Ege Üniversitesi Üçüncü Yaş Üniversitesi 2026-2027 Eğitim Yılına Ömür Boyu Öğrenme ve Sağlıklı Yaşlanma Vurgusuyla Başladı

Ege Üniversitesi tarafından 2016 yılında hayata geçirilen ve Türkiye’de üçüncü yaş eğitimi alanında referans modellerden biri haline gelen Üçüncü Yaş Üniversitesi, 2026-2027 eğitim-öğretim yılına İzmir’de düzenlenen açılış dersiyle başladı. EÜ Tıp Fakültesi Muhiddin Erel Amfisi’nde gerçekleştirilen törende, 60 yaş ve üzerindeki bireylerin bilişsel, fiziksel ve sosyal gelişimi, ömür boyu öğrenme, gönüllülük ve sağlıklı yaşlanmada sosyalleşmenin önemi vurgulandı.

Ekim 17, 2026 - 20:18
Ege Üniversitesi Üçüncü Yaş Üniversitesi 2026-2027 Eğitim Yılına Ömür Boyu Öğrenme ve Sağlıklı Yaşlanma Vurgusuyla Başladı

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Geriatri Bilim Dalı bünyesinde yürütülen Üçüncü Yaş Üniversitesi, 2026-2027 eğitim-öğretim yılına açılış dersiyle başladı. Türkiye’nin köklü ve sürdürülebilir üçüncü yaş eğitimi modellerinden biri olarak gösterilen proje, 60 yaş ve üzerindeki bireylerin öğrenme süreçlerine katılımını, sosyal ilişkilerini güçlendirmeyi ve aktif yaşlanmalarını desteklemeyi sürdürüyor.

İzmir’deki EÜ Tıp Fakültesi Muhiddin Erel Amfisi’nde düzenlenen açılış programına Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, EÜ Üçüncü Yaş Üniversitesi Yürütücüsü Prof. Dr. Sevnaz Şahin, EÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emin Karaca, EÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Barutçuoğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programda, öğrenmenin yaşla sınırlı olmadığı ve yaşam boyu devam ettiği mesajı öne çıktı.

REKTÖR ALCI: “BİLİMSEL BİRİKİMİMİZİ TOPLUMSAL FAYDAYA DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Üçüncü Yaş Üniversitesi’nin üniversitenin topluma katkı misyonunda önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Projenin 60 yaş ve üzerindeki bireylerin bilişsel, fiziksel ve sosyal gelişimlerini desteklediğini ifade eden Alcı, kuşaklar arası etkileşimin güçlendirilmesinin ve toplumsal yaşama aktif katılımın teşvik edilmesinin önemine dikkati çekti.

Prof. Dr. Musa Alcı, “Ege Üniversitesi olarak bilimi toplumla buluşturma misyonumuzun en kıymetli halkalarından biri olan Üçüncü Yaş Üniversitemiz, 60 yaş ve üzerindeki bireylerin bilişsel, fiziksel ve sosyal gelişimlerini destekleyen öncü bir projedir” dedi.

Modelin yükseköğretim kurumlarına ve yerel yönetimlere örnek teşkil ettiğini vurgulayan Alcı, “Kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren ve toplumsal yaşama aktif katılımı teşvik eden bu modelimiz, yükseköğretim kurumlarına ve yerel yönetimlere örnek teşkil etmektedir” ifadelerini kullandı.

Üniversitenin bilimsel birikimini toplumsal faydaya dönüştüren projede emeği geçen akademik ve idari personele teşekkür eden Alcı, yeni eğitim-öğretim yılının öğrenciler için başarılarla dolu geçmesini diledi.

PROF. DR. KARACA’DAN KORUYUCU HEKİMLİK VURGUSU

EÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emin Karaca, açılış dersinde genetik ve koruyucu hekimlik konularına değindi. Öğrencilere genler ve genetik hakkında bilgi vereceğini belirten Karaca, hastalıklar ortaya çıkmadan önce önlem alınmasının önemini vurguladı.

Prof. Dr. Emin Karaca, “En doğru hekimlik koruyucu hekimliktir. Bizlerin, hastalıklar henüz ortaya çıkmadan önce DNA yapımıza, yani genetik yatkınlığımıza göre önlem almamız gerekir. En etkili hekimliği ancak bu şekilde yapabiliriz” diye konuştu.

Hastalıklar ortaya çıktıktan sonra yapılan müdahalelerin her zaman yeterli olmayabileceğini kaydeden Karaca, açılış dersinde öğrencileri genetik yatkınlık ve hastalıklardan korunma konusunda bilgilendirmeyi amaçladığını ifade etti. Karaca, “İyi ki Egeli oldunuz, iyi ki burada buluştuk. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum, çok teşekkür ederim” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

PROF. DR. ŞAHİN: “REFERANS BİR OKUL HALİNE GELMİŞ OLMANIN GURURUNU YAŞIYORUZ”

EÜ Üçüncü Yaş Üniversitesi Yürütücüsü Prof. Dr. Sevnaz Şahin, 2016 yılında küçük bir adımla başlatılan projenin zaman içinde geniş bir eğitim ve dayanışma ağına dönüştüğünü belirtti. Üçüncü Yaş Üniversitesi’nin bugün binlerce öğrenciye ulaştığını ifade eden Şahin, modelin Türkiye’de bu alana öncülük ettiğini söyledi.

Prof. Dr. Sevnaz Şahin, “2016 yılında yola çıktığımızda, merakın ve öğrenmenin ömür boyu sürdüğünü göstermek gibi bir hayalimiz vardı. Bugün binlerce öğrenciye ulaşmış, Türkiye’de bu alana öncülük eden referans bir okul haline gelmiş olmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.

Ege Geriatri Derneği ile kurulan iş birliğinin projenin gelişimine katkı sağladığını belirten Şahin, modelin üniversite sınırlarını aşarak İzmir geneline yayıldığını kaydetti. Akademik kadronun bilgi birikimi ile öğrencilerin yaşam deneyimlerinin bir araya gelmesinin eğitim ortamını zenginleştirdiğini ifade eden Şahin, öğrenmenin farklı kuşakları buluşturan yönüne dikkat çekti.

SAĞLIKLI YAŞLANMADA SOSYALLEŞME VE İŞLEVSELLİK ÖNE ÇIKIYOR

Modern tıp ve geriatri alanındaki gelişmelerin sağlıklı yaşlanma kavramını yeniden ele almayı gerektirdiğini belirten Prof. Dr. Sevnaz Şahin, yaşlılık döneminde yalnızca hastalıkların kontrol altında tutulmasının yeterli olmadığını, bireyin günlük yaşamını bağımsız biçimde sürdürebilmesinin de önemli olduğunu vurguladı.

Şahin, “Sağlıklı yaşlanmak artık yalnızca tansiyonun, şekerin dengede olması demek değildir; asıl mesele işlevselliği korumaktır. İşlevsellik ise bağımlı olmamak, öğrenmek, kararlar almak, uygulamak, ilişkileri sürdürmek ve topluma karışmak, katkıda bulunmaktır” ifadelerini kullandı.

Sosyal izolasyonun beyin sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Şahin, toplumsal ilişkilerin sürdürülmesinin önemini vurguladı. Şahin, “Bilim bize çok net bir şey söylüyor: Sosyal hayattan kopmak ve yalnız kalmak, beyin sağlığımızın en büyük düşmanı. 2024 Lancet Raporu, izolasyonun demans üzerindeki doğrudan etkisini açıkça gösteriyor. İşte tam bu yüzden buradayız. Üçüncü Yaş Üniversitesi, bu izolasyonu bilgi ve sevgiyle yıkan en büyük gücümüzdür” dedi.

GÖNÜLLÜ MEZUNLAR PROJENİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİNE KATKI SAĞLIYOR

Üçüncü Yaş Üniversitesi’nin gelişiminde gönüllülük esasının önemli bir rol oynadığını belirten Prof. Dr. Sevnaz Şahin, mezunların eğitim programıyla bağlarını sürdürerek yeni dönem çalışmalarına destek verdiğini aktardı.

Mezun öğrencilerin kayıt sürecinden ders organizasyonuna kadar farklı aşamalarda görev aldığını ifade eden Şahin, “Mezun olduktan sonra bağını koparmayan, kayıt sürecinden ders organizasyonuna kadar her detayı sırtlayan gönüllü mezunlarımız, bu dayanışma ruhunun en güzel kanıtıdır. Onların vefası olmasaydı bu çarklar bu kadar kusursuz dönemezdi” diye konuştu.

“GENÇLER HIZLI GİDEBİLİR AMA ROTAYI BİLEN YAŞLILARDIR”

Konuşmasının sonunda Üçüncü Yaş Üniversitesi öğrencilerine seslenen Prof. Dr. Sevnaz Şahin, ileri yaştaki bireylerin sahip olduğu deneyim ve birikimin toplumsal yaşam açısından taşıdığı değeri vurguladı. Öğrencilerin üniversite ortamına yalnızca öğrenme isteğiyle değil, yıllar içinde edindikleri deneyim ve yaşam bilgeliğiyle de katkı sunduğunu belirtti.

Şahin, “Sizler amfilerimizin kapısından içeri adım attığınız andan itibaren buranın havası, rengi, ruhu değişiyor. Sizler burada sadece ders dinlemiyor; yılların emeğini, yaşanmışlıklarını, bilgeliğini ve o hiç solmayan hayat sevincini bu sıralara taşıyorsunuz” dedi.

Yaşlı bireylerin topluma rehberlik eden yönüne dikkat çeken Şahin, “Gençler hızlı gidebilir ama rotayı bilen yaşlılardır. Sizler bizim pusulamızsınız” ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin öğrenme heyecanının akademisyenler için de motivasyon kaynağı olduğunu dile getiren Şahin, yeni eğitim-öğretim yılının sağlık, yeni keşifler ve dostluklarla geçmesini dileyerek konuşmasını tamamladı.

2016 yılında hayata geçirilen Ege Üniversitesi Üçüncü Yaş Üniversitesi, yeni dönemde de 60 yaş ve üzerindeki bireyleri eğitim ortamında buluşturarak yaşam boyu öğrenme, sosyal katılım ve sağlıklı yaşlanma hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.