CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Faiz ve enflasyon şeker fabrikalarını borç sarmalına sürükledi”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amasya Suluova Şeker Fabrikasının yaklaşık 4,7 milyar liralık borç yükü altında üretimini sürdürmekte zorlandığını açıkladı. Kamu bankalarına 3,9 milyar lira, TÜRKŞEKER’e ise yaklaşık 840 milyon lira borç bulunduğunu belirten Gürer, faizlerin silinmesi, borçların yapılandırılması ve 40 bin tonluk şeker kotasının devredilmesi çağrısında bulundu. Gürer, fabrikanın kapanma veya üretimin daralması riskinin çiftçileri, hayvancılığı ve bölge istihdamını etkileyeceğini vurgulayarak konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını duyurdu.

Ekim 22, 2026 - 09:07
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Faiz ve enflasyon şeker fabrikalarını borç sarmalına sürükledi”

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Amasya Suluova Şeker Fabrikasının yaklaşık 4 milyar 700 milyon liraya ulaşan borç yükünü gündeme taşıdı. Yüksek faiz ve enflasyonun fabrikanın mali yapısını olumsuz etkilediğini belirten Gürer, kamu bankalarına olan 3 milyar 900 milyon liralık borcun ve TÜRKŞEKER’e yönelik yaklaşık 840 milyon liralık yükümlülüğün üretimin sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini söyledi.

Gürer, şeker fabrikalarının yalnızca ticari işletmeler olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek pancar üretimi, hayvancılık, istihdam ve bölgesel kalkınma açısından taşıdıkları öneme dikkat çekti.

“Sanayiciler de ekonomik politikalar nedeniyle zor günler geçiriyor”

Suluova Şeker Fabrikasını bir heyetle ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldıklarını açıklayan Gürer, ekonomik sorunların toplumun farklı kesimlerini etkilediğini belirtti.

Gürer, ziyaretlerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Değerli basın mensupları, ülkemizde işçi, çiftçi, memur, emekli ve engelliler sorunlarla boğuşup geçim sıkıntısı yaşarken sanayiciler de fabrikalarda ve işletmelerde uygulanan ekonomik politikalar nedeniyle zor günler geçirmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevlendirmesiyle bir heyet olarak Suluova Şeker Fabrikasını ziyaret ettik. Bu ziyaretimizde fabrikanın içine düştüğü borç sarmalıyla ortaya çıkan sorunları yerinde yetkililerden dinledik. Ayrıca Suluova’da Ziraat Odası, Sanayi ve Ticaret Odası, Kırmızı Et Birliğini ziyaret ettik. Keza işsiz kalan kömür madenindeki işçilerle de görüştük.”

“Şeker fabrikaları bölge ekonomisinin temel unsurlarından biridir”

Amasya'da şeker fabrikasının 1954 yılında kurulduğunu hatırlatan Gürer, pancar tarımının yalnızca şeker üretimine değil, hayvancılık ve diğer tarımsal faaliyetlere de katkı sağladığını ifade etti.

Gürer, “Ülkemizin şeker ihtiyacının millî kaynaklardan karşılanması amacıyla 1926’da başlayan şeker fabrikalarının yapılması sürecinde Amasya’da da 1954 yılında fabrika kurulması gerçekleşti. Pancar tarımı, şeker üretiminin yanında hayvancılık ve diğer tarımsal faaliyetlere sağladığı katkıyla önemlidir. Şeker fabrikalarının bulunduğu bölge halkının ekonomik yaşamında önemli bir rol üstlenmektedir.” dedi.

Şeker fabrikalarının çiftçiler, çalışanlar ve aileleri açısından önemine değinen Gürer, “Şeker fabrikasının varlığı, tarımın sürdürülebilirliği yanında çiftçinin, çalışanın, ailesinin ve bölge ekonomisinin gelişimi için de ciddi katkılar sağlamaktadır.” ifadelerini kullandı.

“Şeker pancarı alım fiyatı üreticiyi memnun etmedi”

Türkiye'nin 2026 yılı şeker pancarı üretimine ilişkin beklentileri de paylaşan Gürer, 22 milyon ton pancardan yaklaşık 2 milyon 800 bin ton şeker elde edilmesinin öngörüldüğünü belirtti.

Gürer, “Ülkemizde 2026 yılında 22 milyon ton şeker pancarının üretilmesi beklenmektedir. Bu şeker pancarından da 2 milyon 800 bin ton şeker elde edilmesi öngörülmektedir. Şeker pancarı için bu yıl verilen 3 bin 720 lira ne yazık ki üreticiyi mutlu etmemiştir. Düşük alım fiyatından dolayı bu fiyatın revize edilmesi de ayrıca çiftçilerin talebidir.” açıklamasında bulundu.

70 bin ortaklı fabrikanın üretim kapasitesine dikkat çekti

Amasya Suluova Şeker Fabrikasının Amasya, Samsun, Tokat ve Çorum illerini kapsayan 32 bölgede yaklaşık 70 bin ortağı bulunan bir kooperatif yapısıyla yönetildiğini aktaran Gürer, fabrikanın yıllık yaklaşık 80 bin ton şeker kotasına sahip olduğunu bildirdi.

Gürer, fabrikanın üretim tesisleri hakkında şu bilgileri verdi:

“Amasya Suluova Şeker Fabrikasının yıllık yaklaşık 80 bin ton şeker kotası bulunmaktadır. Yıllık 18 milyon litre kapasiteli, tarımsal kökenli gıda ve ülkemizde ilk tıbbi kullanıma yönelik etanol üretim tesisi, 17 yıl aradan sonra 2017 yılında yapılan revizyonla ülkemize hizmet eder duruma getirilmiştir.”

Fabrikanın hayvancılık sektörüne sağladığı katkıya da işaret eden Gürer, yaklaşık 180 bin ton yaş küspe ve 35 bin ton melas üretildiğini belirtti.

Gürer, “Orta ve Doğu Karadeniz hayvancılığına doğrudan etki eden bu üretim, nakliye sektörüne ve bölgesel ticarete de katkı yaratmaktadır.” dedi.

“Pancar ekim alanlarının azalması şeker üretimini tehdit ediyor”

Bölgedeki iklim koşulları ve alternatif tarım ürünlerinin pancar üretimi üzerindeki etkilerine değinen Gürer, üreticilerin farklı ürünlere yönelmesinin şeker fabrikalarının ham madde teminini zorlaştırabileceğini ifade etti.

Gürer, “Bölgede pancar ekim sahalarının iklim açısından çoklu ürün desenine sahip olması, pancarın alternatif tarım ürünleriyle fiyat bakımından rekabet etmek zorunda kalması ve iklim ile rakım koşullarının bazı bölgelerde pancar aleyhine olması, üreticilerin pancar üretiminden uzaklaşmasına neden olabilmektedir.” dedi.

Pancar ekim alanlarındaki daralmanın mevcut şeker kotasının etkin kullanılmasını da engelleyebileceğini belirten Gürer, üretimin devamlılığı için çiftçilerin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.

“2023 yılına kadar kârlı olan fabrika borçlarını ödeyemez duruma geldi”

Suluova Şeker Fabrikasının mali durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürer, yüksek faiz oranları ve enflasyon nedeniyle fabrikanın gelir-gider dengesinin bozulduğunu söyledi.

Gürer, “2023 yılına kadar kârlı bir kuruluş olan fabrika, kredi borçlarını ödeyememesi ve enflasyon karşısında gelir-gider dengesinin bozulması nedeniyle büyük bir krizle karşı karşıyadır. Bazı yıllar yüzde 67’ye varan faizlerle borçlarını ödeyemez duruma düşmüştür.” ifadelerini kullandı.

Faiz yükündeki artışın fabrikanın finansal yapısını ağırlaştırdığını belirten Gürer, şu verileri paylaştı:

“Yalnızca 2023 yılında bankalara ödediği faiz miktarı borç stoklarının yüzde 10’unu oluştururken faiz oranlarındaki artış nedeniyle 2026 yılında bu oran yüzde 46’ya çıkmıştır. Bu nedenle aynı dönemde bankalara ödediği faiz tutarı yaklaşık 24 kat artmıştır. Bankalara olan borç yükü de 4,4 kat büyümüştür. Bu durum sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır.”

“Kamu bankalarına 3,9 milyar lira, TÜRKŞEKER’e 840 milyon liraya yakın borç var”

Fabrikanın borçlarının önemli bölümünün kamu kuruluşlarına olduğunu açıklayan Gürer, Amasya ve Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifinin iştiraki olan şirketin ekonomik koşullar nedeniyle finansal sıkıntılar yaşadığını belirtti.

Gürer, “70 bin ortaklı Amasya ve Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifinin iştiraki olan şirket, kamusal nitelikleri nedeniyle piyasa kurallarına, şeker ve diğer mevzuata uyum konusunda hassasiyet göstererek faaliyetlerini sürdürürken kendi iradesi dışında gerçekleşen ekonomik sorunlar nedeniyle diğer bazı şeker fabrikalarında yaşandığı gibi borç sarmalı altında ezilmektedir.” dedi.

Toplam borç tutarını açıklayan Gürer, “Şirketin başta Halk Bankası olmak üzere kamu bankalarına 3 milyar 900 milyon lira, TÜRKŞEKER’e 840 milyon liraya yaklaşan kredi ve borç yükümlülüğü bulunmaktadır. Toplam borç tutarı 4 milyar 700 milyon lira civarındadır.” diye konuştu.

“Faizler silinmeli, borçlar yapılandırılmalı”

Fabrikanın işletme faaliyetlerinden elde ettiği kaynakların önemli bölümünü borç ve faiz ödemelerine ayırmak zorunda kaldığını belirten Gürer, mevcut finansal yapının üretim faaliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.

Gürer, “Mevcut finansal yapı nedeniyle şirket, işletme faaliyetlerinden elde ettiği kaynakların önemli bölümünü borç ve faiz ödemeye ayırmaktadır. Bu durum, işletme sermayesi ihtiyacını ve üretimin sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyen ciddi bir finansal baskı oluşturmaktadır.” dedi.

Kamuya olan borç yükünün azaltılması gerektiğini ifade eden Gürer, çözüm önerisini şu sözlerle açıkladı:

“Sorunun kalıcı olarak çözümlenmemesi, üretim faaliyetleri açısından ciddi risk oluşturmaktadır. Şirketin kamuya olan borç yükünün azaltılması ve mali yapısının sürdürülebilir hâle getirilmesi gereklidir. Bu kapsamda şirketin borçlarının yapılandırılması, faizlerinin silinmesi, ek destek sağlanması ve borç yükümlülüklerinin indirilmesi yönünde bir çalışma yapılmasına ihtiyaç vardır.”

“40 bin ton şeker kotası TÜRKŞEKER’e devredilsin”

Suluova Şeker Fabrikasının borçlarının azaltılması için kota devri önerisinde bulunan Gürer, yasal düzenlemelerle fabrikanın yaklaşık 40 bin tonluk şeker kotasının TÜRKŞEKER’e aktarılabileceğini belirtti.

Gürer, “Kısmi kota devri için yasal düzenlemeler yapılarak yaklaşık 40 bin ton şeker kotasının TÜRKŞEKER’e devredilmesi ve elde edilecek ekonomik değer üzerinden kamuya olan borçlarının tamamen mahsup edilmesinin yolu açılmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Kota devrinin tüm tarafların çıkarlarını gözeten bir mali çözüm kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, “Şirketin faaliyetlerinin devamlılığını sağlayacak, kamu alacaklarının tahsilini güvence altına alacak ve tüm tarafları gözeten hukuki ve mali bir çözüm modeli mutlaka geliştirilmelidir.” dedi.

“Yüksek faiz ortamı fabrikayı zarar eder duruma getirdi”

Fabrikanın 2023 yılına kadar üretim ve satış açısından sorun yaşamadığını ifade eden Gürer, sonraki dönemde finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin ve yüksek faiz oranlarının mali tabloyu değiştirdiğini belirtti.

Gürer, “2023 yılına kadar üretim ve satış sorunları bulunmayan şirket, 2023 yılından sonra yaşanan ve devam eden makroekonomik göstergelerdeki ve yapılardaki bozulma, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve yüksek faiz ortamı nedeniyle zarar eder duruma gelmiştir. Başka şeker fabrikalarında da benzer durumların varlığından söz edilmektedir.” açıklamasında bulundu.

“Pancar üretimi daralırsa hayvancılık ve istihdam da zarar görür”

Şeker fabrikalarının karşı karşıya bulunduğu ekonomik sorunların yalnızca fabrika yönetimlerini değil, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan geniş bir kesimi etkileyebileceğini belirten Gürer, üretimde yaşanabilecek daralmaya ilişkin uyarılarda bulundu.

Gürer, “Bu süreç böyle devam ederse pancar üretim alanlarının daralması, pancar çiftçisi sayısının azalmaya devam etmesi, tatlandırıcı ve nişasta bazlı şurubun daha fazla pazar payı bulması, bölge hayvancılığının olumsuz etkilenmesi, küspe ve melas üretiminde düşüşler yaşanması, tarımsal üretim ve istihdamda daha fazla daralma ortaya çıkması olasıdır.” dedi.

Üretim altyapısının zayıflaması ve ekonomik değerlerin atıl kalması riskine de dikkat çeken Gürer, şeker fabrikalarındaki mali sorunların bölgesel kalkınma açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Gürer, “Bu nedenle şeker fabrikaları yalnızca bir işletme sorunu olarak görülmemeli, bölgeye etkileri dikkate alınmalıdır. Yaşanan sorunlar bölgesel kalkınmayı, tarımı, istihdamı, hayvancılığı ve şeker üretim zincirini doğrudan sarsacak boyutlara ulaşmak üzeredir.” ifadelerini kullandı.

“Kooperatif fabrikalarının sorunları bütün olarak ele alınmalı”

Özellikle kooperatiflerin bünyesinde faaliyet gösteren şeker fabrikalarının desteklenmesi gerektiğini belirten Gürer, finansal sorunların tek tek işletmeler üzerinden değil, sektörün bütünü dikkate alınarak değerlendirilmesini istedi.

Gürer, “Özellikle özel sektör dışındaki, başta kooperatifler olmak üzere şeker fabrikalarının bir bütün olarak ele alınması ve sorunlarına çözüm üretilmesi gerekmektedir.” dedi.

Suluova Şeker Fabrikası başta olmak üzere benzer sorunlar yaşayan işletmelerin üretimlerini sürdürebilmeleri için destek ve yasal düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Gürer, pancar üretimindeki daralmanın tarımsal üretim, hayvancılık, istihdam ve bölgesel kalkınma üzerindeki etkilerinin de dikkate alınmasını istedi.

“Sorunu Meclis araştırması önergesiyle TBMM gündemine taşıyacağız”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şeker fabrikalarının yaşadığı finansal sorunların araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine araştırma önergesi sunacaklarını açıkladı.

Gürer, “Bu bağlamda Cumhuriyet Halk Partisi olarak Meclis araştırması önergesi verip sorunu Meclis gündemine de taşıyacağız.” dedi.

Fabrikanın üretime devam etmek istemesine rağmen faiz yükü nedeniyle ciddi sorunlarla karşılaştığını belirten Gürer, “Ziyaretimizde gördüğümüz üzere fabrika, üretimini sürdürmek istemesine rağmen faizlerle oluşan borç sarmalı nedeniyle önemli ölçüde sorunlu ve sıkıntılı hâle gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

“Fabrikaların kapıları açık tutulmalı”

Suluova Şeker Fabrikasının geleceğinin bölgedeki çiftçiler, işçiler, esnaf ve aileleri açısından önem taşıdığını vurgulayan Gürer, gerekli düzenlemelerin gecikmeden yapılmasını istedi.

Gürer, “Bölgenin tarımı, esnafı, işçisi ve aileleriyle birlikte çiftçisi de düşünüldüğünde, geniş bir kesimin doğrudan etkilendiği dikkate alınarak yapılması gerekenlerin bir an önce yapılması ve yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.” dedi.

Şeker fabrikalarının üretim faaliyetlerini sürdürebilmesi için kamu desteğinin önemine işaret eden Gürer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Başta Amasya Suluova Şeker Fabrikası olmak üzere dara düşmüş, sorun yaşayan fabrikaların kapılarının açık tutulmasını sağlayacak çalışmaların gerçekleştirilmesine ihtiyaç olduğunu bir kez daha belirtiyorum.”