DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Depremin üzerinden üç buçuk yıl geçti, niye beklediniz”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Haluk Levent ve Ahbap Derneği hakkında yürütüldüğü belirtilen soruşturmanın zamanlamasını eleştirerek büyük miktarda bağış toplayan kuruluşların erken aşamada denetlenmesi gerektiğini söyledi.

Temmuz 18, 2026 - 08:55
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Depremin üzerinden üç buçuk yıl geçti, niye beklediniz”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Haluk Levent ve Ahbap Derneği hakkında yürütüldüğü aktarılan soruşturmaya ilişkin değerlendirmesinde, iddiaların yargı kararıyla kesinleşmediğini vurgularken kamu kurumlarının denetimde geciktiğini savundu.

TİVİ6’da yayımlanan “Anketler Konuşuyor” programında Tacire Baktaş ve Mehmet Ali Kulat’ın sorularını yanıtlayan Babacan, Ahbap hakkında kamuoyuna yansıyan suçlamaların ciddi olduğunu ancak masumiyet karinesinin korunması gerektiğini söyledi. Babacan, “Tabii iddialar var. Yargı süreci sonuçlanmadan kimseyle ilgili peşin bir kanaat oluşturmamız mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

“BU KADAR BÜYÜK RAKAMLAR VARSA BUGÜNE KADAR NİYE İNCELEMEDİNİZ”

Soruşturmanın zamanlamasına dikkati çeken Babacan, deprem dönemindeki bağışların üzerinden yaklaşık üç buçuk yıl geçtiğini belirterek denetim makamlarının neden daha önce harekete geçmediğini sordu.

Babacan, “Eğer bu kadar büyük rakamlar varsa, bu kadar büyük hadiseler varsa siz bugüne kadar niye bunları incelemediniz? Depremde toplanan paralar deniyor, aradan üç buçuk yıl geçmiş. Üç buçuk yıldır niye bir şey yapmadınız?” dedi.

Büyük meblağların söz konusu olduğu yapılarda denetimin kısa sürede gerçekleştirilebileceğini savunan Babacan, devlet bünyesinde mali hesapları inceleyebilecek yeterli sayıda uzman bulunduğunu kaydetti.

Babacan, “Eğer on milyon, yüz milyon gibi rakamlar varsa Sayıştay’da ve devletin denetim birimlerinde hesap kitaptan anlayan çok insan var. Uzman denetçiler bakarlar, şöyle bir on beş dakika karıştırsınlar, bir sorun var mı yok mu anlarlar.” değerlendirmesinde bulundu.

“YILLARCA DEVAM EDİYOR, SONRA BÜYÜK OPERASYON YAPILIYOR”

Babacan, kamuoyunda tanınan ve büyük miktarda mali kaynağı yöneten kuruluşların faaliyetlerinin düzenli olarak incelenmesi gerektiğini söyledi. Yıllarca denetim yapılmamasının ardından geniş kapsamlı operasyon düzenlenmesini eleştiren Babacan, devletin gerekli bilgilere ulaşabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade etti.

Babacan, “Buradaki sorun şu: Yıllarca devam ediyor, ediyor, ediyor. Ondan sonra büyük operasyon. Peki zamanında niye yapmadınız? Kamuoyunda tanınan, bilinen ve rakamları büyük olan kuruluşların çok erken aşamada denetlenmesi lazım. Hesaplarına bakılması lazım.” diye konuştu.

Denetim kurumlarının bilgiye ulaşamadığı yönündeki gerekçelerin inandırıcı olmadığını savunan Babacan, ekonomi yönetimindeki görev süresine işaret etti.

Babacan, “Bunu ‘Yapamadık, bilemedik, erişemedik’ diye anlatıyorlarsa vallahi külahıma anlatsınlar. Ben bu ülkenin ekonomisini tam on bir yıl boyunca yönettim. Devlet bilir. Yeter ki o niyet olsun.” ifadelerini kullandı.

“MALİ OPERASYONLAR SİYASİ HEDEFLER İÇİN KULLANILMAMALI”

Babacan, denetimde gecikmenin yalnızca idari yetersizlikle açıklanamayabileceğini öne sürerek devlet içerisindeki bazı kişilerle çıkar ilişkisi kurulması ihtimalinin de araştırılması gerektiğini savundu.

Babacan, “Kötü niyetli insanlarla devlet içerisindeki kötü niyetli insanlar arasında arka planda bir işbirliği varsa o zaman iş başka yere gider. Göz yumma, bile bile önünü açık tutup birilerine menfaat sağlama ihtimali ortaya çıkar.” dedi.

Mali soruşturmaların siyasi amaçların aracı hâline getirilmemesi gerektiğini belirten Babacan, “Biraz daha büyüsün de bizim asıl siyasi hedeflerimizle ilgili kişiler de ağa takılsın deniyorsa mesele mali operasyon gibi görünür ancak sonuçta siyasi olarak hedeflenen kişilerle ilgili de işlem yapılır. Bunlar iyi şeyler değil. Hukuk devleti böyle yönetilmez.” değerlendirmesinde bulundu.

Babacan, kamu yönetiminde yolsuzluğa karşı açık ve kararlı bir iradeye ihtiyaç olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşin başındakinin sapasağlam olması lazım. ‘Çalmayacağım, çaldırmayacağım arkadaş’ demesi lazım. ‘Çalanın canına okuyacağım’ demesi lazım. Bu böyle çözülür, başka türlü olmaz.”

İDDİALARIN KESİNLEŞMEDİĞİNİ VURGULADI

Babacan, soruşturmayla ilgili değerlendirmelerinde suçlamaların henüz iddia aşamasında bulunduğunu özellikle vurguladı. Yargı süreci tamamlanmadan Haluk Levent veya diğer şüpheliler hakkında suçluluk değerlendirmesi yapılamayacağını ifade eden Babacan, tartışmanın bir diğer boyutunun kamu denetiminin zamanında işletilip işletilmediği olduğunu söyledi.

Babacan’ın açıklamasında, soruşturmanın içeriğinden bağımsız olarak büyük bağış hareketlerinin gerçekleştiği dernek ve kuruluşların faaliyetlerinin düzenli, şeffaf ve gecikmeden incelenmesi gerektiği öne çıktı.

DEVA Partisi Genel Başkanı, denetimin olaylar büyüdükten sonra geniş kapsamlı operasyonlarla yapılmasının hem kamu kurumlarına hem de yardım kuruluşlarına yönelik güveni zedelediğini savundu.

SORUŞTURMADA GÜNDEME GELEN İDDİALAR

Paylaşılan bilgilere göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütüldüğü belirtilen soruşturma kapsamında Haluk Levent ile dernekle bağlantılı bazı kişiler hakkında işlem yapıldı.

Soruşturma dosyasında Dernekler Kanunu’na muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve örgüt üyeliği suçlamalarının yöneltildiği aktarıldı. Bu suçlamalarla ilgili kesinleşmiş bir mahkeme hükmü bulunmadığı, şüphelilerin suçlamaları reddettiği belirtildi.

Dosyada, Ahbap’ın hesaplarından Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya’nın hesabına yaklaşık 120 milyon lira aktarıldığı ve hesabın Levent tarafından kullanıldığı öne sürüldü. Levent’in ise kişisel banka hesabı kullanmadığını, konser gelirlerinin asistanı adına açılan hesaplarda toplandığını ve bu hesapların kendi bilgisi dâhilinde yönetildiğini söylediği aktarıldı.

Soruşturma kapsamında dernekle bağlantılı bir kişinin hesapları üzerinden 2020-2026 yılları arasında yüksek miktarda bahis işlemi yapıldığı, deprem bağışlarının bazı kişisel hesaplara aktarıldığı ve birtakım gayrimenkul işlemlerinde derneğin mali gücünden yararlanıldığı iddia edildi.

Aramalarda dijital materyaller, nakit para, altın, çek, senet ve çeşitli belgelere el konulduğu ileri sürüldü. Söz konusu bulguların suç oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmeyi devam eden yargı sürecinin belirleyeceği kaydedildi.

