Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Dünya Dillerinde Türkçe Sözlüğü Ortak Hafızanın Bilimsel Temsilidir”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, UNESCO tarafından 21 Şubat’ta kutlanan Uluslararası Ana Dil Günü kapsamında Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan “Dünya Dillerinde Türkçe” projesinin tanıtımını gerçekleştirdi. Balkanlar’dan Orta Avrupa’ya kadar birçok dilde yaşayan Türkçe kelimeleri ortaya koyan sözlüğün, kültürel diplomasi ve dil hafızası açısından önemli bir kaynak olduğu vurgulandı.

Şubat 21, 2026 - 12:38
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: “Dünya Dillerinde Türkçe Sözlüğü Ortak Hafızanın Bilimsel Temsilidir”


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, UNESCO tarafından her yıl 21 Şubat’ta kutlanan Uluslararası Ana Dil Günü kapsamında Yunus Emre Enstitüsü tarafından düzenlenen “Dünya Dillerinde Türkçe” Projesi’nin tanıtım toplantısına katıldı. Programda Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Celile Eren Ökten, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Abdulhadi Turus, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Büyükelçi Prof. Dr. Derya Örs ve Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman Mert yer aldı.

Tanıtım programında konuşan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, sözlüğün yalnızca bir referans kaynağı olmadığını belirterek, “Dünya Dillerinde Türkçe sözlüğü, kelimelerin izini sürerek tarih boyunca kurulan temasların ve ortak yaşanmışlıkların kültürel hafızasını yansıtan kapsamlı bir çalışmadır.” dedi.

“Türkçe Geniş Bir Coğrafyada Varlık Gösterdi”

Dil unsurunun medeniyetlerin temel taşı olduğunu vurgulayan Ersoy, “Türkçe, tarih boyunca geniş bir coğrafyada varlık göstermiş; ticaret yollarında, ilim meclislerinde, şehir meydanlarında, mutfaklarda ve zanaat atölyelerinde dolaşmış bir dildir.” ifadelerini kullandı.

Kelimelerin sınırları aşan kalıcı bir etki oluşturduğunu dile getiren Ersoy, “Kelimeler çoğu zaman fetihlerden daha kalıcı izler bırakır.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkçenin Balkanlar’daki İzleri

Türkçenin farklı dillere bıraktığı izlere dikkat çeken Ersoy, Kosova’dan Saraybosna’ya, Üsküp’ten Atina ve Sofya’ya uzanan geniş coğrafyada Türkçe kökenli kelimelerin günlük yaşamda kullanılmaya devam ettiğini söyledi. Ersoy, “Bugün Kosova’da kahvenizi fincanla değil de fincani ile içersiniz. Saraybosna’da alışverişin kalbi hâlâ çarşı’da atar. Üsküp’te bir dükkânın tabelasında dukan kelimesiyle karşılaşırsınız. Atina sokaklarında bakali sesini duyarsınız; Bükreş’te ciorbă diye telaffuz edilen çorba ifadesi tanıdık gelir. Sofya’da ise yoğurt kelimesi artık o dilin doğal bir parçası olmuştur.” dedi.

“Rakamlar Türkçenin Gücünü Gösteriyor”

Çalışmada ortaya konan verilerin bazı Balkan dillerinde iki bini aşan, bazılarında ise bin beş yüzün üzerinde Türkçe kökenli kelimenin hâlen kullanımda olduğunu gösterdiğini belirten Ersoy, sözlüğün ilmî bir envanter niteliği taşıdığını kaydetti.

Ersoy, “Burada dikkat çekici olan husus, kelimelerin yaşayan bir unsur olarak ele alınmış olmasıdır. Gündelik hayatta kullanılan ve konuşma ile yazı dilinde karşılığı bulunan kelimeler esas alınmıştır. Böylelikle geçmişe ait bir listeden ziyade bugünün canlı dil gerçekliğini yansıtan bir tablo ortaya çıkmıştır.” ifadelerini kullandı.

Kültürel Diplomasi Vurgusu

Yunus Emre Enstitüsünün Türkçeyi yalnızca bir dil öğretim aracı olarak değil, kültürel temas zemini olarak değerlendirdiğini dile getiren Ersoy, “Türkçe öğrenen bireyler aynı zamanda bir düşünme biçimi ve tarih algısıyla da temas kurmaktadır. Dünya Dillerinde Türkçe eseri, Enstitümüzün bu vizyonunun güçlü bir göstergesidir.” dedi.

Kültürel diplomasinin ülkelerin önemli yumuşak güç unsurlarından biri olduğunu belirten Ersoy, “Ortak kelimeler, ortak kavramlar ve ortak hatıralar uluslararası ilişkilerde görünmeyen fakat etkili bir bağ oluşturur. Bu sözlük, o bağın bilimsel temsiline katkı sunmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ana Dili Dünyayı Anlamlandırmanın İlk Zemini”

Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy ise konuşmasında ana dilin bireyin dünyayı anlamlandırdığı ilk zemin olduğunu belirterek, “Dil, kültürün nesilden nesile aktarılmasındaki temel unsurdur. Dünya Dillerinde Türkçe çalışması, Türkçenin hafızasını dünyanın dört bir tarafında görünür kılacak ve geçmişle gelecek arasında köprü kuracaktır.” dedi.

Aliy, projeye katkı sunan akademisyenlere ve araştırmacılara teşekkür ederek eserin bilim dünyası için kalıcı bir başvuru kaynağı olmasını temenni etti.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI