CHP Genel Başkan Yardımcısı Tahsin Tarhan: “Avrupa ‘Made in Europe’ diyorsa Türkiye de ‘Made in Türkiye’ demeyi sadece slogan olarak bırakmamalıdır”

CHP Sanayi ve Ticaret Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tahsin Tarhan, Almanya ve Fransa'nın otomotiv sektöründe gündeme getirdiği “Made in Europe” yaklaşımının Türkiye açısından ciddi riskler taşıdığını belirtti. Türkiye'nin otomotiv ihracatının yaklaşık yüzde 72,5'ini Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirdiğine dikkat çeken Tarhan, hükümete yerli üretimi, istihdamı ve sanayiyi koruyacak kapsamlı bir “Made in Türkiye” politikası oluşturma çağrısında bulundu.

Ekim 22, 2026 - 09:16
CHP Genel Başkan Yardımcısı Tahsin Tarhan: “Avrupa ‘Made in Europe’ diyorsa Türkiye de ‘Made in Türkiye’ demeyi sadece slogan olarak bırakmamalıdır”

CHP Sanayi ve Ticaret Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tahsin Tarhan, Almanya ve Fransa'nın Avrupa otomotiv sanayisini Çin rekabetine karşı korumak amacıyla gündeme getirdiği “Made in Europe” yaklaşımına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Avrupa'da şekillenen yeni sanayi politikalarının Türkiye'nin otomotiv üretimi ve ihracatı açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirten Tarhan, hükümetin gelişmelere karşı stratejik bir politika oluşturması gerektiğini vurguladı.

Tarhan, “Almanya ve Fransa otomotiv sanayisini korumak için Avrupa'ya yeni bir sanayi duvarı örerken, Türkiye'nin buna karşı stratejik bir politika geliştirmemesi kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.

“Made in Europe Türkiye İçin Ciddi Bir Ekonomik ve Stratejik Uyarıdır”

Avrupa'da otomotiv sektörüne yönelik düzenlemelerin yalnızca çevre ve emisyon standartlarıyla sınırlı kalmadığına dikkat çeken CHP Genel Başkan Yardımcısı Tahsin Tarhan, yeni yaklaşımın kamu desteklerini ve üretim politikalarını da kapsadığını belirtti.

Tarhan, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:

“Almanya ve Fransa'nın Avrupa otomotiv sektörünü Çin rekabetine karşı korumaya yönelik başlattığı ‘Made in Europe’ yaklaşımı, Türkiye açısından ciddi bir ekonomik ve stratejik uyarıdır.”

Avrupa ülkelerinin kendi üreticilerine öncelik tanıyacak yeni mekanizmalar üzerinde çalıştığını ifade eden Tarhan, “Avrupa artık yalnızca emisyon kurallarını değiştirmeyi tartışmıyor. Kamu alımlarında, kamu desteklerinde ve araç filolarında Avrupa'da üretilen araç ve parçaların avantajlı hale getirilmesi yönünde yeni bir sanayi politikası oluşturuyor.” dedi.

“Türkiye Otomotiv İhracatının Yüzde 72,5'ini AB Ülkelerine Gerçekleştiriyor”

Türkiye'nin Avrupa otomotiv üretim zincirindeki konumuna dikkat çeken Tahsin Tarhan, Avrupa Birliği pazarının Türk otomotiv sanayisi açısından taşıdığı önemi vurguladı.

Tarhan, “Türkiye otomotiv ihracatının yaklaşık yüzde 72,5'ini AB ülkelerine gerçekleştiriyor. Türkiye'de üretilen araçlardan yan sanayiye kadar binlerce ürün Avrupa otomotiv değer zincirinin parçası.” ifadelerini kullandı.

Avrupa'nın yeni sanayi politikalarının Türkiye'deki üreticileri dezavantajlı duruma düşürebileceğini belirten Tarhan, Türkiye'nin Avrupa dışındaki bir üretici konumuna itilme riskiyle karşı karşıya olduğunu savundu.

Bu riskin Türkiye açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Tarhan, “Ortaya çıkan tehlike son derece açık: ‘Avrupa için üret, ama Avrupa'nın teşviklerinden yararlanma.’ Türkiye'nin yıllardır oluşturduğu ‘Avrupa'nın üretim üssü’ avantajının böyle bir uygulamayla zayıflatılmasına izin verilmemelidir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Kamunun Araç Alımları Sanayi Politikasına Dönüştürülmeli”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tahsin Tarhan, Avrupa ülkelerinin otomotiv sektörünü kamu alımları üzerinden desteklemeye hazırlandığını belirterek Türkiye'nin de benzer bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini kaydetti.

Kamu kurumlarının araç alımlarında yerli üretimin öncelikli hale getirilmesini isteyen Tarhan, “Avrupa ülkeleri kendi otomotiv sanayilerini kamu alımlarıyla desteklemeye hazırlanırken Türkiye de kendi kamu gücünü yerli üretimden yana kullanmalıdır.” dedi.

Tarhan, kamu kaynaklarının yerli sanayiye katkı sağlayacak biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Kamu kurumlarının araç alımlarında yerli üretim, yerli parça ve yüksek yerli katma değer önceliği getirilmelidir. Devletin milyarlarca liralık araç alım gücü, yabancı üreticilerin pazarını büyütmek için değil, Türkiye'nin sanayisini ve istihdamını güçlendirmek için kullanılmalıdır.”

Araç alımlarının ekonomik etkisinin yalnızca satın alma süreçleriyle sınırlı olmadığını vurgulayan Tarhan, “Bu artık yalnızca bir otomobil tercihi değildir. Bu bir sanayi politikasıdır.” ifadelerine yer verdi.

“Türkiye İçin Risk Kadar Büyük Bir Fırsat da Var”

Avrupa'nın Çin'e karşı alternatif tedarik ve üretim merkezleri arayışının Türkiye açısından yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirten Tahsin Tarhan, mevcut sanayi altyapısının bu süreçte önemli bir avantaj sağlayabileceğini ifade etti.

Tarhan, “Avrupa'nın Çin'e karşı yeni tedarik ve üretim merkezleri araması Türkiye için önemli bir fırsat da yaratmaktadır.” dedi.

Türkiye'nin otomotiv yan sanayisi, coğrafi konumu ve Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkilerinin önemine değinen Tarhan, “Türkiye'nin güçlü yan sanayisi, Avrupa'ya yakınlığı, mevcut üretim altyapısı ve Gümrük Birliği ilişkisi, ülkemizi Avrupa'nın önemli alternatif üretim merkezlerinden biri haline getirebilir.” değerlendirmesini yaptı.

Ancak bu potansiyelin değerlendirilebilmesi için üretim anlayışında dönüşüm gerektiğini belirten Tarhan, Türkiye'nin yalnızca düşük maliyetli üretim merkezi olma yaklaşımından uzaklaşması gerektiğini savundu.

“Elektrikli Araç, Batarya ve Yazılım Yatırımları Artırılmalı”

Türkiye'nin otomotiv sanayisinde rekabet gücünü koruyabilmesi için teknolojik dönüşümün hızlandırılması gerektiğini vurgulayan CHP Genel Başkan Yardımcısı Tahsin Tarhan, yeni nesil üretim alanlarına yatırım yapılması çağrısında bulundu.

Tarhan, “Elektrikli araç, batarya, yazılım, elektronik ve düşük karbonlu üretime yatırım yapılmalı; kamu alımları da bu dönüşümü desteklemelidir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Avrupa otomotiv pazarındaki konumunu güçlendirebilmesi için üretim kapasitesinin yanı sıra teknoloji ve katma değer odaklı sanayi politikalarının da geliştirilmesi gerektiğine işaret etti.

Hükümete “Made in Türkiye” Çağrısı

Almanya ve Fransa'nın kendi sanayilerini korumaya yönelik adımlarına karşı Türkiye'nin pasif kalmaması gerektiğini belirten Tahsin Tarhan, hükümete hem Avrupa Birliği ile müzakereler hem de iç sanayi politikaları konusunda çağrıda bulundu.

Tarhan, “Almanya ve Fransa ‘Made in Europe’ diyerek kendi sanayilerini korurken, Türkiye'nin bunu izlemekle yetinmesi kabul edilemez.” dedi.

Türkiye'deki üreticilerin Avrupa'daki teşvik ve kamu alımı mekanizmalarından dışlanmaması gerektiğini vurgulayan Tarhan, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye, hem Brüksel nezdinde kendi üreticisinin Avrupa teşvikleri ve kamu alımlarında dışlanmaması için güçlü bir müzakere yürütmeli hem de içeride ‘Made in Türkiye’ anlayışını gerçek bir sanayi politikasına dönüştürmelidir.”

“Bunun Bedelini Sanayicimiz, Çalışanlarımız ve Türkiye Ekonomisi Ödeyecektir”

Avrupa'da oluşturulacak yeni sanayi politikalarının Türkiye'deki üretim ve istihdam üzerindeki olası etkilerine dikkat çeken Tarhan, yerli üreticinin korunmaması halinde ekonomik kayıpların yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Tarhan, “Avrupa kendi üreticisini korurken Türkiye kendi üreticisini korumazsa, bunun bedelini sanayicimiz, çalışanlarımız ve Türkiye ekonomisi ödeyecektir.” ifadelerini kullandı.

Hükümete yönelik çağrısını yineleyen Tarhan, “Buradan hükümete açıkça uyarıyoruz: Avrupa ‘Made in Europe’ diyorsa, Türkiye de ‘Made in Türkiye’ demeyi sadece slogan olarak bırakmamalıdır.” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tahsin Tarhan, Türkiye'nin Avrupa otomotiv sanayisindeki konumunun korunması ve güçlendirilmesi gerektiğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Türkiye'nin otomotiv sanayisi Avrupa'nın kapısında bekleyen bir taşeron değil, Avrupa değer zincirinin güçlü ve eşit bir üretim ortağı olmalıdır.”