MİLLÎ EĞİTİM BAKANI YUSUF TEKİN: “ÇOCUKLARIMIZIN KARAKTER İNŞASINDA SOSYAL MEDYA ÇOK DOMİNANT”

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Haber Global canlı yayınında eğitim gündemini değerlendirerek Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, okullarda şiddetle mücadele, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisi, ailelerin eğitim sürecine katılımı ve okul güvenliği hakkında açıklamalarda bulundu. Tekin, çocukların korunması için okul, aile, devlet ve teknoloji şirketlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Ekim 8, 2026 - 19:45
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI YUSUF TEKİN: “ÇOCUKLARIMIZIN KARAKTER İNŞASINDA SOSYAL MEDYA ÇOK DOMİNANT”

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Haber Global TV canlı yayınında eğitim gündemine ilişkin soruları yanıtladı. Son dönemde yaşanan şiddet olaylarına değinen Tekin, hayatını kaybeden çocuklara Allah’tan rahmet, yaralanan öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Dünyanın farklı bölgelerinde şiddet olaylarının yaygınlaştığını belirten Tekin, “Genel anlamda içinde yaşadığımız dünyada bu tür konular dünyanın her tarafında yaygınlaşmaya başladı. Dünyada salgın hâlinde yürüyen bir süreç var. Bu sürecin bitmesi için toplumsal olarak hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor.” dedi.

TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ’NDE TEMEL HAKLAR VURGUSU

Okullarda çocuklara temel hak ve hürriyetlerin, birlikte yaşama kararlılığının ve başkasının hakkına saygının öğretilmesi gerektiğini vurgulayan Tekin, bu yaklaşımın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin odağında bulunduğunu söyledi.

Tekin, “Genel anlamda şiddet dâhil temel hak ve hürriyetlerin ihlaliyle ilgili bütün konuları müfredatın içinde değerlendirdik.” ifadelerini kullandı.

Çocuklara insan olmaktan kaynaklanan temel haklara saygı anlayışının kazandırılması gerektiğini belirten Tekin, sosyal medyanın çocukların karakter oluşumunda giderek daha belirleyici hale geldiğine dikkati çekti.

Tekin, “Şu an çocuklarımız üzerinde belirleyici olan şey ne aile ne okul… Maalesef, sosyal medya. Çocuklarımızın karakter inşasında sosyal medya çok dominant. Bütün dünyada böyle.” diye konuştu.

AKRAN ZORBALIĞINDA SOSYAL MEDYA ETKİSİ

Akran zorbalığına ilişkin yaptıkları araştırmalara değinen Tekin, çocukların yüzde 80’e yakınının şiddete sosyal medya platformları üzerinden maruz kaldığını belirtti.

Şiddetin önemli ölçüde dijital mecralardan beslendiğini ifade eden Tekin, çocukların okul dışında telefon ve internet başında geçirdiği zamanın da aileler tarafından takip edilmesi gerektiğini söyledi.

“Ebeveynlerin sürece biraz daha yakın dâhil olması lazım.” diyen Tekin, çocukların sosyal medya ilişkileri ve oyun sitelerindeki mesajlaşmalarının aileler tarafından takip edilmesinin önemine işaret etti.

Okullarda güvenlik amacıyla çeşitli tedbirlerin alındığını belirten Tekin, “Polisiye tedbirler bu iş için yeterli değil.” dedi. Okullarda güvenlik görevlileri, kamera kayıtları, hareketli kameralar ve acil durum uyarı sistemleri gibi uygulamaların bulunduğunu aktaran Tekin, mücadelenin farklı paydaşlarla birlikte yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

“EBEVEYN OKULU” PROGRAMI UYGULANIYOR

Aileleri eğitim süreçlerine daha fazla dahil etmek amacıyla “Ebeveyn Okulu” programını başlattıklarını hatırlatan Tekin, bu yıl ilkokul ve ortaokula çocuğu yeni başlayan velilerin söz konusu eğitimi almasının zorunlu hale getirildiğini söyledi.

Programda aile içi iletişimin yanı sıra öğretmenlerle ve okulla doğru iletişim kurulması, çocuğun akademik başarısının desteklenmesi, okulun veliden beklentileri ve güvenlik konularının ele alındığını belirten Tekin, ailelerin sorumluluğuna dikkat çekti.

Tekin, “İlkokul birinci sınıfa yeni başlayan bir öğrenci, evinde babasının silahına erişip, o silahı çantasına koyup okula götürebiliyorsa, burada ebeveynlerin bu sürecin içine biraz daha yakın dâhil olması lazım.” dedi.

TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNE ÇOCUK GÜVENLİĞİ ÇAĞRISI

Teknoloji şirketlerinin de çocukların güvenliği konusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Tekin, aile-çocuk filtrelerinin devreye sokulmasını istedi.

Tekin, “Firmalarla biz bu anlamda iletişime geçmek istiyoruz. Türkiye’deki ekiplerle, arkadaşlarımız iletişim halindeler. Bunu çözecek şeyi yapalım.” ifadelerini kullandı.

Toplumun diğer kesimlerinin de çocukları şiddete özendirecek ifadelerden kaçınması gerektiğini belirten Tekin, eleştirilerin sağduyulu şekilde yapılması çağrısında bulundu.

“HERKESİN ÜZERİNE BİR SORUMLULUK DÜŞÜYOR”

Bakanlık ve hükümet olarak gerekli tedbirlerin alındığını belirten Tekin, öğretmenlerden okullarda karşılaştıkları anomali durumlarını ilgili mercilere bildirmelerini istedi.

Kişisel veriler nedeniyle bazı bilgilerin ilgili kamu otoritelerine aktarılmasında hukuki sorunlar yaşandığını ifade eden Tekin, bu sorunların çözümü için TBMM’de bir süreç başlayacağını bildirdi.

Tekin, “Herkesin üzerine bir sorumluluk düştüğünü fark etmemiz lazım. Biz öğretmen arkadaşlarımıza bu konuda uyarılarda bulunuyoruz. Gördüğünüz anomali durumlarını mutlaka ilgili yerlere paylaşın.” diye konuştu.

Her okulu alınması gereken güvenlik tedbirleri bakımından kategorize ettiklerini belirten Tekin, son dönemde yedi bakanlıkla yürütülen çalışmalar kapsamında güvenlik tedbirlerinin artırıldığını söyledi.

ÖĞRETMEN ÖNLÜĞÜ VE MAZERET ATAMALARI

Öğretmenlere yönelik önlük uygulamasının mesleğe duyulan saygı ve itibarı korumak amacıyla hayata geçirildiğini ifade eden Tekin, mazeret atamalarına ilişkin de bilgi verdi.

Okullarda kadrolar boşaldıkça ilan yayımlanacağını ve başvuruların alınacağını belirten Tekin, “Burada arkadaşlarımızın mağduriyetlerinin farkındayım ama diyelim X ilinde öğretmen ihtiyacı varken, arkadaşımızı alıp Y ilinde fazla bir öğretmen olarak istihdam etmek kamu açısından çok tutarlı bir şey değil.” dedi.

Tekin, boş okulların sürekli güncellenerek öğretmenlerle paylaşıldığını ve atamalarda ihtiyaç dengesinin gözetildiğini kaydetti.

ZORUNLU EĞİTİM SÜRESİ GÜNDEME GELECEK

Zorunlu eğitim süresinin öğrencilerin üretime ve toplumsal hayata atılmasını geciktirdiğini belirten Tekin, eğitim süresinin kısaltılmasının kısa vadede uygulanacak bir düzenleme olmadığını söyledi.

Tekin, “Bu, bugün belki hemen hayata geçirebileceğimiz bir düzenleme değil ama önümüzdeki dönemde, Türkiye’de eğitim süresinin kısaltılması mutlaka gündeme gelecektir.” ifadelerini kullandı.