CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever: “İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe konulmalı, kadınların yaşam hakkı korunmalıdır”
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, İstanbul Sözleşmesi'nin yürürlüğe giriş yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin sözleşmeden çekilme kararını eleştirerek kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet, 6284 sayılı Kanun'un uygulanması ve kadınların karar mekanizmalarında eşit temsiline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gülsever, İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe konulması ve kadınların yaşam hakkını koruyan politikaların gecikmeden hayata geçirilmesi çağrısı yaptı.
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, İstanbul Sözleşmesi'nin 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe giriş yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin sözleşmeden çekilmesinin kadınların şiddetten korunmasına yönelik hukuki ve kurumsal güvenceleri zayıflattığını savundu. Gülsever, "İstanbul Sözleşmesi yalnızca bir uluslararası metin değildir. O, şiddete uğrayan her kadının umudu, her çocuğun güvenliği, devletin ise kadınları şiddetten koruma yükümlülüğünün açık ifadesidir." dedi.
"2026'nın ilk altı ayında 150 kadın öldürüldü"
Basın toplantısında kadın cinayetlerine ilişkin verilere de değinen Gülsever, 2026 yılının ilk altı ayında 150 kadının öldürüldüğünü, 151 kadının ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdiğini belirtti. Gülsever, "Bu rakamlar birer sayı değildir. Her biri hayalleri yarım kalan bir kadındır. Her biri annesini kaybeden bir çocuktur. Her biri vicdanımızda açılan derin bir yaradır." ifadelerini kullandı.
"Şüpheli ölümler etkin şekilde soruşturulmalı"
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine işaret eden Gülsever, şüpheli kadın ölümlerindeki artışın kaygı verici boyutlara ulaştığını söyledi. Gülsever, "Şüpheli ölüm nedir? Deliller neden yeterince toplanmıyor? Bu dosyaların kaçı etkin şekilde soruşturuluyor? Kaçı cinayet olarak aydınlatılıyor?" sorularını yönelterek kadın ölümlerinin etkin biçimde soruşturulması gerektiğini ifade etti.
Resmî verilerin düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulunan Gülsever, şeffaflığın kadına yönelik şiddetle mücadelenin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.
"6284 sayılı Kanun etkin uygulanmalıdır"
Ayten Gülsever, kadınları korumak amacıyla yürürlüğe konulan 6284 sayılı Kanun'un eksiksiz uygulanmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Koruma kararlarının zamanında alınması, elektronik kelepçe uygulamasının yaygınlaştırılması ve koruma tedbirlerini ihlal eden failler hakkında caydırıcı yaptırımlar uygulanması gerektiğini belirten Gülsever, "Bir yasa sadece yürürlükte olduğu için değil, uygulandığı ölçüde hayat kurtarır." dedi.
"Kadın cinayetleri kader değildir"
Kadına yönelik şiddetin yalnızca adli bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Gülsever, kadın cinayetlerinin temelinde eşitsizlik, ekonomik bağımlılık, cezasızlık ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği bulunduğunu söyledi.
Kadınların ekonomik bağımsızlığının güçlendirilmesi, istihdam olanaklarının artırılması ve karar alma mekanizmalarında eşit temsilin sağlanmasının kadınların yaşam hakkının korunmasına katkı sağlayacağını dile getiren Gülsever, "Kadın cinayetleri kader değildir. Şiddet kader değildir." ifadelerini kullandı.
"İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe konulmalıdır"
Basın toplantısının sonunda iktidara çağrıda bulunan Ayten Gülsever, kadınların yaşam hakkını koruyan politikaların hayata geçirilmesini, 6284 sayılı Kanun'un eksiksiz uygulanmasını, cezasızlık kültürünün sona erdirilmesini ve İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe konulmasını istedi.
Gülsever, "Kadınların yaşam hakkı pazarlık konusu yapılamaz.", "İstanbul Sözleşmesi yaşatır." ve "Kadınlar özgürce ve güven içinde yaşayana kadar mücadelemiz sürecektir." sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI