KBRN Tehditleri Uzmanı Sümeyra Uçar: “Kimyasal kazalarda ilk dakikalarda verilen kararlar maruz kalan kişi sayısını doğrudan etkileyebilir”

Mersin Uluslararası Limanı’nda bir iş makinesinin etil akrilat taşıdığı belirtilen konteynere zarar vermesi sonucu meydana gelen kimyasal sızıntıyı değerlendiren KBRN Tehditleri Uzmanı Sümeyra Uçar, olayın Toksik Endüstriyel Kimyasallar açısından önemli bir uyarı olduğunu belirterek limanlar ve diğer kritik altyapılarda risk analizi, çalışan eğitimi, erken uyarı, müdahale kapasitesi ve düzenli tatbikatların önemine dikkati çekti.

Eylül 5, 2026 - 08:14
KBRN Tehditleri Uzmanı Sümeyra Uçar: “Kimyasal kazalarda ilk dakikalarda verilen kararlar maruz kalan kişi sayısını doğrudan etkileyebilir”

Mersin Uluslararası Limanı’nda (MIP) 4 Eylül 2026 gecesi meydana gelen kimyasal sızıntıya ilişkin değerlendirmede bulunan KBRN Tehditleri Uzmanı Sümeyra Uçar, olayın yalnızca keskin koku üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, endüstride kullanılan kimyasalların kazara salımının da KBRN güvenliğinin önemli başlıklarından biri olduğunu vurguladı.

Mersin Valiliğinin açıklamasına göre, saat 02.20 sıralarında bir iş makinesinin kimyasal madde bulunan konteynerin üzerine devrilmesi sonucu iş kazası meydana geldi. Konteynerde oluşan hasar nedeniyle çevreye kimyasal madde sızarken, yoğun kokudan etkilenen 35 kişi tedbir amacıyla hastanelere sevk edildi. Valilik, hastanelerde gözetim altında tutulan kişilerin genel sağlık durumlarının iyi olduğunu bildirdi.

AFAD KBRN ekiplerinin bölgede yaptığı ölçümlerde insan sağlığı açısından tehlike oluşturacak bir değere rastlanmadığı açıklanırken, hasarlı konteyner güvenlik amacıyla izole bir havuza taşındı. Olay sırasında liman operasyonları geçici olarak durduruldu ve çalışanların tahliyesi gerçekleştirildi.

“KBRN risklerinin günlük yaşamdaki önemli boyutlarından biri endüstriyel kimyasallardır”

Olayın KBRN güvenliği açısından üzerinde önemle durulması gerektiğini ifade eden Sümeyra Uçar, kamuoyunda KBRN kavramının çoğunlukla savaş ve terör kaynaklı tehditlerle ilişkilendirildiğini, ancak kapsamın bununla sınırlı olmadığını söyledi.

Uçar, “KBRN denildiğinde kamuoyunun aklına çoğunlukla kimyasal silahlar, biyolojik ajanlar veya radyolojik ve nükleer tehditler geliyor. Oysa KBRN risklerinin günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz önemli bir başka boyutu da Toksik Endüstriyel Kimyasallardır, yani TIC olarak tanımlanan kimyasallardır.” ifadelerini kullandı.

Sanayi, üretim ve ticarette kullanılan çok sayıda kimyasalın üretimden depolamaya, nakliyeden elleçlemeye kadar farklı aşamalarda risk oluşturabileceğine işaret eden Uçar, meydana gelebilecek kazaların insan sağlığı, çevre ve kritik altyapılar açısından ciddi sonuçlara yol açabileceğini kaydetti.

“Limanlar TIC riskleri açısından kritik altyapılar arasındadır”

Limanların farklı özelliklere sahip yüksek miktarda kimyasalın taşındığı ve geçici olarak depolandığı alanlar olduğuna dikkati çeken Uçar, bu nedenle Toksik Endüstriyel Kimyasal risklerinin liman güvenliğinin önemli unsurlarından biri olması gerektiğini belirtti.

Uçar, “Limanlar, farklı özelliklerde ve yüksek miktarlarda kimyasal maddelerin taşındığı ve geçici olarak depolandığı alanlar olması nedeniyle TIC risklerinin özellikle dikkate alınması gereken kritik altyapılar arasındadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Mersin Limanı’ndaki olayda sızdığı değerlendirilen etil akrilatın sanayide çeşitli üretim süreçlerinde kullanılan uçucu ve yanıcı bir kimyasal olduğunu ifade eden Uçar, maddenin buharına maruz kalınmasının özellikle gözlerde ve solunum yollarında tahrişe yol açabileceğini belirtti.

Uçar, “Bu nedenle böyle bir sızıntı yalnızca ‘kötü koku’ olarak değerlendirilmemeli, bir kimyasal maruziyet olayı olarak ele alınmalıdır.” dedi.

“Sonraki ölçümler ile ilk andaki maruziyet birbirine aykırı değil”

AFAD KBRN ekiplerinin olayın ardından gerçekleştirdiği ölçümlerde olumsuz bir değere rastlanmaması ile çalışanların ilk aşamada yoğun kokudan etkilenmesinin birbiriyle çelişmediğine dikkati çeken Uçar, kimyasalın açık havadaki davranışında çevresel koşulların belirleyici olabileceğini anlattı.

Uçar, “Kimyasal maddeler açık ortamda rüzgar, sıcaklık, zaman ve atmosfer koşullarına bağlı olarak hızla seyrelip dağılabilir. Dolayısıyla çalışanların sızıntının ilk anlarında maruz kaldıkları ortam ile ekiplerin daha sonra ölçüm yaptığı ortam aynı olmayabilir.” ifadelerini kullandı.

“Asıl üzerinde durulması gereken konu hazırlık kapasitesidir”

Olayın ardından yalnızca müdahale sürecinin değil, benzer kazalara yönelik hazırlık kapasitesinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uçar, limanların yanı sıra havaalanları, organize sanayi bölgeleri, petrokimya tesisleri ile demiryolu ve karayolu tehlikeli madde taşımacılığı güzergahlarına dikkati çekti.

Uçar, “Burada asıl üzerinde durulması gereken konu, TIC kaynaklı olaylara hazırlık kapasitesidir. Kritik alanlarda hangi tehlikeli maddelerin bulunduğunun bilinmesi, olası bir sızıntının hızla tespit edilmesi, çalışanların doğru şekilde tahliye edilmesi ve ilk müdahalenin eğitimli personel tarafından gerçekleştirilmesi hayati önem taşımaktadır.” açıklamasını yaptı.

Kimyasal maddelerle çalışan personelin riskleri tanımasının ve acil durumda nasıl hareket edeceğini bilmesinin önemini vurgulayan Uçar, olayın ilk dakikalarında alınacak kararların etkilenebilecek kişi sayısı açısından belirleyici olabileceğini söyledi.

Uçar, “Çalışanların kimyasal tehlikeleri tanıması ve olay anında nasıl davranacağını bilmesi gerekir. Çünkü kimyasal kazalarda ilk dakikalarda verilen kararlar, maruz kalan kişi sayısının artmasını veya azalmasını doğrudan etkileyebilir.” dedi.

“KBRN hazırlığı yalnızca özel ekiplerin görevi olarak görülmemeli”

KBRN hazırlığının sadece uzman müdahale ekipleriyle sınırlandırılmaması gerektiğini ifade eden Uçar, tehlikeli kimyasalların üretildiği, depolandığı veya taşındığı tesislerde görev yapan personelin de temel düzeyde KBRN ve Toksik Endüstriyel Kimyasallar farkındalık eğitimi alması gerektiğini belirtti.

Uçar, “KBRN hazırlığı yalnızca özel ekiplerin görevi olarak görülmemelidir. Özellikle tehlikeli kimyasalların üretildiği, depolandığı veya taşındığı tesislerde çalışan personelin de temel düzeyde KBRN ve Toksik Endüstriyel Kimyasallar farkındalık eğitimine sahip olması gerekir.” ifadelerini kullandı.

“KBRN tehditleri her zaman savaş alanından gelmez”

Mersin’deki olayın endüstriyel kimyasal risklerinin günlük yaşamın içinde bulunduğunu bir kez daha gösterdiğini kaydeden Uçar, kazara gerçekleşen kimyasal salımların kısa sürede çok sayıda insanı etkileyebilecek bir KBRN acil durumuna dönüşebileceğini belirtti.

Kritik altyapılarda TIC risklerinin belirlenmesi, personelin eğitilmesi, erken uyarı ve müdahale kapasitesinin geliştirilmesi ile gerçekçi senaryolar üzerinden düzenli tatbikat yapılması gerektiğini vurgulayan Uçar, bu çalışmaların KBRN hazırlığının temel unsurları arasında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Mersin’de etkilenen çalışanların sağlık durumlarının iyi olmasının sevindirici olduğunu ifade eden Uçar, “Bu olayın bize verdiği önemli bir mesaj da KBRN tehditlerinin her zaman savaş alanından gelmeyeceği hususudur. Bazen bir limandaki konteynerde, bir fabrikadaki tankta veya karayolunda taşınan bir kimyasalın içinde, yani günlük hayatımızın hemen her anında meydana gelebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI