OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Schleicher: “Türkiye’nin PISA başarısı tüm dünyanın dikkatle incelemesi gereken bir hikâye”
OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Andreas Schleicher, PISA 2025 sonuçlarında Türkiye’nin matematik, okuma ve fen alanlarının üçünde birden önemli gelişim göstermesini değerlendirerek, Türkiye’nin başarısını “tüm dünyanın dikkatle incelemesi gereken bir başarı hikâyesi” olarak nitelendirdi. Schleicher, öğretmen desteği, öğrencilerin öğrenme tutumları ve eğitim sistemindeki ilerlemeye dikkat çekti.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatının (OECD) 91 ülkenin katılımıyla gerçekleştirdiği Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçları yayımlandı. Türkiye, sonuçlara göre fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18, matematikte 11 basamak yükselerek üç alanda da en fazla yükseliş kaydeden ülke oldu.
OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Andreas Schleicher, Türkiye’nin PISA 2025 sonuçlarını değerlendirmek ve eğitim camiasını tebrik etmek amacıyla video mesaj gönderdi.
“TÜM DÜNYANIN DİKKATLE İNCELEMESİ GEREKEN BİR BAŞARI HİKÂYESİ”
Türkiye’nin öğretmenlerini ve okul yöneticilerini tebrik eden Schleicher, “OECD’nin PISA değerlendirmesinin bu son döngüsünde elde ettiğiniz başarı yalnızca Türkiye için iyi bir haber değil; tüm dünyanın dikkatle incelemesi gereken bir başarı hikâyesidir.” ifadelerini kullandı.
Birçok eğitim sisteminin önemli zorluklarla karşı karşıya bulunduğu dönemde Türkiye’nin öğrenci performansının matematik, okuma ve fen alanlarının üçünde birden gelişim gösteren az sayıdaki ülkeden biri olduğunu belirten Schleicher, bu alanlardaki ortalama sonuçların 2022-2025 döneminde arttığını kaydetti.
Schleicher, alt performans düzeyindeki öğrencilerin oranının da 2015’ten bu yana belirgin biçimde azaldığına işaret ederek, bunun Türkiye’nin daha fazla genci yaşam boyu öğrenme ve gelecekteki fırsatlar için gerekli temel becerilerle donatma başarısını ortaya koyduğunu ifade etti.
“HAREKETE GEÇMİŞ, İLERLEYEN BİR OKUL SİSTEMİ VAR”
PISA sonuçlarının yalnızca başarılı geçen bir yılın sonucu olmadığını vurgulayan Schleicher, “Karşımızda gerçekten harekete geçmiş, ilerleyen bir okul sistemi var.” değerlendirmesinde bulundu.
Eğitimin bir ülkenin geleceğinin taslağını yazdığı yer olduğunu belirten Schleicher, Türkiye’de bugün sınıflarda bulunan öğrencilerin gelecekte mühendis, girişimci, doktor, araştırmacı, öğretmen ve kamu görevlisi olarak ülkenin geleceğini şekillendireceğini söyledi.
ÖĞRETMEN DESTEĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye’nin eğitim alanındaki ilerlemesine ilişkin başka olumlu göstergeler de bulunduğunu belirten Schleicher, Türkiye’de her 10 öğrenciden 7’sinin öğretmenlerinin öğrenimleriyle yakından ilgilendiğini, öğrenciler konuyu anlayana kadar anlatmaya devam ettiğini ve ihtiyaç duyduklarında ek destek sağladığını ifade etti.
Schleicher, öğrencilerin sınıflarında 10 yıl öncesine kıyasla daha olumlu bir öğrenme ortamı bulunduğunu belirttiklerini aktararak, eğitimin yalnızca bilgiyi aktaran öğretmen ile bilgiyi alan öğrenci arasındaki mekanik bir alışveriş olmadığını, bunun insani bir süreç olduğunu vurguladı.
Türk öğrencilerin öğrenmeye yönelik tutumlarında da olumlu işaretler bulunduğunu belirten Schleicher, PISA verilerine göre birçok öğrencinin yeni şeyler keşfetmeye istekli olduğunu, zorluklarla karşılaştığında sebat edebildiğini ve yeteneğin çaba, geri bildirim ve pratik yoluyla geliştirilebileceğine inandığını kaydetti.
Schleicher, merak, sebat, eylemlilik ve gelişim zihniyeti gibi niteliklerin bilginin hızla değiştiği ve yapay zekânın saniyeler içinde yanıt üretebildiği dünyada öğrenme, iş hayatı ve yaşamda başarının temel unsurları haline geldiğini belirtti.
“TÜRKİYE’NİN EN DEĞERLİ DOĞAL KAYNAĞI SINIFLARDAKİ POTANSİYELDİR”
Türk öğrencilerin yapay zeka dahil dijital teknolojileri hevesle kullandığını gösteren PISA sonuçlarına da değinen Schleicher, bu potansiyelin farkında olan hükümetin cihaz eksikliklerinin giderilmesini öncelik haline getirdiğini ve bunun gelecek açısından önemli bir kazanıma dönüşebileceğini ifade etti.
Teknoloji ile öğrenme arasındaki ilişkinin teknolojinin nasıl kullanıldığına bağlı olduğunu vurgulayan Schleicher, teknolojinin nihai amacının süreçleri kolaylaştırmak değil, öğrenenleri daha güçlü hale getirmek olması gerektiğini söyledi.
Ailelerin öğrenme sürecine ortak olarak dahil edilmesinin önemine de değinen Schleicher, “Ebeveynlerin tüm soruların yanıtlarını bilmesine gerek yoktur; çocuklarının üzerinde çalıştığı soruların önemli olduğunu hissettirmeleri gerekir. Ne öğrendiklerini sormaları, dinlemeleri, cesaretlendirmeleri ve onlara tek bir temel mesajı iletmeleri yeterlidir: ‘Senin eğitimin benim için önemli.’ Bu alan Türkiye’nin daha ileri gidebileceği bir alandır.” dedi.
Schleicher, video mesajının sonunda Türkiye’nin PISA sonuçlarındaki başarısı nedeniyle eğitim camiasını bir kez daha tebrik ederek, Türkiye’nin önündeki fırsatın daha hızlı ve daha ileriye giderken her çocuğu bu yolculuğa dahil etmek olduğunu kaydetti.
OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Schleicher, “Türkiye’nin en değerli doğal kaynağı; bugün sınıflarınızda oturan yetenek, hayal gücü ve potansiyeldir.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI