İzmir’de GİF ve EGİAD Ekonomik Güvenliği Masaya Yatırdı: Türkiye’nin Küresel Rekabetteki Konumu Değerlendirildi

Global İlişkiler Forumu (GİF) ve Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), İzmir’de düzenledikleri ortak panelde Türkiye’nin değişen küresel ekonomik düzende karşı karşıya olduğu riskleri ve fırsatları ele aldı. Türkiye–Avrupa Birliği ilişkilerinden tedarik zincirlerine, yatırım güvenliğinden İzmir’in üretim kapasitesine kadar birçok başlık diplomasi, araştırma ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla değerlendirildi. Panelde öne çıkan ekonomik güvenlik başlıkları ve bölgesel araştırmanın ayrıntıları dikkat çekti.

Ekim 22, 2026 - 10:08
İzmir’de GİF ve EGİAD Ekonomik Güvenliği Masaya Yatırdı: Türkiye’nin Küresel Rekabetteki Konumu Değerlendirildi

Global İlişkiler Forumu (GİF) ile Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), “Değişen Dünyada Ekonomik Güvenlik ve Türkiye” başlıklı ortak panelde küresel güç dengelerindeki değişimin Türkiye ekonomisine, Avrupa Birliği ile ticari ilişkilere ve İzmir iş dünyasına etkilerini değerlendirdi.

İzmir’deki İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda, jeopolitik rekabetin ticaret, yatırım, sanayi politikaları ve tedarik zincirleri üzerindeki etkileri ele alınırken ekonomik güvenliğin Türkiye’nin dış politika ve kalkınma stratejilerindeki yeri tartışıldı.

Diplomasi, Araştırma ve İş Dünyası Temsilcileri Bir Araya Geldi

GİF İcra Komitesi Başkanı Emekli Büyükelçi Timur Söylemez’in açılış konuşmasıyla başlayan panelin moderatörlüğünü gazeteci Barçın Yinanç üstlendi.

Panelde Türkiye’nin eski Avrupa Birliği Daimi Temsilcisi Emekli Büyükelçi Selim Yenel, İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas, İstanbul Ekonomi Araştırma Genel Müdürü Can Selçuki ve EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı konuşmacı olarak yer aldı.

Toplantıda, ekonomik güvenliğin yalnızca ülkelerin dış ekonomik şoklara karşı korunmasıyla sınırlı olmadığı, uluslararası ekonomik ilişkilerde karar alma serbestisinin korunmasını ve değişen küresel koşullara uyum sağlanmasını da kapsadığı vurgulandı.

Jeopolitik Rekabet Ekonomik Güvenliğin Önceliklerini Değiştiriyor

Panelde, küresel güç rekabetinin giderek ekonomik araçlar üzerinden şekillendiğine dikkat çekildi. Ticaret politikaları, teknoloji alanındaki gelişmeler, stratejik yatırımlar ve kritik tedarik zincirlerinin ülkelerin ekonomik güvenlik politikalarında belirleyici hâle geldiği değerlendirildi.

Ülkelerin enerji ve kritik üretim girdilerine erişimlerini güvence altına alma, stratejik sektörlerdeki dışa bağımlılıklarını yönetme ve sanayi kapasitelerini koruma çabalarının ekonomik güvenliği dış politika ve kalkınma gündeminin önemli başlıklarından biri hâline getirdiği belirtildi.

Türkiye açısından ise uluslararası ekonomik bütünleşmeyi sürdürürken stratejik hareket alanını korumanın, üretim ve yatırım kapasitesini güçlendirmenin ve küresel belirsizliklere karşı ekonomik dayanıklılığı artırmanın önemi üzerinde duruldu.

Ekonomik güvenlik yaklaşımının yalnızca ulusal üretim kapasitesini artırmayı değil, uluslararası ekonomik bağlantıları sürdürülebilir ve yönetilebilir bir yapıda geliştirmeyi de gerektirdiği ifade edildi.

Türkiye–AB İlişkilerinde Gümrük Birliği ve Yeni Sanayi Politikaları Gündemde

Panelin öne çıkan başlıklarından biri, Avrupa Birliği’nin değişen ekonomik güvenlik yaklaşımının Türkiye ile ekonomik ilişkiler üzerindeki olası sonuçları oldu.

AB’nin stratejik sektörlerini, sanayi kapasitesini ve tedarik zincirlerini korumaya yönelik politikalarının Türkiye’nin Avrupa üretim ve değer zincirlerindeki konumunu etkileyebileceği belirtildi.

Avrupa Birliği’nin son dönemde uyguladığı korumacı politikaların Türkiye açısından yeni riskler oluşturabileceği değerlendirilirken Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, sanayi işbirliğinin geliştirilmesi ve Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerindeki konumunun güçlendirilmesi konuları ele alındı.

Toplantıda ayrıca AB’nin sanayi politikaları, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve yatırım teşviklerinin Türkiye’deki üretici ve ihracatçılar üzerindeki olası etkileri tartışıldı.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik bütünleşmenin geleceği açısından ticaret ve yatırım ilişkilerinde öngörülebilirliğin korunması gerektiği vurgulandı.

Türkiye’nin Avrupa ile ekonomik bağlarını derinleştirme hedefi ile değişen küresel güç dengeleri karşısında stratejik hareket alanını koruma ihtiyacının birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığı kaydedildi.

Can Selçuki EGİAD İçin Hazırlanan Ekonomik Güvenlik Araştırmasını Ele Aldı

İstanbul Ekonomi Araştırma Genel Müdürü Can Selçuki, EGİAD için İstanbul Ekonomi Araştırma işbirliğiyle hazırlanan bölgesel ekonomik güvenlik çalışmasını panelin gündemine taşıdı.

İş dünyası ve yatırımcıların değerlendirmelerine dayanan araştırmada, yatırım ortamı, finansmana erişim ve şirketlerin karşı karşıya kaldığı ekonomik riskler bölgesel ekonomik güvenlik perspektifinden ele alındı.

Araştırma kapsamında küresel belirsizliklerin ve değişen tedarik zincirlerinin şirketlerin yatırım, üretim ve ticaret kararları üzerindeki etkileri değerlendirildi.

Özellikle kritik girdilerdeki bağımlılıkların yönetilmesi, tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve dış ekonomik şoklara karşı uyum kapasitesinin artırılması konuları öne çıktı.

Panelde ekonomik güvenliğin bütün ürünlerin ülke içinde üretilmesi hedefiyle sınırlandırılamayacağı, uluslararası bağlantıların ve ekonomik karşılıklı bağımlılıkların gerçekçi biçimde yönetilmesinin de güvenlik yaklaşımının bir parçası olduğu vurgulandı.

EGİAD Başkanı Kaan Özhelvacı İzmir İş Dünyasının Önceliklerini Gündeme Taşıdı

EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, ekonomik güvenlik konusunu İzmir ve Ege Bölgesi’ndeki iş dünyasının üretim, yatırım ve ticaret koşulları çerçevesinde değerlendirdi.

Küresel ekonomik gelişmelerin ve jeopolitik rekabetin bölgedeki şirketlere yansımaları ele alınırken değişen tedarik zincirlerinin üreticiler ve ihracatçılar açısından oluşturduğu yeni koşullar üzerinde duruldu.

Uluslararası müşterilerin tedarikçilerden artan beklentileri, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm süreçlerinin şirketlerin rekabet gücü açısından önem taşıdığı belirtildi.

Panelde İzmir’in sanayi ve ihracat kapasitesi, uluslararası pazarlara erişimi ve güçlü üretim altyapısı ekonomik güvenlik açısından değerlendirilen başlıklar arasında yer aldı.

Bölgenin ekonomik dayanıklılığında limanların, ulaşım bağlantılarının ve su kaynaklarının taşıdığı rol de gündeme getirildi.

Küresel ekonomik güvenlik politikalarının yerel ölçekte karşılık bulabilmesi için İzmir ve Ege Bölgesi’nin ihtiyaçlarının, üretim yapısının ve iş dünyasının beklentilerinin dikkate alınması gerektiği ifade edildi.

Dijital ve Yeşil Dönüşüm Rekabet Gücünün Önemli Başlıkları Arasında

Panelde şirketlerin ekonomik güvenlik anlayışının yalnızca mali risklerle sınırlı olmadığı, üretim süreçlerinin sürekliliği ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün korunmasıyla da doğrudan bağlantılı olduğu değerlendirildi.

Tedarik zincirlerindeki değişimlerin işletmeler açısından yeni riskler ve uyum ihtiyaçları oluşturduğu belirtilirken farklı pazarlara erişim, tedarikçi çeşitliliği ve teknolojik dönüşümün önemi vurgulandı.

Özellikle dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreçlerinin, Avrupa pazarlarıyla yoğun ekonomik ilişkiler sürdüren İzmir ve Ege Bölgesi şirketleri açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekildi.

Ekonomik Güvenlik İçin Kamu ve Özel Sektör İşbirliği Vurgusu

Panelde yapılan değerlendirmelerde ekonomik güvenliğin yalnızca ulusal ekonomi politikalarıyla sınırlı olmadığı, şirketlerin risklere hazırlık kapasitesini ve kamu ile özel sektör arasındaki işbirliğini de kapsadığı belirtildi.

Türkiye’nin küresel ekonomik düzendeki değişimlere karşı dayanıklılığını artırabilmesi için dış politika, ekonomi politikası ve sanayi stratejisi arasında eşgüdüm sağlanmasının önemine işaret edildi.

Kritik ekonomik bağımlılıkların belirlenmesi, uluslararası ekonomik ortaklıkların çeşitlendirilmesi ve iş dünyasının sahadaki deneyimlerinin politika oluşturma süreçlerine yansıtılması gerektiği değerlendirildi.

Ekonomik güvenlik alanındaki stratejik hedeflerin üretim, yatırım ve ticaret süreçlerindeki somut ihtiyaçlarla ilişkilendirilmesinin, ulusal ve bölgesel düzeyde ekonomik dayanıklılığa katkı sağlayacağı ifade edildi.

İzmir’in Ekonomik Güvenlik Perspektifi Uluslararası Gelişmelerle Birlikte Değerlendirildi

GİF ve EGİAD tarafından ortaklaşa düzenlenen panel, küresel ekonomik düzenin dönüşümünü diplomasi, ekonomi araştırmaları ve iş dünyasının bakış açılarıyla ele aldı.

Toplantıda Türkiye’nin uluslararası ekonomik ilişkilerdeki konumu değerlendirilirken İzmir ve Ege Bölgesi’nin üretim, yatırım ve ihracat kapasitesinin değişen küresel koşullardan nasıl etkilenebileceği tartışıldı.

Panel kapsamında ekonomik güvenliğin stratejik boyutları ile şirketlerin karşılaştığı somut sorunlar arasında bağlantı kurulurken, Türkiye’nin ekonomik dayanıklılığının güçlendirilmesi ve İzmir iş dünyasının küresel dönüşüme uyum sağlaması açısından kamu, araştırma kuruluşları ve özel sektör arasındaki işbirliğinin önemi öne çıktı.