Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: “Ölümü Naklen Yayınlamadınız, Öldürenleri Naklen İfşa Ettiniz”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un himayesinde Meclis Tören Salonu’nda düzenlenen Anadolu Ajansı Haber Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, gazeteciliğin hakikatin ortaya çıkarılmasındaki rolüne dikkat çekti. Anadolu Ajansı’nın Gazze’deki gelişmeleri sahadan aktaran yayınlarına değinen Duran, dezenformasyonla mücadele, medya okuryazarlığı ve sorumlu haberciliğin önemini vurgulayarak, “Gazeteciliğin yol gösterici niteliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz.” dedi.

Ekim 29, 2026 - 14:02
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: “Ölümü Naklen Yayınlamadınız, Öldürenleri Naklen İfşa Ettiniz”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un himayesinde Meclis Tören Salonu’nda düzenlenen Anadolu Ajansı (AA) Haber Ödülleri Töreni’nde konuştu. Duran, Anadolu Ajansı’nın Millî Mücadele döneminden bu yana üstlendiği sorumluluğa, dijital medyanın dönüşümüne, Gazze’deki gelişmelerin uluslararası kamuoyuna aktarılmasına ve dezenformasyonla mücadele çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“106 YIL ÖNCE BAŞLAYAN MÜCADELE BUGÜN HAKİKATİN SESİNİ YÜCELTİYOR”

Anadolu Ajansı’nın Millî Mücadele günlerinde Gazi Mustafa Kemal’in talimatıyla kurulduğunu hatırlatan Burhanettin Duran, ajansın ilk yıllarda milletin haklı davasını dünyaya anlatmak gibi stratejik bir sorumluluk üstlendiğini belirtti.

Anadolu Ajansı’nın yıllar içinde içeriğini ve yayın kapasitesini geliştirdiğini ifade eden Duran, kurumun bugün Türkiye’nin en köklü kuruluşlarından biri hâline geldiğini ve dünya çapında bir yayın kapasitesine ulaştığını kaydetti. Duran, ajansın yalnızca haber aktaran bir kurum olmadığını, aynı zamanda Türkiye’de ve dünyada yaşananları kayıt altına alan güçlü bir hafıza niteliği taşıdığını vurguladı.

Duran, “106 yıl önce milletimizin haklı davasına ses olmak için yürütülen mücadelenin bugün, dezenformasyona ve manipülasyona karşı hakikatin sesini yüceltmek sorumluluğuyla devam ettiğine canı gönülden inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

“KÜRESEL MEDYA, KİTLELERİ TEKTİPLEŞTİRMENİN ARACI OLARAK GÖRÜLDÜ”

Günümüzde televizyon ve yazılı basının yerini büyük ölçüde dijital mecraların aldığını belirten Duran, iletişim kanalları değişse de küresel aktörlerin medyayı kitleleri yönlendirme ve tektipleştirme aracı olarak görmeye devam ettiğini söyledi.

Geçmiş dönemlerde televizyonlarda sunulan bilgilerin kamuoyu tarafından çoğu zaman mutlak doğru kabul edildiğini ifade eden Duran, çıkar çatışmalarının ve ideolojik önceliklerin zaman zaman hakikat gibi sunulduğunu dile getirdi.

Soğuk Savaş sonrasında oluşan tek kutuplu dünya düzeninde küresel medyanın askerî müdahalelerin meşrulaştırılmasında rol oynadığını belirten Duran, 1991 Körfez Savaşı’nın CNN tarafından günlerce canlı yayımlandığını hatırlattı.

KÖRFEZ SAVAŞI VE MEDYANIN ALGILAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Körfez Savaşı sırasında savaş görüntülerinin sunuluş biçimini eleştiren Duran, televizyon yayınlarının savaş ve ölümü izleyiciler açısından bir gösteriye dönüştürdüğünü ifade etti.

Duran, “Ekranlarda boy gösteren silah uzmanları ve petrole bulanmış karabatak kurmacası zaten milyonların zihninde başka bir halkın bombalanmasının rızasını oluşturmuştu.” dedi.

Fransız düşünür Jean Baudrillard’ın savaş sırasında televizyonlara çıkarak “Bu bir komando seremonisidir.” ifadelerini kullandığını hatırlatan Duran, Körfez Savaşı’nın ekran başındaki izleyiciler için bir gösteriye dönüştürüldüğünü kaydetti. Duran, şehirler bombalanırken yaşananların televizyon ekranlarından aktarılmasının, savaşın insani boyutunun geri planda kalmasına yol açtığını belirtti.

“GAZZE İÇİN AYNI RIZA OLUŞTURULAMADI”

Dijital mecraların içerik üretiminin doğasını geri dönülemez biçimde değiştirdiğini ifade eden Burhanettin Duran, algoritmaların ve dijital platformların etkisine rağmen farklı anlatıların kamuoyuna ulaşabildiğini söyledi.

Duran, Körfez Savaşı döneminde kullanılan medya yöntemleriyle Gazze’de yaşananların uluslararası kamuoyuna sunuluş biçimini karşılaştırarak şu ifadeleri kullandı:

“Peki bu anlattıklarım bugün için hâlâ geçerli mi? İstenen olaylar tek tek bir merkezden ve aktardığım gibi tek yönlü inşa edilebiliyor mu? Benim cevabım, hayır.”

Anadolu Ajansı’nın Gazze’deki gelişmeleri farklı dillerde ve sahadan yaptığı yayınlarla aktarmasının önemine değinen Duran, 7 Ekim’den itibaren sürdürülen yayınların ve “Kanıt, Tanık, Sanık” gibi içeriklerin hâkim anlatıların sorgulanmasına katkı sağladığını belirtti.

Duran, “Sizler, ölümü naklen yayınlamadınız, öldürenleri naklen ifşa ettiniz.” sözleriyle gazetecilerin sahadaki çalışmalarına dikkat çekti.

Gazze’de yaşananların ve mağdurların durumunun dünya kamuoyuna aktarılmasında gazetecilerin önemli bir sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Duran, hakikatin farklı toplumlara ulaşmasında gazetecilerin fedakârlığının etkili olduğunu ifade etti.

GAZZE’DE HAYATINI KAYBEDEN GAZETECİLER ANILDI

Filistin’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Duran, yıllarca Gazze’deki ablukayı, Filistinlilerin yaşamını etkileyen kontrol noktalarını ve işgal altındaki bölgelerde yaşananları görmezden gelenlerin artık sahadaki gerçeklerle daha fazla karşılaştığını söyledi.

“ Sesi olduğunuz her bir mazlum için gazetecilerimize teşekkür ediyorum.” diyen Duran, İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında öldürdüğü gazetecileri de andı.

Duran, savaş bölgelerinde görev yapan gazetecilerin yaşananları belgelemek ve kamuoyuna aktarmak için üstlendikleri sorumluluğun önemini vurguladı.

“DEZENFORMASYONLA MÜCADELE MERKEZİMİZ KAMU KURUMLARIYLA BİRLİKTE ÇALIŞIYOR”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının hakikatin görünür kılınması amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Burhanettin Duran, dezenformasyonla mücadele faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi.

Duran, “Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz, sahte içeriklerin hızlıca tespit edilmesi ve doğru bilgilendirmenin yapılabilmesi için bütün kamu kurumlarımızla birlikte çalışıyor.” dedi.

Dezenformasyonla mücadelenin yanı sıra vatandaşların medya okuryazarlığı becerileri kazanmasının da önemli olduğunu belirten Duran, bu alandaki eğitim ve projelerin devam ettiğini kaydetti.

Duran, “Asıl amacımız, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda sağlıklı iletişimi güçlendirmek ve ülkemizin iletişim ekosistemini çok daha güçlü hâle getirmektir.” ifadelerini kullandı.

“GAZETECİLİĞİN YOL GÖSTERİCİ NİTELİĞİNE İHTİYACIMIZ VAR”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gazeteciliğin toplum açısından taşıdığı öneme ilişkin sözlerini hatırlatan Duran, hakikat ile söylenti, gerçek ile algı arasındaki sınırın giderek belirsizleştiği bir medya ortamında gazeteciliğin yol gösterici işlev üstlendiğini belirtti.

Duran, “Bu bağlamda gazeteciliğin yol gösterici niteliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Anadolu Ajansı Haber Ödülleri’nin nitelikli gazeteciliği teşvik etmesi ve mesleki başarıları takdir etmesi bakımından önemli olduğunu ifade eden Duran, ödüllerin meslek ilkelerinden taviz vermeden hakikatin peşinden giden gazeteciler için destek anlamı taşıdığını söyledi.

GAZETECİLERİN ÇALIŞMA KOŞULLARINA DESTEK MESAJI

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının gazetecilerin sorunlarını yakından takip ettiğini belirten Duran, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve mesleki imkânların geliştirilmesi için çaba gösterdiklerini kaydetti.

Duran, “Bu anlayışla gazetecilerimizin ve medya kuruluşlarımızın yanında olmaya ve nitelikli, sorumlu haberciliği her zaman desteklemeye devam edeceğiz. Gazeteciliğin geleceğinin hâlâ parlak olduğunu ve olması gerektiğini düşünmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda ödül alan gazetecileri tebrik eden Duran, Anadolu Ajansı Haber Ödülleri’nin düzenlenmesinde emeği geçenlere, jüri üyelerine ve Anadolu Ajansı’na teşekkür etti. Duran, törene ev sahipliği yapan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a da teşekkürlerini iletti.