak kesintinin kanuni oranının büyükşehir belediyeleri ve büyükşehir kapsamındaki belediyelerde yüzde 10’dan yüzde 30’a, diğer belediyelerde ise yüzde 5’ten yüzde 15’e yükseltildiği aktarıldı.

Düzenlemeyle Cumhurbaşkanına söz konusu oranları iki katına kadar artırma yetkisi verildiği belirtilen açıklamada, 9 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan 11573 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile oranların büyükşehir belediyeleri ve büyükşehir kapsamındaki belediyelerde yüzde 60’a, diğer belediyelerde yüzde 30’a çıkarıldığı ifade edildi.

TBB Encümeni açıklamasında, “Böylece belediyelerin genel aydınlatma giderlerindeki mali yükü bir yıl içerisinde üç katına çıkmıştır.” ifadelerine yer verdi.

Yeni mali yükün 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren uygulanmasına da itiraz edilen açıklamada, belediyelerin 2026 yılı bütçelerinin 2025 yılında hazırlanıp belediye meclislerince kabul edildiği, yatırım ve hizmet planlarının da söz konusu bütçelere göre oluşturulduğu kaydedildi.

Açıklamada, “Yıl içerisinde getirilen yeni mali yüklerin geçmiş aylara da uygulanması; hukuk devleti, hukuki güvenlik, belirlilik, öngörülebilirlik ve bütçe hakkı ilkeleri bakımından ciddi hukuki sorunlar doğurmaktadır.” değerlendirmesi yapıldı.

SGK VE VERGİ BORÇLARI İÇİN YAPILANDIRMA ÇAĞRISI

Genel aydınlatma giderlerinin belediyelerin karşı karşıya bulunduğu tek mali baskı olmadığı belirtilen açıklamada, SGK prim borçları, vergi borçları ve diğer kamu alacakları nedeniyle genel bütçe vergi gelirleri paylarından kaynakta yapılan kesintilerin kullanılabilir gelirleri azalttığı ifade edildi.

Yüksek gecikme zammı ve faiz oranlarının borç stokunu artırdığı ve yerel hizmetlere ayrılabilecek kaynakları daralttığı savunulan açıklamada, Anayasa’nın 127’nci maddesinde mahallî idarelere görevleriyle orantılı gelir kaynakları sağlanmasının öngörüldüğü hatırlatıldı.

TBB Encümeni, “Belediyelerin karar ve uygulama yetkisinin sınırlı olduğu alanlarda mali sorumluluğun giderek daha büyük bölümünün belediyelere bırakılması; görev, yetki ve kaynak dengesi ile yerel yönetimlerin mali özerkliği bakımından yeniden değerlendirilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Genel aydınlatma giderlerinde belediyelerin payını artıran oranların yeniden ele alınması istenen açıklamada, yeni oranların geçmişe yürütülmemesi ve belediyelerin bütçelerini hazırlayabilmelerine imkân verecek ileri bir tarihten itibaren uygulanması gerektiği belirtildi.

“AMAÇ KAMU ALACAKLARININ TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLMESİ DEĞİL”

TBB Encümeni, belediyelerin SGK prim ve vergi borçları için uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ödeme modeli oluşturulmasını da istedi. Gecikme zammı ve faiz yükünün borç stokunu sürekli artıran etkisinin azaltılması ve borçların belediyelerin mali kapasitesine uygun koşullarda yapılandırılmasının değerlendirilmesi çağrısında bulunuldu.

SGK, vergi, genel aydınlatma ve diğer kamu alacakları nedeniyle genel bütçe vergi gelirleri paylarından gerçekleştirilen toplam kesintilere de temel belediye hizmetlerinin sürdürülebilirliğini güvence altına alacak makul bir üst sınır getirilmesi önerildi.

Açıklamada, “Buradaki amaç kamu alacaklarının tahsilinden vazgeçilmesi değil; kamu alacağının tahsili ile vatandaşın yerel hizmet alma hakkı arasında adil ve sürdürülebilir bir denge kurulmasıdır.” denildi.

Belediyelerin gelirlerinin kentlerde sunulan hizmetlerle doğrudan bağlantılı olduğuna işaret edilen açıklamada, “Çünkü belediyenin kaynağı kentin kaynağıdır. Belediye paylarından yapılan her ilave kesinti; ulaşımdan altyapıya, sosyal hizmetlerden çevre ve temizliğe kadar vatandaşlara sunulan hizmetlere ayrılabilecek kaynağın azalması anlamına gelmektedir.” ifadeleri kullanıldı.

TBB Encümeni, belediyelerin mali sorunlarının kalıcı biçimde çözümü için ilgili paydaşların katılımıyla görev ve sorumluluklarla uyumlu, adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yerel yönetim gelir sisteminin yeniden oluşturulması gerektiğini bildirdi.

“COP31 YEREL İKLİM EYLEMİ İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR”

Toplantının bir diğer gündem maddesini Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 hazırlıkları oluşturdu. TBB Encümeni, COP31’i Türkiye’nin iklim politikalarının geliştirilmesi, yerel yönetimlerin uluslararası iklim gündemine katılması, uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin artırılması açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirdiğini açıkladı.

İklim değişikliğiyle mücadelenin ulusal politikalar ile yerel uygulamaların birbirini tamamladığı çok düzeyli bir yönetişim gerektirdiği belirtilerek belediyelerin ulaşım, enerji, yapılaşma, su ve atık yönetimi, afetlere hazırlık ve yeşil alanlar başta olmak üzere birçok alanda sorumluluk üstlendiği kaydedildi.

Açıklamada, “Yerel yönetimler yalnızca iklim politikalarının uygulayıcısı değil, bu politikaların oluşturulması süreçlerinin de temel aktörlerinden biri olmalıdır.” ifadelerine yer verildi.

TBB COP31 İÇİN MAVİ ALAN VE YEŞİL ALAN BAŞVURUSU YAPTI

TBB, COP31 kapsamında Mavi Alan ve Yeşil Alan başvurularının gerçekleştirildiğini duyurdu. Açıklamada, Birliğin Türkiye’deki 1.402 belediyeyi temsil ettiği belirtilerek farklı ölçek ve kapasitedeki belediyelerin COP31 sürecine katılım imkânlarının mümkün olduğunca geniş tutulmasının önemsendiği bildirildi.

Özellikle kurumsal kapasitesi ve uluslararası finansmana erişim imkânları sınırlı belediyelerin görüşlerinin sürece taşınması gerektiği vurgulandı.

TBB tarafından hazırlanan Yerel Yönetimler COP31 Pozisyon Belgesi ile belediyelerin deneyimlerinin, karşılaştıkları güçlüklerin, kapasite ve finansman ihtiyaçlarının ve politika önerilerinin ortak bir çerçevede ortaya konulacağı açıklandı.

COP31’in Türkiye’de gerçekleştirilmesinin merkezi ve yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin yanı sıra çok düzeyli iklim yönetişimini güçlendirecek kalıcı mekanizmaların kurulması bakımından da fırsat olarak görüldüğü kaydedildi.

TBB Encümeni yaklaşımını, “Belediyelere yeni görev ve sorumluluklar verilirken bu görevlerle orantılı kaynak sağlanmalı; mali özerklik ve bütçe öngörülebilirliği korunmalı; yerel yönetimlerin karar süreçlerine katılımı ve ulusal ve uluslararası finansman kaynaklarına erişimi güçlendirilmelidir.” sözleriyle açıkladı.

Açıklama, “Güçlü yerel yönetimler; güçlü kentlerin, sürdürülebilir kalkınmanın ve etkili iklim eyleminin temelidir.” ifadeleriyle tamamlandı.