DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Temmuz’da bütçe açığı 16 katına çıktı, faize 7 ayda 1,8 trilyon lira ödendi”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerini değerlendirdi. Temmuz ayında bütçe açığının geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık 16 katına çıktığını belirten Karal, yılın ilk 7 ayında faiz giderlerinin 1 trilyon 791 milyar liraya ulaştığını söyledi.

Ağustos 18, 2026 - 11:10
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Temmuz’da bütçe açığı 16 katına çıktı, faize 7 ayda 1,8 trilyon lira ödendi”


DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan Temmuz ayı merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karal, Temmuz ayında bütçe açığının geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık 16 kat artarak 378,1 milyar liraya yükseldiğini, yılın ilk 7 ayında ise faiz ödemelerinin 1 trilyon 791 milyar liraya ulaştığını belirtti.

“Millet kemer sıkıyor, bütçe faiz ödüyor”

Faiz ödemelerinin bütçe üzerindeki yüküne dikkati çeken Karal, vatandaşlara yönelik harcamalarda tasarruf ve bütçe imkânlarının gerekçe gösterildiğini savundu.

Karal, “Vatandaşa gelince tasarruf, emekliye gelince kaynak yok, çiftçiye gelince bütçe imkânları sınırlı deniliyor. Ama faize gelince musluk sonuna kadar açılıyor. Sadece 7 ayda 1,8 trilyon liraya yakın para faize ödendi. Bu, ortalama her gün 8,4 milyar, her saat 352 milyon, her dakika 5,9 milyon, her saniye ise yaklaşık 98 bin liranın faize gitmesi demektir. Millet kemer sıkıyor, bütçe faiz ödüyor.” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine değinen Karal, merkezi yönetim bütçesinin 2025 yılı Temmuz ayında 23,9 milyar lira açık verdiğini, bu yılın aynı ayında ise açığın 378,1 milyar liraya yükseldiğini kaydetti. Karal, Temmuz ayında bütçe giderlerinin geçen yılın aynı ayına göre yüzde 59,8 arttığını, bütçe gelirlerindeki artışın ise yüzde 28,8 seviyesinde kaldığını aktardı.

“Gelir yüzde 29 arttı, gider yüzde 60”

Gelir ve giderlerdeki artış oranları arasındaki farkı değerlendiren Karal, bütçedeki bozulmanın yalnızca açık rakamıyla sınırlı olmadığını savundu.

Karal, “Bir yılda geliriniz yüzde 28,8 artarken gideriniz yüzde 59,8 artıyorsa burada ciddi bir sorun var demektir. Temmuz ayında devletin kasasına 1 trilyon 412 milyar lira girmiş, kasadan 1 trilyon 790 milyar lira çıkmış. Bir ayda 378 milyar liralık açık oluşmuş. Geçen yıl aynı ayda 24 milyar liraya yakın olan açık bugün 378 milyar liraya ulaşmış. Yani bütçe açığı bir yılda yaklaşık 16 katına çıkmış. Bu rakamlar mali disiplin söylemleriyle örtüşmüyor. Bu nasıl bütçe yönetimi? 7 ayda bu kadar açık akıl mantık işi mi?” ifadelerini kullandı.

“Bir ayda 327 milyar liraya yakın faiz ödediler”

Temmuz ayındaki toplam bütçe giderlerinin dağılımına da değinen Karal, 1 trilyon 790,5 milyar liralık giderin 326,8 milyar lirasının faiz ödemelerinden oluştuğunu belirtti.

Geçen yılın aynı ayında yaklaşık 134,6 milyar lira olan faiz giderinin bu yıl yaklaşık yüzde 143 arttığını ifade eden Karal, “Temmuz ayında faiz faturası bir yılda 2,4 katına çıktı. Bir ayda 327 milyar liraya yakın faiz ödemek, ekonominin nasıl bir faiz yükünün altına sokulduğunu açıkça gösteriyor.” diye konuştu.

Karal, faiz dışı dengedeki bozulmaya da işaret ederek bütçenin gelir ve giderleri arasındaki makasın giderek açıldığını söyledi.

“7 ayda 1 trilyon 791 milyar lira faiz”

Yılın ilk 7 aylık bütçe gerçekleşmelerini de değerlendiren Karal, Ocak-Temmuz döneminde bütçe giderlerinin 10 trilyon 520,7 milyar liraya, bütçe gelirlerinin 9 trilyon 199,7 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Karal, aynı dönemde toplam bütçe açığının 1 trilyon 320,9 milyar lira, faiz giderlerinin ise 1 trilyon 791 milyar lira olarak gerçekleştiğini aktardı.

Karal, “Daha yılın 7 ayında 1 trilyon 791 milyar lirayı faize ödedik. Bu para fabrikaya, üretime, tarıma, eğitime, sağlığa, gençlerin istihdamına ve vatandaşın refahına yönlendirilebilecek devasa bir kaynaktır. Ama yanlış ekonomi politikalarının faturası olarak faiz ödemelerine gidiyor.” dedi.

Emekli, asgari ücretli, çiftçi, esnaf ve dar gelirlilere yönelik ekonomi politikalarını da eleştiren Karal, şöyle devam etti:

“Emekliye ‘kaynak yok’ diyorlar, asgari ücretliye ‘bütçe dengesi’ diyorlar, çiftçiye kanunun emrettiği desteği vermiyorlar, esnafa ve dar gelirliye sabır tavsiye ediyorlar. Ama faize 7 ayda 1,8 trilyon liraya yakın kaynak bulabiliyorlar. Faize ödenen her kuruş üretimden, yatırımdan, istihdamdan ve milletimizin refahından eksilen bir liradır.”

Türkiye'nin daha fazla faiz ödeyen bir ekonomi yerine güven veren, üretim ve yatırımı destekleyen bir ekonomik yapıya ihtiyaç duyduğunu ifade eden Karal, “Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla faiz ödeyen bir ekonomi değil güven veren, üreten, yatırım çeken, istihdam oluşturan bir ekonomidir. Bunun yolu da ehliyet ve liyakatten, hukukun üstünlüğünden, öngörülebilirlikten ve doğru ekonomi politikalarından geçmektedir. Kamu kaynakları milletin emanetidir. Bu emaneti faiz sarmalına teslim etmek yerine milletin refahı için kullanmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI