Fergo Gübre Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün: “Kadının Emeği Kadar Üretimdeki Söz Hakkını da Konuşmalıyız”

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Fergo Gübre Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün, kadınların tarımsal üretimde bilgiye, finansmana ve teknolojiye erişiminin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. FAO verilerine göre tarımda kadınlarla erkekler arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi küresel ekonomiye yaklaşık 1 trilyon dolar katkı sağlayabilirken, Düzgün, “Kadının tecrübesini üretim kararlarının dışında bıraktığınızda, işletmenin önemli bir birikimini de kullanamamış oluyorsunuz.” dedi.

Ekim 17, 2026 - 18:18
Fergo Gübre Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün: “Kadının Emeği Kadar Üretimdeki Söz Hakkını da Konuşmalıyız”

Dünya genelinde tarım ve gıda sistemlerinde çalışanların yüzde 42'sini kadınlar oluştururken, toprak mülkiyeti, finansman, teknoloji ve üretim kararlarına katılım konusundaki eşitsizlikler devam ediyor. 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Organo Tarım (Fergo Gübre) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün, kadın çiftçilerin üretimdeki deneyimlerinin bilimsel bilgi ve finansal imkânlarla desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılının “Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı” ilan edilmesiyle kadınların tarımsal üretimdeki rolü ve karşılaştıkları eşitsizlikler uluslararası gündemde daha fazla yer bulmaya başladı.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Haziran 2026'da yayımladığı verilere göre, dünya genelinde tarım ve gıda sistemlerinde çalışanların yüzde 42'si kadınlardan oluşuyor. Ancak kadınların üretimdeki bu ağırlığı, tarım arazileri üzerindeki haklarına ve ekonomik karar alma süreçlerine aynı ölçüde yansımıyor.

FAO'nun verileri, bilgi bulunan ülkelerin yüzde 85'inde kadınların tarım arazileri üzerindeki mülkiyet veya güvenli kullanım haklarının erkeklere kıyasla daha düşük düzeyde olduğunu ortaya koyuyor.

“KADININ EMEĞİ KADAR ÜRETİMDEKİ SÖZ HAKKINI DA KONUŞMALIYIZ”

Kadın çiftçilerin tarımsal üretimde yıllara dayanan bilgi ve deneyimlerinin bulunduğunu belirten Fergo Gübre Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün, üretim süreçlerindeki emeğin ekonomik kararlara katılımla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Düzgün, kadınların üretimdeki konumuna ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

"Tohumu seçen, fideyi büyüten, mevsimi takip eden, hasadı bekleyen kadınların çok büyük bir birikimi var. Bir üretim sezonu boyunca verilen emeğin içinde tecrübe de var, sabır da. Ancak kadınlar ekimde, bakımda, hasatta çalışırken kredi kullanılacağı, girdi alınacağı veya ürün satılacağı zaman aynı ölçüde söz sahibi olabiliyorlar mı? Üzerinde durmamız gereken soru bu. Kadın çiftçilerimizin bildiklerine kulak verip bu birikimi bilimle desteklemeliyiz. Benim önemsediğim, sezon bittiğinde üreticimizin 'Bu yıl emeğimin karşılığını daha iyi aldım' diyebilmesi."

FAO'nun 2023 tarihli Tarım ve Gıda Sistemlerinde Kadınların Durumu raporuna göre, aynı büyüklükteki kadın ve erkek yönetimindeki tarım işletmeleri arasında ortalama yüzde 24'lük verimlilik farkı bulunuyor.

Raporda, kadınların araziye, krediye, eğitime ve teknolojiye erişiminde karşılaştıkları güçlükler, söz konusu verimlilik farkının temel nedenleri arasında gösteriliyor.

TÜRKİYE'DE GÜBRE FİYATLARI YÜZDE 33,07 ARTTI

Türkiye'de kadınların tarımsal üretimdeki rolü, istihdam verilerine de yansıyor. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) İstatistiklerle Kadın 2025 yayınında, istihdam edilen kadınların yüzde 17,4'ünün tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe çalıştığı belirtiliyor.

Diğer yandan tarımsal girdi maliyetlerindeki yükseliş, üreticilerin gübreleme, sulama ve diğer üretim harcamalarını daha dikkatli planlamasını gerektiriyor.

TÜİK'in 21 Eylül 2026'da açıkladığı Temmuz ayı verilerine göre Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yıllık yüzde 27,62 yükseldi. Aynı dönemde yıllık fiyat artışının en yüksek olduğu alt grup, yüzde 33,07 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.

Artan maliyetler karşısında doğru gübre kullanımının önemine değinen Düzgün, üreticilerin sınırlı bütçelerini toprağın gerçek ihtiyaçlarına göre değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Düzgün, şu ifadeleri kullandı:

"Çiftçinin gübreye ayırdığı bütçe sınırlı. Bu bütçenin karşılığını alabilmesi için önce toprağının neye ihtiyacı olduğunu bilmesi gerekiyor. Geçen yıl kullanılan gübreyi aynı miktarda uygulamak her koşulda doğru sonuç vermez. İhtiyaç olmayan bir besin maddesine para harcamak da gerekli besini eksik bırakmak da üreticinin gelirini azaltır. Kadın çiftçimiz tarladaki uygulamayı yapıyorsa analiz sonucunu da bilmeli, gübreleme programını da anlayabilmeli. Teknik bilgi doğrudan üretimi yapan kişiye ulaşmalı."

“İYİ GÜBRELEME TOPRAĞI TANIYARAK BAŞLAR”

Toprak verimliliğinin yalnızca kullanılan gübre miktarı üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Hale Coşkun Düzgün, üreticilerin yıllara dayanan gözlemleriyle bilimsel analiz sonuçlarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Düzgün, toprağa uygun gübreleme programlarının hazırlanmasına ilişkin şunları kaydetti:

"Çiftçimiz tarlasının hangi bölümünün daha çabuk kuruduğunu, hangi yıl daha iyi ürün aldığını bilir. Toprak analizi ise bize besin maddelerini, organik maddeyi, pH ve tuzluluk durumunu gösterir. İkisini bir araya getirdiğimizde o tarlaya uygun bir besleme programı hazırlayabiliriz. Komşu tarlada iyi sonuç veren uygulama sizin tarlanızda aynı sonucu vermeyebilir. Bizim işimiz üreticiye yalnızca hangi gübreyi kullanacağını söylemek değil, neden o uygulamayı önerdiğimizi de anlatmak."

Tarım ve Orman Bakanlığı da doğru gübre kullanımında toprak veya yaprak analizinin esas alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Analiz sonuçlarına göre hazırlanan gübreleme programları, gereksiz girdi harcamalarının önlenmesine ve bitkilerin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin uygun zamanda verilmesine yardımcı oluyor.

Organomineral gübrelerin de toprağın ve bitkinin ihtiyaçlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Düzgün, organik ve mineral bileşenlerin birlikte kullanılmasının tek başına yeterli olmadığını ifade etti.

Uluslararası Gübre Geliştirme Merkezinin (IFDC) Mayıs 2026 tarihli değerlendirmesinde de uygun koşullarda kullanılan organomineral gübrelerin besin maddesi kullanım etkinliğini artırma ve toprağın organik madde içeriğini destekleme potansiyeline işaret ediliyor.

KADIN ÇİFTÇİLERE YATIRIM KÜRESEL EKONOMİYE 1 TRİLYON DOLAR KATKI SAĞLAYABİLİR

Kadınların tarımsal üretim kaynaklarına erişimindeki eşitsizliklerin giderilmesi, küresel ekonomik büyüme ve gıda güvenliği açısından da önem taşıyor.

FAO'nun 2023 tarihli raporundaki hesaplamalara göre tarımsal verimlilikte ve tarımdaki ücretli istihdamda kadınlarla erkekler arasındaki farkların kapatılması, küresel gayrisafi yurt içi hasılayı yaklaşık 1 trilyon dolar artırabilir.

Aynı senaryoda, dünya genelinde gıda güvencesizliği yaşayan kişi sayısının 45 milyon azalabileceği öngörülüyor.

Bu verilerin kadın üreticilere yönelik yatırımların ekonomik önemini ortaya koyduğunu belirten Düzgün, finansman, eğitim, teknik danışmanlık ve pazara erişim imkânlarının birlikte geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Düzgün, kadın çiftçilerin güçlendirilmesinin tarım ekonomisine sağlayacağı katkıya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Bir kadın üreticinin toprak analizi yaptırabilmesi, sulamasını doğru planlaması, ürününü uygun zamanda ve iyi koşullarda satabilmesi birbirini tamamlayan işler. Finansman imkânlarını teknik danışmanlıkla, eğitimi tarladaki uygulamayla buluşturduğumuzda yapılan yatırımın karşılığını daha iyi alırız. Kadın üreticinin kazancını artırmak, tarım ekonomisinin de güçlenmesi demek."

ÇORUM'DAN 45 KADIN ÇİFTÇİ TARIMSAL ARAŞTIRMA ÇALIŞMALARINI İNCELEDİ

Türkiye'de kadın çiftçilerin bilimsel bilgiye ve yeni üretim tekniklerine erişimini destekleyen uygulamalı eğitim çalışmaları da devam ediyor.

Bu kapsamda Çorum'un Dodurga ilçesinden 45 kadın çiftçi, 24 Eylül 2026'da Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünü ziyaret etti. Kadın üreticiler, enstitüde geliştirilen yeni çeltik çeşitleri ve yetiştiricilik yöntemleri hakkında bilgi alarak deneme parsellerini yerinde inceledi.

Kadın çiftçilerin araştırma kurumlarıyla buluşturulmasının önemine değinen Düzgün, eğitim çalışmalarının üreticilerin günlük ihtiyaçlarına ve çalışma koşullarına uygun biçimde planlanması gerektiğini ifade etti.

Düzgün, uygulamalı eğitimlerin yaygınlaştırılmasına ilişkin şunları söyledi:

"Bir uygulamayı tarlada görmek, sonucunu incelemek, aklınızdaki soruyu o anda sorabilmek çok öğretici. Ancak eğitimlerin saatini, yerini ve içeriğini belirlerken kadınların iş yükünü de düşünmeliyiz. Üreticiyi dinlemeden verilen eğitimin etkisi sınırlı kalır. Kamu kurumları, üniversiteler, kooperatifler ve özel sektör bu konuda çok daha fazla iş birliği yapabilir."

“BAŞARIYI SATIŞLA DEĞİL, ÜRETİCİNİN KAZANCIYLA DA ÖLÇELİM”

Kadın çiftçilerin güçlendirilmesinde gübre sektörünün de sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Fergo Gübre Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün, üretici eğitimlerinin başarısının yalnızca katılımcı sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Düzgün, eğitimlerin üretim maliyetlerine ve çiftçilerin kararlarına sağladığı katkının takip edilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

"Bir kadın çiftçiye eğitim verdiğimizde sadece kaç kişiye ulaştığımıza bakmamalıyız. O eğitimden sonra kaç üretici toprak analizi yaptırdı, kaç kişi gübreleme programını değiştirdi, kaç kadın maliyetini daha iyi yönetebildi? Bunları da takip etmeliyiz."

“SORUMLULUĞUMUZU YALNIZCA GÜBRE ÜRETMEK VE SATMAKLA SINIRLI GÖRMÜYORUZ”

Fergo'nun üreticiye yönelik yaklaşımında teknik bilgilendirmenin önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Düzgün, gübre sektörünün ürün satışı kadar doğru kullanım bilgisinin yaygınlaştırılmasına da odaklanması gerektiğini söyledi.

Düzgün, şirketin bu konudaki yaklaşımını şu sözlerle anlattı:

"Fergo olarak biz de sorumluluğumuzu yalnızca gübre üretmek ve satmakla sınırlı görmüyoruz. Üreticinin neyi, neden kullandığını bilmesi ve yaptığı harcamanın karşılığını alması en az ürünün kendisi kadar önemli. Sektörümüzün bilgi paylaşımında, teknik danışmanlıkta ve üretici eğitimlerinde daha fazla sorumluluk alması gerektiğine inanıyorum."

Kadınların tarımsal üretimde karşılaştıkları engellerin kaldırılması için kamu kurumları, üniversiteler, kooperatifler ve özel sektörün ortak sorumluluk taşıdığını belirten Düzgün, kadın emeğinin ekonomik karşılığının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Düzgün, "Kadın çiftçinin önündeki engellerin aşılması için herkesin yapabileceği bir iş var. Bizim görevimiz kadınlara ne kadar emek verdiklerini anlatmak değil; o emeğin karşılığını daha iyi almalarını sağlayacak koşulların oluşmasına katkıda bulunmak." dedi.

“KAÇ KADIN ÜRETİCİNİN KAZANCINI ARTIRDIĞINI KONUŞMAK İSTİYORUM”

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nün yalnızca kadın emeğinin hatırlandığı bir gün olarak kalmaması gerektiğine işaret eden Düzgün, kadın çiftçilerin gelirlerinin artırılması, işletmelerini büyütmesi ve üretim kararlarında daha güçlü söz sahibi olması yönünde somut gelişmeler beklediğini ifade etti.

Düzgün, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

"Ben gelecek yıl 15 Ekim'de kaç kadının gününü kutladığımızı değil, kaç kadın üreticinin kazancını artırdığını, işini büyüttüğünü ve üretim kararlarında daha güçlü söz sahibi olduğunu konuşmak istiyorum. Tarımın geleceğini güçlendirecek olan da budur."