HALUK LEVENT SUÇLAMALARI REDDETTİ

Paylaşılan ifade bilgilerine göre Haluk Levent, deprem döneminde Ahbap tarafından yaklaşık 4,3 milyar lira bağış toplandığını ve bu paranın yaklaşık 4 milyar liralık bölümünün aynı yıl içerisinde yardım faaliyetlerinde kullanıldığını söyledi.

Levent, harcamalara ilişkin belgelerin İçişleri Bakanlığı, valilikler ve ilgili kamu kurumlarında bulunduğunu savundu. Kişisel borçları ile Ahbap Derneği’nin mali faaliyetlerinin birbirine karıştırıldığını ileri süren Levent, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

Ahbap yönetimi, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yapılan yardımlar kapsamında çadır, konteyner, gıda, su, okul ve kalıcı konut projelerine kaynak aktarıldığını açıklamıştı. Levent de deprem döneminde kamuoyuna yaptığı açıklamalarda, “Kuruş kuruş hesabını vereceğiz.” demişti.

Buna karşılık derneğin topladığı ve harcadığı bağışların ayrıntılı biçimde kamuoyuna açıklanmadığı yönündeki eleştiriler sonraki yıllarda da devam etti.

NE OLMUŞTU

Sanatçı Haluk Levent, Anadolu Halk ve Barış Platformu adıyla faaliyet gösteren Ahbap’ı 2017 yılında kurdu. Yardım faaliyetleriyle öne çıkan oluşum, 2020 yılında dernek statüsü kazandı.

Ahbap, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yürüttüğü kampanyalarla Türkiye’nin en fazla bağış toplayan sivil toplum kuruluşlarından biri hâline geldi. Paylaşılan farklı rakamlara göre deprem döneminde yaklaşık 3 milyar lira ile 4,36 milyar lira arasında bağış toplandı.

Dernek, toplanan kaynaklarla deprem bölgesine çadır, konteyner, gıda, içme suyu ve sağlık malzemesi gönderildiğini, okul ve kalıcı konut projelerinin desteklendiğini duyurdu. Ahbap’ın çalışmaları geniş bir kesimden destek görürken bağışların kullanımına ilişkin daha ayrıntılı ve kamuoyuna açık mali rapor yayımlanması yönünde eleştiriler de gündeme geldi.

Haziran 2026’da Haluk Levent’in daha önce düzenlediği karşılıksız çekler nedeniyle yaklaşık 70 milyon lira adli para cezasına çarptırıldığı ve hakkında çek düzenleme yasağı getirildiği aktarıldı.

Levent, 3 Temmuz 2026’da yaptığı sosyal medya yayınında sağlık sorunları ve yoğun stres nedeniyle Ahbap Genel Başkanlığı görevini bırakmayı düşündüğünü söyledi. Devam eden projeleri tamamlamak istediğini belirten Levent, deprem döneminde toplanan yaklaşık 4,36 milyar liralık bağışın büyük bölümünün aynı yıl içinde harcandığını açıkladı.

Paylaşılan bilgilere göre soruşturma kapsamında 12 Temmuz 2026’da düzenlenen operasyonda Haluk Levent Bursa’da gözaltına alındı. Aynı dosya kapsamında çok sayıda kişi hakkında gözaltı kararı verildiği belirtildi.

Levent’in yurt dışına çıkmaya hazırlandığı yönünde iddialar ortaya atıldı. Levent’in avukatları ve yakın çevresi ise suçlamaların gerçeği yansıtmadığını ve soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerektiğini savundu.

Gözaltı işlemlerinin ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. Paylaşılan bilgilere göre 16 Temmuz 2026 itibarıyla Haluk Levent’in de aralarında bulunduğu 14 kişi hakkında tutuklama kararı verildi, 11 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Soruşturmanın sürdüğü, Haluk Levent ile diğer şüpheliler hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı bildirildi. Babacan da açıklamasında bu duruma işaret ederek hem masumiyet karinesinin korunmasını hem de kamu kurumlarının büyük mali hareketleri zamanında denetlemesini istedi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI