DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: “Bir isim benzerliği, on gün hapis: Sorumlular hakkında ne yapıldı?”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, Antalya’da isim benzerliği nedeniyle 10 gün cezaevinde tutulan Ali Süslü’nün yaşadığı mağduriyeti TBMM gündemine taşıdı. İçişleri ve Adalet bakanlıklarına iki ayrı yazılı soru önergesi sunan Esen, kimlik kontrolünden tahliye sürecine kadar yaşanan ihmallerin araştırılmasını, sorumluların belirlenmesini ve mağduriyetin giderilmesini istedi.

Ekim 13, 2026 - 10:33
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: “Bir isim benzerliği, on gün hapis: Sorumlular hakkında ne yapıldı?”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, Antalya’da isim benzerliği nedeniyle yanlışlıkla cezaevine gönderilen ve 10 gün boyunca özgürlüğünden mahrum bırakılan Ali Süslü’nün yaşadıklarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Sosyal medya hesabından yayımladığı video ile olayın ayrıntılarına dikkat çeken Esen, İçişleri ve Adalet bakanlıklarına iki ayrı yazılı soru önergesi vererek ihmallerin araştırılmasını ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep etti.

13 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Ali Süslü’nün avukatıyla görüştüklerini belirten Esen, yaşananların yalnızca bireysel bir mağduriyet olarak değerlendirilemeyeceğini, benzer bir durumun her vatandaşın başına gelebileceği endişesini doğurduğunu ifade etti.

“Kimlik Kontrolünde İhmal Zinciri”

DEVA Partili Esen, Ali Süslü’nün imza vermek üzere çağrıldığı karakolda isim benzerliği nedeniyle gözaltına alındığını ve yanlış kişi olduğunu defalarca belirtmesine rağmen itirazlarının dikkate alınmadığını aktardı.

Süslü’nün avukatından edindikleri bilgilere değinen Esen, kolluk birimlerinde başlayan ihmallerin adli süreçte de devam ettiğini belirtti. Savcılık aşamasında kimliğin yeniden doğrulanmadığını, polis tarafından hazırlanan evrak üzerinden işlem yapıldığını ifade etti.

Esen, kimlik bilgilerinin yeterince incelenmemesi nedeniyle bir vatandaşın özgürlüğünden mahrum bırakılmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayarak sürecin bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini kaydetti.

“Ameliyat Sonrası Cezaevine Gönderildi, İki Kez Hastaneye Kaldırıldı”

Ali Süslü’nün yaşadığı sağlık sorunlarına da dikkat çeken Esen, Süslü’nün ameliyat sonrası iyileşme döneminde cezaevine gönderildiğini belirtti.

Süslü’nün cezaevinde bulunduğu süre içerisinde iki kez ambulansla acil servise götürüldüğünü aktaran Esen, cezaevindeki can güvenliğine ilişkin ciddi iddiaların da kendilerine iletildiğini açıkladı.

Esen, yaşanan mağduriyetin yalnızca 10 günlük hapis süresiyle sınırlı kalmadığını, Ali Süslü’nün cezaevinde bulunduğu dönemde işlerini de kaybettiğini ifade etti.

“Sorumlular Hakkında Hangi İşlemler Yapıldı?”

İstanbul Milletvekili Elif Esen, İçişleri Bakanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde, Ali Süslü’nün yanlış kişi olduğunun tespit edilememesinde sorumluluğu bulunan kolluk görevlileri ile denetim yükümlülüğü taşıyan amirlerin durumunu gündeme getirdi.

Esen, ilgili görevliler hakkında idari veya disiplin soruşturması başlatılıp başlatılmadığının açıklanmasını isteyerek ihmallerin hangi aşamalarda meydana geldiğinin belirlenmesini talep etti.

Adalet Bakanlığına yönelttiği diğer soru önergesinde ise savcılık işlemlerinden cezaevine kabul ve tahliye aşamasına kadar bütün sürecin incelenmesini istedi.

Esen, savcılık aşamasındaki olası ihmaller nedeniyle Hâkimler ve Savcılar Kuruluna bildirim yapılıp yapılmadığını ve Ali Süslü’nün suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmanın hangi aşamada bulunduğunu sordu.

“Kimliği Kim Kontrol Etti? İtirazlarını Kim Değerlendirdi?”

Sosyal medya hesabından yayımladığı videoda İçişleri ve Adalet bakanlıklarına doğrudan sorular yönelten DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen, olayın bütün sorumlularıyla birlikte açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Esen, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Kimliği kim kontrol etti? İtirazlarını kim değerlendirdi? Yanlış kişi olduğu anlaşıldığında neden hemen serbest bırakılmadı? Bu süreçte sorumluluğu bulunanlar hakkında ne yapıldı?”

Kimlik tespitinden adli işlemlere kadar uzanan süreçte ortaya çıkan ihmallerin araştırılması gerektiğini belirten Esen, sorumlulukların belirlenmesinin benzer mağduriyetlerin önlenmesi açısından önem taşıdığını ifade etti.

“Bir Vatandaşın Kaybettiği Günler ‘Pardon’ Denilerek Geçiştirilebilir mi?”

Ali Süslü’nün yaşadığı mağduriyetin insan hayatı üzerindeki etkilerine dikkat çeken Esen, özgürlükten yoksun bırakılmanın yanı sıra sağlık sorunları ve ekonomik kayıpların da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Esen, “Bir vatandaşın kaybettiği günler, bozulan sağlığı ve sarsılan hayatı ‘pardon’ denilerek geçiştirilebilir mi?” sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi.

Sorumluların belirlenmesini ve Ali Süslü’nün uğradığı zararların giderilmesini isteyen Esen, benzer ihmallerin tekrarlanmaması için gerekli tedbirlerin alınması çağrısında bulundu.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, vatandaşların kimlik karışıklığı veya idari ihmaller nedeniyle özgürlüklerini kaybetme endişesi taşımadan yaşayabilmesi gerektiğini belirterek liyakate dayalı, denetlenebilir ve güven veren bir sistemin oluşturulmasının önemini vurguladı.

Esen'in açıklamasına ilişkin video görüntülerine ulaşılabiliyor.