MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Terörsüz Türkiye hedefi büyük yürüyüşün başlangıç şartlarından biridir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a ilişkin yazılı açıklamasında, düzenlemenin Terörsüz Türkiye hedefinin hukuki zemini açısından önem taşıdığını belirtti. Bahçeli, terörün kalıcı biçimde tasfiyesi, devletin üniter yapısının korunması, şehit ve gazilerin hatırası ile kanunun ardından işletilecek hukuki ve idari süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ağustos 12, 2026 - 17:29
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Terörsüz Türkiye hedefi büyük yürüyüşün başlangıç şartlarından biridir”


Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 12 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada, TBMM tarafından kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun hakkında değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, düzenlemeyi Türkiye'nin terörle mücadelesi, bölgesel güvenlik şartları ve Terörsüz Türkiye hedefi çerçevesinde ele aldı.

Bahçeli, kanunun Türkiye'nin uzun yıllara yayılan terörle mücadele birikimiyle bağlantılı olduğunu belirterek, düzenlemeyi “terörü sınırlarımızın ötesinden olduğu kadar ülkemiz içinden de besleyen siyasi, sosyolojik ve silahlı mahfilleriyle beraber kökünden tasfiye etme mecburiyetinin hukuk sahasındaki mütemmim ve müessir neticesi” olarak nitelendirdi.

“Çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir”

Türkiye'nin terörden tamamen arındırılmasının yalnızca silahlı unsurların etkisizleştirilmesiyle sınırlı görülemeyeceğini kaydeden Bahçeli, terörün yeniden ortaya çıkabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin de ortadan kaldırılması gerektiğini savundu.

Bahçeli, **“Türkiye’nin terörden bütünüyle arındırılması; yalnızca dağdaki silahlı unsurun etkisizleştirilmesi ve örgütsel kapasitenin zayıflatılmasıyla mahdut bir güvenlik meselesi olmayıp; terörün yeniden neşvünema bulabileceği siyasi, sosyolojik ve jeopolitik zeminlerin kurutulmasını, milletimizin arasına etnik veya mezhebi mülahazalarla sokulmak istenen ihtilaf ve husumet damarlarının kesilmesini ve devletimizin egemenlik hukukunun hiçbir gayrimeşru odağın, vekalet unsurunun yahut harici hesap sahiplerinin müdahalesine açık bırakılmaksızın ülkenin tamamında tartışmasız biçimde hakim kılınmasını ihtiva eden çok katmanlı bir milli güvenlik meselesidir.” ifadelerini kullandı.

22 Ekim 2024 tarihindeki çağrıyı hatırlattı

Bahçeli, Terörsüz Türkiye iradesini ilk kez 22 Ekim 2024 tarihinde MHP Grup Toplantısı'nda dile getirdiğini hatırlattı. Sürecin fikri, siyasi ve stratejik kaynağının Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu güvenlik şartlarında aranması gerektiğini belirten Bahçeli, “Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır.” dedi.

Türkiye'nin yakın coğrafyasında terör örgütlerinin ve vekalet unsurlarının jeopolitik mücadelelerde araçsallaştırıldığını savunan Bahçeli, etnik ve mezhebi farklılıkların bölgesel hesapların parçası haline getirildiği bir dönemde Türkiye'nin terör sorununu kendi milli iradesi içinde çözüme kavuşturmasının ertelenemez bir zorunluluk olduğunu ifade etti.

Bahçeli, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırıları ile İran'ın üçüncü ülkeleri ve askeri hedefleri kapsayan karşılıklarının bölgesel çatışmaların kısa sürede sınır aşan krizlere dönüşebileceğini gösterdiğini belirtti. Ortaya çıkan tablonun enerji arzından küresel ticarete kadar geniş bir alanda risk oluşturduğunu kaydetti.

Gazze, Lübnan, İran, Hürmüz Boğazı ve Körfez'deki gelişmelere de değinen Bahçeli, bölgedeki çatışmaların yeni ülkeleri ve cepheleri içine çekebilecek nitelikte olduğunu savundu. Bahçeli, “İşte bu şartlar altında Türkiye’nin kendi iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatması, hayati bir mesele haline gelmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Her merhalesi bir öncekini ikmal eden bir bütün”

Terörsüz Türkiye hedefinin yaklaşık yarım asırdır Türkiye'ye karşı kullanılan terör olgusunun kalıcı biçimde ortadan kaldırılması amacı taşıdığını belirten Bahçeli, 22 Ekim 2024'teki çağrıdan PKK'nın fesih ve silah bırakma yönündeki safhalara, ardından konunun TBMM'nin denetimine alınmasına uzanan süreci değerlendirdi.

Bahçeli, “Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgesel şartların doğru okunmasıyla tayin edilmiş, her merhalesi bir öncekini ikmal eden bir bütüne vücut vermiştir. Devletimizin bükülmez bileği ile toplumsal bütünleşmeyi, Terörsüz Türkiye hedefi ile ‘Terörsüz Bölge’ ülküsünü aynı stratejik istikamette buluşturan bütüncül bir irade, nihayet hayat bulmuştur.” ifadelerine yer verdi.

TBMM'nin kabul ettiği kanunla Terörsüz Türkiye hedefinin hukuki zemine kavuştuğunu belirten Bahçeli, bundan sonraki dönemde terörün gelecek nesillere taşınmamasının ve silahla gerçekleştirilemeyen hedeflerin farklı yöntemlerle yeniden üretilmesine izin verilmemesinin esas olması gerektiğini kaydetti.

“Üniter yapı müzakerenin konusu haline getirilemez”

Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel niteliklerine ilişkin tutumunu da açıklayarak, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir.” dedi.

Kabul edilen kanunun uygulanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, hukuki mekanizmaların terör örgütü ve bağlantılı yapıların fiili varlıklarının sona erdiğinin, silah ve mühimmatın teslim edildiğinin ve örgütsel komuta kabiliyetinin ortadan kalktığının yetkili devlet kurumlarınca tespit edilmesinin ardından işletilmesini öngördüğünü ifade etti.

Bahçeli, kanunun değerlendirilmesinde düzenlemenin lafzı ve gerekçesinin esas alınması gerektiğini savunarak, “Çarpıtmalara, savrulmalara ve hamasi kılıflara sokulmuş laf ebeliğine, siyasi cambazlıklara lüzum yoktur.” ifadelerini kullandı.

Şehit ve gazilere vurgu

Şehitlerin hatırası ve gazilerin fedakârlığı konusunda herhangi bir tereddüde yer verilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, Türkiye'nin terörle mücadelede ulaştığı kapasitenin temelinde güvenlik güçlerinin ve toplumun yıllara yayılan mücadelesinin bulunduğunu kaydetti.

Bahçeli, **“Türkiye bugün terörü tarihe havale edebilecek bir kudrete erişmişse bunun temelinde, vatan toprağının her karışını canıyla müdafaa eden aziz şehitlerimizin mübarek kanı; bedeninde patlama izleri ve şarapnel parçalarıyla yaşayan gazilerimizin destansı fedakarlığı; üç bin yıllık şanlı tarihiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, Emniyet Teşkilatımızın, Jandarmamızın, güvenlik korucularımızın ve bütün güvenlik unsurlarımızın yıllara yayılan mücadelesi ile milletimizin sergilediği metanet bulunmaktadır.” dedi.

Terörün tamamen tasfiye edilmesinin şehit ve gazilerin mücadelesinin boşa çıkmadığının göstergesi olacağını ifade eden Bahçeli, bunun PKK ve bütün uzantılarının tarihe karışmasının da tescili anlamına geleceğini belirtti.

“Yeni bir safhanın başlangıcı”

Kanunun kabul edilmesiyle gelinen aşamanın bir bitiş olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden Bahçeli, “Kanunun kabulüyle birlikte ulaşılan bu merhalenin bir nihayet değil; esasen hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğu da unutulmamalıdır.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, “Kaybedecek vaktimiz yoktur.” diyerek kanunun yürürlüğe girmesinin ardından öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesini istedi. Kurumlar arasında yetki ve koordinasyon boşluğu oluşmaması gerektiğini belirten Bahçeli, ortaya çıkan sürecin istismar alanına dönüştürülmesine izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.

“Türkiye’nin istikameti bellidir”

Terörsüz Türkiye hedefinin ülkenin geleceğine ilişkin daha geniş bir perspektif taşıdığını belirten Bahçeli, “Türkiye’nin istikameti bellidir. Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye’nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biridir.” dedi.

Bahçeli, terör nedeniyle ekonomik ve sosyal potansiyelini tam olarak kullanamadığını belirttiği bölgelerin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkânlarıyla buluşturulmasının kalıcı tasfiyenin somut sonuçları arasında olacağını ifade etti. Devlet ile vatandaş arasına örülmeye çalışıldığını söylediği mesafelerin kaldırılmasını ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının müşterek tarih, kader ve birlikte yaşama anlayışı üzerinde güçlendirilmesini hedefler arasında gösterdi.

Açıklamasında Ziya Gökalp'in “Ben Allah'tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar.” sözlerine yer veren Bahçeli, bu ifadeyi Terörsüz Türkiye idealinin özeti olarak değerlendirdi.

Bahçeli, gelinen aşamanın Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile bölgenin huzur ve istikrarına olumlu sonuçlar getirmesini temenni ederek, vatanın birliği ve devletin bekası uğruna hayatını kaybeden şehitleri andı, gazilere şükranlarını iletti.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI