DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “AK Parti’yi de sarsan bir dolandırıcılık bu”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, fon krizinin AK Parti seçmeninde ve parti içindeki dengelerde yarattığı etkileri değerlendirdi. Yüz binlerce kişinin doğrudan mağduriyet yaşadığını belirten Ekmen, “Dolandırıcılığa karışan herkes deşifre edilip, yargıya teslim edilmeli ve suçluların mal varlığına el konulmalı.” dedi. Ekmen, muhalefetin kriz karşısında kullanacağı siyasi dile dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak SPK, BDDK ve BİST yönetimlerinin sorumluluğunun araştırılmasını istedi.

Ekim 15, 2026 - 12:47
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “AK Parti’yi de sarsan bir dolandırıcılık bu”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Yeni Yol Partisi Grup Başkanı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Artı Gerçek YouTube kanalında gündemdeki fon krizine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaşananların önceki yolsuzluk iddialarından farklı olarak geniş bir seçmen kitlesini doğrudan etkilediğini belirten Ekmen, krizin AK Parti içerisindeki yansımalarına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın olası yaklaşımına ve muhalefetin izlemesi gereken siyasi stratejiye ilişkin değerlendirmeler yaptı.

Ekmen, “AK Parti’yi de sarsan bir dolandırıcılık bu.” değerlendirmesinde bulunurken, sorumluların yargı önüne çıkarılması ve finansal denetim sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

“Bu Kez 600 Bin Kişi Doğrudan, 6,5 Milyon Kişi Dolaylı Etkilendi”

Programda sunucunun “AK Parti seçmen kitlesi fon krizinden nasıl etkilendi?” sorusunu yanıtlayan Ekmen, seçmen davranışlarının geçmişte yaşanan yolsuzluk iddialarından farklı değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Ekmen, “Türk seçmen davranışını, AK Parti seçmeninin psikolojisini ve Sayın Erdoğan’ın 25 yıllık siyasetini birlikte değerlendirmek gerekiyor.” diyerek şu ifadeleri kullandı:

“Önceki yolsuzluk iddiaları birkaç kişiyle sınırlıydı ve bütçeden doğrudan elde edilen bir imtiyaz ve rant alanını kapsıyordu. Bizim insanımız gariptir; bütçeden eksilen parayı kendisinden eksilmiş gibi görmüyor. Ama bu kez 600 bin kişinin doğrudan, 6,5 milyon kişinin dolaylı etkilendiği bir eksilme hali var. Bir vatandaş bana ekran fotoğrafını göndermiş; 1 milyonluk borsa portföyü, 800 bine düşmüş.”

“Reisin Yükünü Alacaklarına Reise Yük Bindiren İnsanlar”

Fon kriziyle bağlantılı olarak adı geçen kişilerin AK Parti içerisindeki konumlarına da değinen Ekmen, parti tabanında eski ve yeni kadrolar arasında bir ayrım yapıldığını savundu.

Ekmen, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:

“İkinci mevzu olarak, adı geçen hemen hemen herkes son nesil AK Partililer. Deyim yerindeyse bazı AK Partililere göre ‘AKP’liler’. AK Partililerin çoğunluğu ‘Biz sağlam ve dürüst reisçiyiz, bunlar sonradan bala üşüşen sinekler. Onlar AKP’liler ve reisin yükünü alacaklarına reise yük bindiren insanlar’ diyorlar.”

Söz konusu isimlerin siyasi sistem içerisindeki yükselişlerine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Ekmen, “Doğrusu ismi geçenlerin neredeyse hepsi Gezi Parkı olayından ve başkanlık sisteminden sonra Erdoğan’ın ruh halinden istifade ederek sisteme giren insanlar. Bu açıdan da bir ayrım var.” ifadelerini kullandı.

“Bu Mesele Cumhurbaşkanı’na Anlatıldığı Gibi Değil”

Fon krizinin iktidara yakın medya çevrelerinde de tartışıldığını belirten Ekmen, bazı gazeteci ve yazarların sorumluların ortaya çıkarılması konusunda ısrarlı yayınlar yaptığını söyledi.

Ekmen, “Üçüncü olarak; başta Yeni Şafak Gazetesi çevresi, Aydın Ünal ve arkadaşları olmak üzere Abdulkadir Selvi gibi insanların sorumluları deşifre eden ve neden hesap sorulmadığı hakkında ısrarlı yazıları var.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yakın isimlerin de konuyu farklı yönleriyle aktardığını öne süren Ekmen, şöyle devam etti:

“Ve yine Sayın Erdoğan’a çok yakın insanların kendisine ‘Bu mesele size anlatıldığı gibi değil, bu yönleri de var’ dediklerini biliyoruz. O kişilerin de seçmen baskısını ve AK Parti içi dinamikleri diri tutmaya çalıştığını varsayabiliriz. Bunun da emareleri var.”

“Bir Süre Sonra ‘Tamah Ettiniz, Açgözlülük Yaptınız’ Diyebilir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmiş ekonomik krizler karşısındaki siyasi tutumunu hatırlatan Ekmen, 2001 yılında İslami çevrelerin kurduğu holdinglerle ilgili yaşanan mağduriyetlere dikkat çekti.

Ekmen, o dönemde Erdoğan'ın kullandığı ifadelerin mevcut fon krizinde de gündeme gelebileceğini belirterek şunları söyledi:

“AK Parti ilk kurulduğunda İslami çevrelerin kurduğu holdinglerin yarattığı bir mağduriyet vardı. Sayın Erdoğan o zaman o krizi yönetti. Hatta bir konuşmasında, sıkışınca önce herkes %5 kâr verirken siz %30 kâra niye tamah ettiniz diye bir sorgulaması, sonra da ‘Peki kardeşim, bana mı sordunuz?’ diye bir söylemi olmuştu. Bu konuşma 2001 yılında yapılmış.”

Ekmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın benzer bir söyleme yönelebileceğini ifade ederek, “Dolayısıyla bir süre sonra Sayın Cumhurbaşkanı’nın dilinde ‘Tamah ettiniz, açgözlülük yaptınız’ ve ‘Bana mı sordunuz?’ cümlelerini görebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Muhalefetin Diline, Kurgusuna ve Nereye Atış Yaptığına Dikkat Etmesi Gerekir”

Fon krizinin siyasi sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde 6 Şubat depremleri sonrasında yaşanan gelişmeleri örnek gösteren Ekmen, toplumsal tepkilerin zaman içerisinde farklı yönlere evrilebileceğini söyledi.

Ekmen, deprem sonrasında yaşanan siyasi tartışmaları hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Deprem olayında olduğu gibi, ilk altı ay depremzede ailelerin feryat figanı duyuldu ancak sonra ‘AK Parti şehirleri sıfırdan inşa etti.’ söylemleri oldu. Muhalefet milletvekilinden Murat Kurum’a ‘Sıfırdan şehrimizi inşa ettiniz.’ diye teşekkür ediliyordu. Oysa şehirleri yıkan, şehirleri depremin altında bırakan anlayıştı bu.”

Mağduriyet yaşayan vatandaşların ilerleyen süreçte iktidara yönelik tutumlarının değişebileceğini savunan Ekmen, “Bir süre sonra ‘Biz alacağımızı aldık, Allah razı olsun.’ diyen insanlarla da karşılaşabiliriz. Muhalefetin diline, kurgusuna, nereye atış yaptığına çok dikkat etmesi gerekir.” dedi.

“Siyaset, Bürokrasi ve İş Dünyasından Oluşan Bir Şebeke”

Fon krizinin yalnızca bireysel dolandırıcılık iddiaları çerçevesinde ele alınamayacağını savunan Ekmen, siyasi ve bürokratik bağlantıların da araştırılması gerektiğini belirtti.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın da konuyla ilgili değerlendirmelerine değinen Ekmen, şu açıklamayı yaptı:

“DEVA Partisi ve Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan bu dolandırıcılığın sistematik bir şekilde siyaset, bürokrasi, iş dünyası şebekesinden oluştuğunu, sistemin reforme edilmeyip, SPK-BDDK-BİST gibi sorumlular görevden alınıp hesap vermedikçe çözümün mümkün olmayacağını anlatıyoruz.”

“Dolandırıcılığa Karışan Herkes Yargıya Teslim Edilmeli”

Fon krizine ilişkin sorumlulukların ortaya çıkarılması gerektiğini vurgulayan Ekmen, finansal piyasalarda denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve suç işlediği tespit edilen kişilere yönelik hukuki işlemlerin uygulanması çağrısında bulundu.

Ekmen, “Dolandırıcılığa karışan herkes deşifre edilip, yargıya teslim edilmeli ve suçluların mal varlığına el konulmalı.” ifadelerini kullandı.

“Yolsuzlukla Mücadele ve Siyasi Etik Yasası Çıkarılmalı”

Benzer olayların yeniden yaşanmaması için yalnızca mevcut iddiaların soruşturulmasının yeterli olmayacağını belirten Ekmen, kapsamlı yasal ve kurumsal düzenlemeler yapılmasını istedi.

Ekmen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Böyle bir olayın bir daha yaşanmaması için yolsuzlukla mücadele, siyasi etik yasası, kamu rantlarının kayıt altına alınması ve kamu ihale kanunun çıkartılması lazım.”

Ekmen'in fon krizinin AK Parti seçmeni üzerindeki etkileri, siyasi sorumluluklar ve finansal denetim mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerinin tamamı, Artı Gerçek YouTube kanalında yayımlanan programda yer aldı.