DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin: “İnsanların emeğini, birikimini, geleceğini bu kadar sahipsiz bırakamazsınız”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, yatırım fonlarında yaşanan ödeme güçlükleri, tasfiye kararları ve temerrütleri gündeme taşıdı. Küçük yatırımcıların kendi birikimlerine ulaşmakta güçlük çektiğini belirten Şahin, denetim mekanizmalarının işleyişinin açıklığa kavuşturulmasını ve yatırımcılara ödeme takvimi konusunda somut bilgi verilmesini istedi.

Eylül 19, 2026 - 17:30
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin: “İnsanların emeğini, birikimini, geleceğini bu kadar sahipsiz bırakamazsınız”


DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, yatırım fonlarında yaşanan ödeme güçlükleri, tasfiye kararları, temerrütler ve küçük yatırımcıların karşı karşıya kaldığı likidite sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşların birikimlerini değerlendirmek amacıyla yatırım fonlarına yöneldiğini belirten Şahin, yatırımcıların kendi paralarına ulaşamamasına tepki gösterdi.

Şahin, yatırım fonlarında ortaya çıkan sorunların denetim boyutunun araştırılması gerektiğini ifade ederken, Hazine ve Maliye yönetiminin konuya ilişkin tutumunu da eleştirdi. Sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların belirlenmesini isteyen Şahin, yatırımcıların haklarının korunması için somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

“Denetim zafiyetinin de sorumluluğun da adresi bellidir”

Yatırım fonlarındaki sorunların bir gecede ortaya çıkmadığını savunan Şahin, denetim mekanizmalarının işleyişine ilişkin sorular yöneltti.

Şahin, “Bu ülke nereye gidiyor? Geçim sıkıntısı içinde olan vatandaş ay sonunu getiremiyor. Yıllarca çalışıp dişinden tırnağından artırarak bir miktar para biriktiren vatandaş ise parasını değerlendirmek için yatırım fonuna koyuyor, bu defa da kendi parasını geri alamıyor. İnsanlar parasıyla rezil oluyor.” dedi.

Vatandaşların yatırım yaparken kayıt dışı bir sisteme yönelmediğini vurgulayan Şahin, “Halbuki vatandaş parasını merdiven altı bir yere de teslim etmedi. SPK’nın düzenleme ve denetimine, devletin resmi sistemi TEFAS’a güvenerek sisteme girdi. Şimdi fonlarda ödeme yapılamıyor, temerrüt yaşanıyor, soruşturmalar yürütülüyor, bir şirketin yönetim kurulu başkanı tutuklanıyor.” ifadelerini kullandı.

Ekonomi yönetiminin sorumluluğuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şahin, “Hazine ve Maliye’yi tek elde topladınız. Dolayısıyla burada denetim zafiyetinin de sorumluluğun da adresi bellidir.” diye konuştu.

Şahin, risklerin ekonomi yönetimi tarafından daha önce bilindiğinin belirtildiğini öne sürerek, “Mehmet Şimşek’in bu tabloya ve ortaya çıkan risklere en az 10 ay öncesinden vakıf olduğu belirtiliyor. Madem bu risklerden 10 ay önce haberdardınız, bugüne kadar neden tek bir adım atmadınız? Sorun büyüyüp binlerce yatırımcı mağdur olana kadar neden seyirci kaldınız?” sorularını yöneltti.

“Güven sözle kurulmaz, vatandaş parasını istediğinde ulaşabiliyorsa güven vardır”

Masumiyet karinesinin gözetilmesi gerektiğini belirten Şahin, bunun kamusal denetim sorumluluğunun sorgulanmasına engel olmadığını söyledi.

Şahin, “Elbette kimin suçlu olduğuna hukuk karar verecek. Masumiyet karinesi tartışma konusu değildir. Ama vatandaşın parasını korumakla yükümlü denetim mekanizmasının nasıl çalıştığını sormak için kimsenin mahkeme kararını beklemesine gerek yok.” ifadelerini kullandı.

Yatırımcılara üç aya kadar beklemeleri gerektiğinin söylendiğini aktaran Şahin, “Peki bu insanların hayatı üç ay duruyor mu? Yatırımcının kredisi, kirası, vergisi, çalışanının maaşı, sağlık ve eğitim giderleri bekliyor mu? Kendi parasına ulaşamayan küçük yatırımcı; temerrüt faizi, icra ve haciz riskiyle karşı karşıya kalıyor.” dedi.

Ödeme sorunlarının ekonomik zincirin diğer halkalarına da yansıyabileceğini savunan Şahin, “Bir kişinin yapamadığı ödeme, başka işletmelerin nakit akışını bozuyor ve zincirleme bir domino etkisi yaratıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Şahin, vatandaşların hem geçim sıkıntısıyla hem de birikimlerine ulaşma sorunuyla karşı karşıya kaldığını belirterek, “Yeter artık. Geçinemeyen vatandaş borçla ayakta kalmaya çalışıyor. Birikim yapabilen vatandaş da parasını değerlendirmek isterken günün sonunda kendi parasının peşine düşüyor. İnsanların emeğini, birikimini, geleceğini bu kadar sahipsiz bırakamazsınız.” diye konuştu.

Finansal sistemde güvenin somut uygulamalarla sağlanabileceğini ifade eden Şahin, “Sonra da çıkıp güven telkin etmeye çalışmayın. Güven sözle kurulmaz. Vatandaş parasını istediğinde parasına ulaşabiliyorsa, denetim zamanında yapılıyorsa, sorumluluk taşıyanlar görevini yapıyorsa güven vardır.” dedi.

“Fonlarda parası kalan insanlara laf değil, açık cevap verin”

Mağduriyet yaşadığını belirttiği yatırımcıların haklarının korunması için adım atılmasını isteyen Şahin, yatırımcılara fonlardaki varlıkların durumu ve ödeme takvimi konusunda açık bilgi verilmesi çağrısı yaptı.

Şahin, “Fonlarda parası kalan insanlara laf değil, açık cevap verin. Paraları nerede, ne kadarı geri ödenecek, ne zaman ödenecek? Tasfiye için öngörülen üç aylık sürenin sonuna kadar beklenmemelidir. Fondaki nakit ve kısa sürede nakde çevrilebilecek varlıklar belirli aralıklarla yatırımcılara hemen dağıtılmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Küçük yatırımcılar için öncelikli ödeme mekanizması öneren Şahin, “Kredi, maaş, vergi gibi acil ödeme yükümlülüğünü belgeleyen küçük yatırımcılar için derhal bir öncelikli ödeme veya avans sistemi hayata geçirilmelidir. İnsanlar parasına ulaşamazken yönetim ücreti ve gider kesintisi yapılması uygulamasına derhal son verilmelidir.” dedi.

Şahin açıklamasını, “İnsanları kendi parasıyla rezil eden bu tablonun bütün sorumluları ortaya çıkarılmalı, denetimde ihmali bulunanlardan hesap sorulmalı ve kamu kurumları küçük yatırımcının yanında açıkça saf tutmalıdır.” sözleriyle tamamladı.