DEVA PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ELİF ESEN: “BİR VALİNİN BİSİKLET KIYAFETİNİ GÖREN DEVLET DİĞER VALİNİN KİRLİ NÜFUZUNU NEDEN GÖRMEDİ”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, Gülistan Doku soruşturmasında gündeme gelen yeni iddiaların kamu gücünün delilleri karartmak amacıyla kullanılmış olabileceğine işaret ettiğini belirterek İçişleri ve Adalet bakanlıklarını açıklama yapmaya çağırdı. Esen, soruşturmadaki ihmal iddialarının aydınlatılması ve kamu görevlilerinin sorumluluğunun ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun altı yılı aşkın süredir kayıp olduğunu hatırlatarak, soruşturmada ortaya çıkan yeni iddiaların yalnızca bir cinayet şüphesini değil, kamu gücünün delilleri karartmak amacıyla kullanılmış olabileceği yönündeki iddiaları da gündeme taşıdığını söyledi. Esen, İçişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığını kamuoyuna açıklama yapmaya çağırdı.
“Soruşturmadaki İddialar Büyük Bir Ciddiyet Taşıyor”
Henüz kesinleşmiş bir yargı hükmü bulunmadığını vurgulayan Esen, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, eşi Handan Sonel ve oğulları Mustafa Türkay Sonel’in soruşturma kapsamında tutuklu bulunduğunu belirtti. Esen, “Gülistan’ın ailesi tarafından çıkarılan yedek SIM kartın adli makamlara bildirilmeden eski bir polise gönderildiği; telefon ve sosyal medya verilerine, hastane kayıtlarına ve kamera görüntülerine müdahale edildiği ileri sürülüyor. Aramaların baraj gölüne yönlendirilerek soruşturmanın yıllarca yanlış hatta tutulduğu iddia ediliyor. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı ise Gülistan’ın cansız bedeninin organize biçimde gömülmüş veya yok edilmiş olabileceğine ilişkin önemli tespitlere ulaşıldığını açıkladı.” ifadelerini kullandı.
“Bu İlişki Ağı Altı Yıl Boyunca Nasıl Fark Edilmedi?”
İddiaların vali korumasından polislere, sağlık çalışanlarından bilişim görevlilerine kadar uzanan geniş bir ilişki ağına işaret ettiğini dile getiren Esen, “Bir vali böylesine geniş bir kamu gücü ağının merkezindeyse bu nüfuz altı yıl boyunca nasıl fark edilmedi? 2020’den bu yana görev yapan İçişleri ve Adalet bakanları, bugünkü savcıların ulaştığı bilgilere neden ulaşamadı? Dosyayı derinleştirmeyen savcılar ile denetim görevini yerine getirmeyen kamu yöneticileri hakkında işlem yapılacak mı? Bu karanlığın siyasi ve idari sorumluluğunu kim üstlenecek?” diye konuştu.
“Makam Gücü Denetlenmediğinde Bedelini Yurttaş Ödüyor”
Kahramanmaraş’taki okul saldırısına ilişkin iddiaları da değerlendiren Esen, saldırganın emniyet müdürü olan babasının, oğlunun çantasını kontrol eden okul yöneticisinin tayininde etkili olduğu yönündeki iddiaların araştırılması gerektiğini belirtti. Esen, “Çocuğu denetlemeye çalışan bir eğitimci nüfuz kullanılarak sistemden uzaklaştırıldıysa belki de önlenebilir bir katliamın önü açılmıştır. Bu örnekler bize aynı gerçeği gösteriyor: Makam gücü denetlenmediğinde bedelini yurttaş, kadınlar ve çocuklar ödüyor.” ifadelerini kullandı.
“Kıyafeti Gören Devlet, Nüfuzu Neden Görmüyor?”
Esen, Ardahan’da bisiklet festivallerine katılan Vali Mehmet Fatih Çiçekli’nin spor kıyafeti nedeniyle görevden alınmasının kamuoyunda tartışıldığını hatırlatarak, “Türkiye’nin üzeri örtülen büyük meselesi budur: Üst düzey idari ve emniyet görevlileri ağır iddialarla zan altında kalırken denetim mekanizması yıllarca işlemiyor; buna karşılık bir valinin bisiklet kıyafeti devletin dikkatinden kaçmıyor. Kıyafeti gören devlet, nüfuzu neden görmüyor? Türkiye’ye yakışan, makamı ve görüntüyü değil; hukuku, adaleti ve yurttaşın yaşam hakkını korumaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI