Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal: “Parkinson'un belirtileri hareket bozukluklarından yıllar önce ortaya çıkabiliyor”

Medicana International İzmir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, Parkinson hastalığının yalnızca el titremesi ve hareket yavaşlığıyla sınırlı olmadığını belirterek koku kaybı, uyku bozuklukları ve kronik kabızlığın erken dönemde görülebileceğine dikkat çekti. Uysal, ilaç tedavileri, beyin pili, egzersiz ve sosyal yaşamın hastaların yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini anlattı.

Kasım 4, 2026 - 11:57
Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal: “Parkinson'un belirtileri hareket bozukluklarından yıllar önce ortaya çıkabiliyor”

Parkinson hastalığının yalnızca ellerde titreme, yürümede yavaşlama ve hareket güçlüğüyle kendini göstermediğini belirten Medicana International İzmir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, hastalığın motor belirtiler ortaya çıkmadan yıllar önce farklı şikâyetlerle sinyal verebildiğini açıkladı. Koku kaybı, uykuda bağırma, tekme atma ve kronik kabızlık gibi belirtilere dikkat çeken Uysal, erken tanının ve doğru yaşam tarzı planlamasının önemini vurguladı.

“Parkinson'un İlk Belirtileri Birbirinden Bağımsız Görünebilir”

Parkinson hastalığının toplumda genellikle el titremesiyle ilişkilendirildiğini ancak hastalık sürecinin çok daha önce başlayabildiğini ifade eden Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, bazı belirtilerin uzun yıllar boyunca fark edilmeden devam edebildiğini söyledi.

Uysal, “Örneğin yıllardır kokuları eskisi kadar iyi alamayan, uykusunda rüyalarını adeta yaşayan, bağıran, tekme atan veya uzun süredir kabızlık yaşayan birini düşünün. Bunlar ilk bakışta birbirinden tamamen bağımsız şikâyetler gibi görünebilir. Oysa bazı kişilerde bu belirtiler, Parkinson hastalığının motor bulgularından yıllar önce ortaya çıkabiliyor.” açıklamasında bulundu.

Parkinson'un yalnızca beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybından ibaret olmadığını belirten Uysal, koku alma, uyku düzeni ve sindirim sistemini kontrol eden sinir ağlarının da hastalık sürecinden etkilenebildiğini kaydetti.

“Rüyasında Yumruk Atan veya Yataktan Düşen Kişilerde Risk Göstergesi Olabilir”

Parkinson hastalığının erken dönem belirtileri arasında yer alabilen REM uykusu davranış bozukluğuna dikkat çeken Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, uyku sırasında yaşanan bazı hareketlerin nörolojik açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Uysal, “Normalde rüya görürken kaslarımız geçici olarak hareketsiz kalır. Ancak bu mekanizma bozulduğunda kişi rüyasında yumruk atabilir veya yataktan düşebilir.” ifadelerini kullandı.

REM uykusu davranış bozukluğunun alfa-sinüklein hastalıkları açısından önemli bir risk göstergesi olduğunu aktaran Uysal, bu tür belirtilerin Parkinson'un hareket sistemi üzerindeki etkilerinden önce ortaya çıkabildiğini dile getirdi.

“İlaç Tedavisinden Beyin Piline Kadar Farklı Seçenekler Bulunuyor”

Parkinson hastalığının ilerleyen dönemlerinde kullanılan ilaçların etki süresinin kısalabildiğini belirten Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, hastaların gün içerisinde hareket güçlüğü ve istemsiz hareketlerle karşılaşabildiğini söyledi.

Modern tedavi yöntemlerinin bu aşamada farklı seçenekler sunduğunu ifade eden Uysal, “İşte bu noktada karşımıza çok daha fazla seçenek çıkıyor. Farklı etki mekanizmalarına sahip ilaçlar, sürekli ilaç veren infüzyon sistemleri ve uygun hastalarda uygulanan derin beyin stimülasyonu, yani beyin pili tedavisi, günlük yaşamı belirgin şekilde değiştirebiliyor.” dedi.

Derin beyin stimülasyonunun Parkinson hastalığını tamamen ortadan kaldıran bir yöntem olmadığını vurgulayan Uysal, uygun hastalarda uygulanan beyin pili tedavisinin titreme ve hareket yavaşlığı gibi belirtileri önemli ölçüde azaltabildiğini kaydetti.

“Dans ve Ritmik Hareketler Beynin Farklı Ağlarını Harekete Geçirebilir”

Parkinson hastalarının günlük yaşamlarında hareketli kalmalarının ve sosyal faaliyetlerini sürdürmelerinin önemine değinen Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, özellikle dans ve ritmik egzersizlerin beyin üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Ritmik uyaranların hareket başlatmayı kolaylaştırabildiğini belirten Uysal, beynin farklı sinir ağları arasında koordinasyon kurabilme kapasitesinin hareketlerin düzenlenmesinde rol oynadığını ifade etti.

Uysal, “Yeni bir dans öğrenirken, bir müzik aleti çalarken veya ritme uygun adımlar atarken beyin farklı ağlar arasında koordinasyon kurabilir. Tekrar edilen hareketler zamanla daha düzenli ve verimli hale gelebilir.” açıklamasını yaptı.

Egzersiz ve sosyal yaşamın Parkinson hastalığıyla mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu belirten Uysal, hareketliliğin korunmasının hastaların günlük yaşam becerilerini sürdürmelerine katkı sağlayabileceğini aktardı.

“Hastanın Yapabildiği İşleri Elinden Almayın”

Parkinson hastalarının yakınlarına da seslenen Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, hastalara yönelik aşırı korumacı yaklaşımların bağımsız yaşam becerilerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

Hastaların güvenli şekilde gerçekleştirebildikleri günlük işleri kendi başlarına yapmalarına fırsat verilmesi gerektiğini vurgulayan Uysal, “Bir hastanın düğmesini iliklemesi beş dakika sürüyorsa ve bunu güvenli yapabiliyorsa, o beş dakikayı ona tanımalısınız. Mesele gömlek iliklemek değil; kişinin hayatı üzerindeki kontrolünü sürdürebilmesini sağlayabilmektir.” ifadelerini kullandı.

Parkinson hastalığının yönetiminde ilaç tedavilerinin yanı sıra egzersiz, sosyal yaşam ve hasta yakınlarının yaklaşımının da önemli olduğunu belirten Uysal, hastaların günlük yaşam üzerindeki kontrollerini mümkün olduğunca sürdürebilmelerinin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.