DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Seçmen iradesi bin bir yolla devre dışı bırakılıyor”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Üsküdar Belediyesi’ndeki başkan vekilliği seçimini ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’nın tahliyesini değerlendirdi. Ekmen, Üsküdar’da seçmen iradesine müdahale edildiğini savunurken Mızraklı’nın tahliyesini “gecikmiş bir tahliye” olarak nitelendirdi ve Selahattin Demirtaş’ın da tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.

Eylül 9, 2026 - 15:06
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Seçmen iradesi bin bir yolla devre dışı bırakılıyor”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, İlke TV’de Kemal Avcı’nın sunduğu Ankara Zamanı programında, Üsküdar Belediyesi’nde dört tur süren başkan vekilliği seçimini ve yaklaşık 7 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’nın durumunu değerlendirdi.

Ekmen, Üsküdar Belediyesi’ndeki başkan vekilliği seçimini AK Partili Dündar Ziya Gültekin’in kazanmasına ilişkin değerlendirmesinde, yaşananları seçmen iradesine müdahale olarak nitelendirdi. Mızraklı’nın tahliyesinin ise gecikmiş olduğunu belirten Ekmen, Selahattin Demirtaş için de tahliye çağrısında bulundu.

“Başkalarının hakkını türlü hilelerle gasp eder hale geldik”

Üsküdar Belediyesi’nde yaşanan başkan vekilliği seçimine ilişkin konuşan Ekmen, “Büyük bir utanç verici olay yaşadık. Biz çocukken mahallede yaşça bizden büyük olanlar ya da gücü yetenler, kazanana kadar oyunu sürdürürlerdi. İster gazoz kapağıyla oynayalım, isterse yazı tura, hatta maç yapalım kazanıncaya kadar oyun sürerdi ve kaybetmek mevzu bahis değildi.” ifadelerini kullandı.

Toplumsal değerler üzerinden değerlendirmesini sürdüren Ekmen, “Eskiden insanlar yerde para görse etrafına bakınır, sahibini bulmaya çalışırdı. Bulamazsa oraya en yakın simetrik duvarın briket arasına sıkıştırırdı. Yerde gördüğü paraya tenezzül etmeyen bir kültürden, başkasına ait, başkasının cebindeki bir hakkı bin bir türlü hile ve zorbalıkla almaya tevessül eden bir yere geldik.” dedi.

“Transfer edemezsen oyunu transfer et, onu da yapamıyorsan tutukla”

Yaşanan tartışmaların yalnızca Üsküdar Belediyesi ile sınırlı olmadığını savunan Ekmen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere farklı belediyelerde de benzer süreçlerin gündeme geldiğini belirtti.

Ekmen, “Sadece Üsküdar Belediyesi değil, İBB için de konuşuluyor. Birçok yerde de bu söz konusu: Adam transferi. Kişi transfer edilemiyorsa oyunun transferi yapılıyor, o da olmuyorsa tutuklanıyor. Geçmişte de aslında tutuklama yönüyle belediye meclisindeki karar mekanizmalarına müdahale edildiğini biliyorduk. Bu olayları, kayyımlar bu kadar adet olmadan önce yaşadık.” diye konuştu.

Milletvekili transferleri üzerinden de seçmen iradesine dikkati çeken Ekmen, “Bir milletvekili 90 bin oyla seçiliyor. Muhalefet olarak 90 bin oy alan bir kişiden bir milletvekili iktidar saflarına geçtiğinde acaba hiçbirinin mi ‘hakkım sana helal olmasın’ diyeceğinden endişe etmiyor? Üsküdar seçmeninin hakkına el koyma var. Seçmende nasıl bir duygu yaratır bu?” ifadelerini kullandı.

Merhum yazar Alev Alatlı’nın “Her yasal olan meşru değildir” sözünü hatırlatan Ekmen, geçmişte farklı belediyelerdeki seçim süreçlerinde de tartışmalar yaşandığını belirtti.

Ekmen, “Daha önce Bayrampaşa'da ve İzmir'de, seçim günü hileli yollara başvuruldu. Hatta idari yargı yoluyla amaçlarına ulaştılar. Yani o günkü oylamada amaçlarına ulaşamadılar; oylamayla halledemediler, yargı yoluyla hallettiler.” dedi.

“Muhalefet seçmeni sandıktan uzaklaştırılmamalı”

Yaşanan gelişmelerin seçmen üzerinde moral bozukluğu oluşturduğunu söyleyen Ekmen, muhalefet seçmenine sandığa gitme iradesini koruma çağrısında bulundu.

Ekmen, “Seçmen moralini bozmasın. Seçmenin canının sıkıldığını görüyoruz. Şöyle düşünüyorlar: Oy veriyoruz, transfer ediyor, transfer edemiyor, tutukluyor, koltuklar el değiştiriyor. Ve bu aslında muhalefet seçmenini sandıktan uzaklaşan bir hal üretiyor.” ifadelerini kullandı.

Seçmenlerin oylarına ve haklarına sahip çıkması gerektiğini belirten Ekmen, “O nedenle muhalefet seçmenine oylarına, haklarına sahip çıkmalarını ve bu yaşanan Zübükzadelere bakarak sandığa gitme iradesinden uzaklaşmamalarını tavsiye ediyorum.” açıklamasında bulundu.

“Bihakkın tahliye dediğimiz şey gerçekleşmiş oldu”

Ekmen, aynı gün tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı hakkındaki değerlendirmesinde ise tahliyenin geciktiğini savundu.

Ekmen, “Selçuk Mızraklı’nın tahliyesi gecikmiş bir tahliye ama her şeye rağmen bu kaotik ortamda umutları besleyen, tazeleyen bir tahliye oldu. Cezaevindeyken kendisini zaman zaman ziyaret etme imkânı bulmuştum. Çok diri, ülkenin meselelerine hepimizden daha çok kafa yoran, karşılaştırmalı olarak gelişmeleri takip eden ve yorumlayan bir siyasetçi kimliği vardı.” dedi.

Mızraklı’nın cezaevinde kaldığı süreye ilişkin de konuşan Ekmen, “Bihakkın tahliye diye bir kavram var hukukta. Yatması gereken sürenin tamamını yatırılarak çıkartılmış oldu. 2025'in sonundan itibaren denetimli serbestlik kapsamında erken tahliye imkânından faydalanmak istemişti.” ifadelerini kullandı.

Ekmen, Mızraklı’nın daha önce yaptığı tahliye başvurularına ilişkin, “Ancak bu süreç, tartışmaları, hatta Devlet Bahçeli'nin, koğuş arkadaşı Selahattin Demirtaş'a yönelik açık desteğine rağmen Selçuk Hoca'nın tahliyesi iki kere Cezaevi İdari Gözlem Kurulu tarafından reddedildi. Bu kez artık çıkartılmak zorundaydı. Süreç içerisindeki o retleri de eleştirmiştik.” diye konuştu.

“Darısı koğuş arkadaşının başına”

Mızraklı’nın tahliyesinin ardından Selahattin Demirtaş’ın durumunu da değerlendiren Ekmen, “Darısı koğuş arkadaşının başına diyoruz. İnşallah Selahattin Demirtaş da Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları mucibince, bir an önce tahliye edilir.” dedi.

Ekmen, Selahattin Demirtaş, Selçuk Mızraklı ve benzer durumda bulunan kişilerin özel bir yasal düzenlemeye başvurmadan hukuki süreçler kapsamında tahliye edilmeleri gerektiğini savundu.

Ekmen, “Selahattin Demirtaş, Selçuk Mızraklı ve arkadaşları, benzer durumda olan çok sayıda kişi, bu yasaya tabi olmadan hukuki bir gereklilikle tahliye edilmeliler. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, örgüt üyeleri için özel bir düzenleme. Yasa’ya başvuru şartı var ve başvurmakla hukuken değilse bile siyaseten bir çelişkinin içine düşülüyor.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu durumun gerekçesini açıklayan Ekmen, “Çünkü bütün yargılamalarda ve savunmalarda örgüt üyeliği reddediliyor, kişi kendi siyasi eylemlerini karar bütünlüğü içerisinde verdiğini savunmuş. Ancak şimdi örgüt üyeleri için çıkartılmış bir yasadan faydalanmak ve başvurmak zorunda bırakılıyorsunuz.” dedi.

Düzenlemenin tahliyelerle ilgili bölümünün yürürlüğe girmesine ilişkin değerlendirmede de bulunan Ekmen, “Bu Yasa’nın tahliyelerle ilgili kısmının yürürlüğe girmesi için ortalama 3 ay kadar bir zaman kaldığını öngörebiliriz. İnşallah bu 3 ay içerisinde Selahattin Demirtaş da tahliye edilerek, Yasa’dan faydalanmak için başvuru yapmak zorunda bırakılmaz.” diye konuştu.

Ekmen, “Selahattin Demirtaş Bey’i de bir an önce ailesinin yanında ve tabii ki sokakta toplumun yanında görmek gerekir.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI