HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şah Gültekin: “Asgari ücret hiçbir surette açlık sınırının altında kalmamalı”

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve İktisat Başkanı Mehmet Şah Gültekin, HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından düzenlenen “Çalışma Hayatında Gelecek 50 Yıl Çalıştayı”nda asgari ücret, emekli maaşları, vergide adalet ve faiz yüküne ilişkin açıklamalarda bulundu. Gültekin, asgari ücretin açlık sınırının altında kalmaması ve en düşük emekli maaşının asgari ücrete sabitlenmesi için Meclis'e kanun teklifi sunduklarını belirterek ekonomik refahın toplumun bütün kesimlerine adil biçimde yansıtılması gerektiğini vurguladı.

Ekim 21, 2026 - 08:50
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şah Gültekin: “Asgari ücret hiçbir surette açlık sınırının altında kalmamalı”

HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından işçi, işveren, sendika temsilcileri ve akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen “Çalışma Hayatında Gelecek 50 Yıl Çalıştayı” kapsamında konuşan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve İktisat Başkanı Mehmet Şah Gültekin, çalışma hayatının sorunlarına ve partisinin ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Asgari ücretin açlık sınırının altında kalmaması ve en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine yükseltilmesi gerektiğini belirten Gültekin, bu talepleri içeren kanun teklifini Meclis'e sunduklarını açıkladı.

“Ekonomi rakamlardan ibaret değildir, önce insan, öncelik adalet”

Ekonomik politikaların merkezinde insanın ve adaletin bulunması gerektiğini vurgulayan Gültekin, çalışma hayatının yalnızca ücretler, vergiler ve ekonomik göstergeler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Gültekin, “Bugün burada yalnızca ücretleri, vergi oranlarını veya ekonomik göstergeleri konuşmak için bir araya gelmedik. Aslında insanımızın geçimini, ailelerimizin geleceğini, alın terinin karşılığını ve toplumumuzun adalet anlayışını konuşacağız.” dedi.

Ekonominin toplumun bütün kesimlerini doğrudan ilgilendirdiğini ifade eden Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çünkü ekonomi rakamlardan ibaret değildir. Ekonomi; sabah erkenden işine giden işçinin, ay sonunu getirmekte zorlanan memurun, emekli maaşıyla geçinmeye çalışan büyüğümüzün, siftah yapmayı bekleyen esnafımızın ve geleceğini kurmak isteyen gençlerimizin meselesidir. HÜDA PAR olarak temel yaklaşımımız şudur; önce insan, öncelik adalet.”

“Büyüme toplumun sofrasına yansımıyorsa ortada önemli sorunlar vardır”

Ekonomik büyümenin tek başına refah anlamına gelmediğine dikkat çeken Gültekin, üretimden elde edilen kazancın toplumun geniş kesimlerine adil biçimde dağıtılması gerektiğini vurguladı.

Gültekin, “Bu büyüme toplumun geniş kesimlerinin sofrasına, cebine ve hayatına yansımıyorsa burada üzerine düşünmemiz gereken önemli sorunlar var demektir.” ifadelerini kullandı.

Ekonomik refahın ölçülmesinde gelir dağılımının önemine işaret eden Gültekin, şöyle konuştu:

“Asıl soru yalnızca ne kadar ürettiğimiz değil, önceliğimiz ürettiğimiz refahın toplumun kesimlerine ne kadar yansıdığıdır. Emeğinin karşılığını alamadığı, ücretlinin daha maaşını eline almadan vergilendirildiği, temel ihtiyaçlarını karşılamak için harcadığı paranın önemli bir kısmını dolaylı vergilerle kaybettiği bir düzende adil refahtan söz etmek mümkün değildir.”

“Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı”

Vergi sisteminin gelir düzeyine ve ailelerin geçim şartlarına göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gültekin, dar gelirli vatandaşların üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesini istedi.

Vergilendirmede yalnızca bireysel gelirin değil, ailelerin ekonomik sorumluluklarının da dikkate alınması gerektiğini ifade eden Gültekin, “Aileyi esas alan bir vergi anlayışına ihtiyaç vardır.” dedi.

Gültekin, vergi adaletine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Vergi, devletin kamu hizmetlerini yerine getirmesi için gerekli bir kaynaktır. Ancak verginin kimden, ne kadar ve hangi ölçüye göre alındığı da en az kendisi kadar önemlidir. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmalı; dar gelirlilerin omuzundaki yük hafifletilmelidir. Aynı zamanda aileyi esas alan bir anlayışa ihtiyaç vardır. Çünkü aynı ücreti alan iki insanın geçim yükü aynı olmayabilir.”

“Asgari ücret açlık sınırının altında kalmamalı, emekli maaşı asgari ücrete sabitlenmeli”

Çalıştayda milyonlarca çalışanı ve emekliyi ilgilendiren ücret düzenlemelerine de değinen Gültekin, asgari ücretin açlık sınırının altında belirlenmemesi ve en düşük emekli maaşının asgari ücretin altına düşmemesi yönündeki taleplerini yineledi.

Bu konuda Meclis'e kanun teklifi sunduklarını açıklayan Gültekin, HAK-İŞ Konfederasyonu aracılığıyla kamuoyuna seslenerek şunları söyledi:

“Buradan Hak-İş Konfederasyonu aracılığıyla kamuoyuna Meclis'e sunduğumuz bir kanun teklifinden de söz etmek istiyorum. Asgari ücretle ilgili sunmuş olduğumuz kanun teklifi; asgari ücretin kesinlikle, asla açlık sınırının altında olmaması gerektiğini ve en düşük emekli maaşının da en az asgari ücret kadar olması gerektiğini içermektedir.”

Gültekin, teklifin temel amacını şu sözlerle açıkladı:

“Yani hiçbir surette asgari ücret açlık sınırının altında kalmamalı, en düşük emekli maaşı da asgari ücrete sabitlenmelidir.”

“Faize ayrılan kaynaklar istihdama, eğitime ve sosyal desteklere aktarılmalı”

Kamu bütçesindeki faiz ödemelerine de değinen Gültekin, kaynakların kullanımında istihdam, eğitim ve sosyal desteklerin öncelikli olması gerektiğini belirtti.

Son 10 ayda faiz ödemelerine ayrılan kaynağın 2 trilyon olduğunu ifade eden Gültekin, “Kamu kaynaklarının önemli bir kısmı faiz ödemelerine harcanmaktadır.” diyerek bütçe tercihlerine ilişkin eleştirilerini dile getirdi.

Gültekin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bir diğer önemli mesele de faiz yüküdür. Maalesef geçtiğimiz 10 ayda 2 trilyon değerinde faiz ödendi. Faiz yükü de oldukça önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Kamu kaynaklarının önemli bir kısmı faiz ödemelerine harcanmaktadır. İstihdama, eğitime ve sosyal desteklere daha fazla kaynak ayırma imkânımız varken, faize kaynak ayrılmaktadır.”

Ekonomik sorunların çözümünde kurumlar arasında ortak çalışma yürütülmesi gerektiğini belirten Gültekin, “Elbette bütün bunları başarabilmek için işçi, işveren sendikaları, kamu kurumları, siyasi partiler ve akademi arasında samimi bir istişareye ihtiyaç vardır. Farklı görüşlerimizi ortaya koymalı, ortak sorunlarımıza uygulanabilir çözümler üretmeliyiz.” dedi.

“Güçlü bir denetim mekanizması devreye sokulmalıdır”

Kayıt dışı istihdam ve son dönemde gündeme gelen fon krizlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Gültekin, ekonomik faaliyetlerde denetim mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Kayıt dışılığın önlenmesi ve çalışma hayatındaki sorunların giderilmesi için etkin denetimin gerekli olduğunu vurgulayan Gültekin, şu uyarıda bulundu:

“Son zamanlarda ortaya çıkan fon krizi de göstermiştir ki kayıt dışılıkta da, kayıtlı istihdamda da eğer güçlü bir denetim mekanizması devreye sokulmazsa bunun üstesinden gelme imkânımız maalesef yoktur.”

“Adil paylaşım olmadan refah, emeğin hakkı korunmadan sosyal barış sağlanamaz”

Çalışma hayatının geleceğine ilişkin değerlendirmelerini tamamlayan HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şah Gültekin, ekonomik refahın adil paylaşılması, çalışanların haklarının korunması ve vergide adaletin sağlanmasının toplumsal dayanışma açısından önem taşıdığını belirtti.

Gültekin, konuşmasını “Adil paylaşım olmadan refah, emeğin hakkı korunmadan sosyal barış, vergide adalet sağlanmadan da güçlü bir toplum dayanışması maalesef tesis edilemez.” sözleriyle tamamladı.