Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz: “Meclisin itibarı harcanan paranın büyüklüğüyle değildir”

Çanakkale Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Rıdvan Uz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Meclisin 2027 yılı bütçesini değerlendirdi. Yazılı soru önergelerinin yanıtsız kalmasını, temsil ve tanıtma giderlerindeki artışı ve Meclisin denetim yetkisini eleştiren Uz, fon dolandırıcılığı iddialarının araştırılması için komisyon kurulmasını istedi. Uz, “Güçlü Meclis, muhalefetin araştırma önergelerine sırtını dönmediği, parmak hesabıyla reddedilmediği Meclistir.” dedi.

Ekim 28, 2026 - 11:21
Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz: “Meclisin itibarı harcanan paranın büyüklüğüyle değildir”

Çanakkale Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Katip Üyesi Rıdvan Uz, 28 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda gerçekleştirilen 2027 yılı bütçe görüşmelerinde Meclisin yasama ve denetim yetkilerini, bütçe harcamalarını, fon dolandırıcılığı iddialarını ve adalet uygulamalarını gündeme taşıdı. Meclisin gücünün yalnızca bütçe büyüklüğüyle ölçülemeyeceğini belirten Uz, milletvekillerinin denetim haklarının korunması ve kamu kaynaklarının kullanımında hesap verebilirliğin sağlanması gerektiğini vurguladı.

Konuşmasına Cumhuriyetin 103'üncü yıl dönümünü anarak başlayan Uz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Millî Mücadele kahramanlarını, şehitleri ve gazileri rahmet ve minnetle andı.

Uz, “Millî egemenliğin tecelligâhı ve demokratik hukuk devletinin temeli olan Türkiye Büyük Millet Meclisini yüceltmenin hem iktidarın hem de muhalefetin yegâne görevi olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim.” ifadelerini kullandı.

“Güçlü Meclis, Soruların Cevapsız Kaldığı Meclis Değildir”

TBMM'nin yürütme karşısındaki konumunu ve denetim yetkilerini eleştiren Rıdvan Uz, milletvekillerinin verdiği yazılı soru önergelerinin büyük bölümünün süresi içerisinde yanıtlanmadığını söyledi.

Toplam 50 bin 416 yazılı soru önergesinden yalnızca 6 bin 973'ünün zamanında cevaplandırıldığını belirten Uz, şu ifadeleri kullandı:

“Güçlü bir Meclis, Cumhurbaşkanının kararnameleriyle çalışan Meclis değildir; güçlü Meclis, 50.416 yazılı soru önergesinin sadece 6.973'üne zamanında cevap verilen Meclis değildir. Güçlü Meclis milletvekillerinin millet adına ilgili kurumlara, ilgili bakanlıklara sorduğu soruların cevapsız kaldığı Meclis değildir.”

Kanun tekliflerinin görüşülme süreçlerine de değinen Uz, milletvekillerine yeterli çalışma süresi tanınması, ihtisas ve tali komisyonların etkin biçimde çalıştırılması gerektiğini dile getirdi.

Torba yasa uygulamasını ve komisyonların uzun süre kesintisiz çalıştırılmasını eleştiren Uz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Güçlü Meclis, kanun görüşülürken milletvekillerine zaman ve çalışma imkânı sunduğu Meclistir, ihtisas komisyonlarının çalıştırıldığı Meclistir. Güçlü Meclis tüm uyuşmazlıkları bir çuvala koyup torba yasa yapılmayan Meclistir.”

Meclis TV yayınlarının kesintisiz yapılması ve kanun teklifleri için etki analizlerinin hazırlanması gerektiğini de vurgulayan Uz, “Güçlü Meclis, muhalefetin araştırma önergelerine sırtını dönmediği, parmak hesabıyla reddedilmediği Meclistir.” dedi.

“Meclisin İtibarı Harcanan Paranın Büyüklüğüyle Değildir”

TBMM'nin 2027 yılı bütçe teklifini değerlendiren Uz, toplam bütçenin 33 milyar 787 milyon 913 bin lira olarak öngörüldüğünü belirtti.

2026 yılına göre yüzde 24,06 oranındaki bütçe artışını makul ve anlaşılabilir bulduğunu söyleyen Uz, asıl değerlendirilmesi gereken konunun kaynakların hangi ihtiyaçlar için kullanıldığı olduğunu ifade etti.

Uz, “Bütçenin büyüklüğü rakamları kadar hangi yaralara da merhem olduğuna bakmamız da şarttır. Millet, Meclise bütçesinden kaynak aktarıyorsa bizler de milletimizin adına bunu takiple sorumluyuz.” dedi.

Temsil ve tanıtma giderlerindeki yüzde 63,40'lık artışa dikkat çeken Uz, 2026 yılında yaklaşık 341 milyon lira olan ödeneğin 2027 yılı için 557 milyon 735 bin liraya yükseltildiğini aktardı.

Bu artışı enflasyon üzerinden değerlendiren Uz, “Bunun tek açıklanabilir nedeninin Türkiye'deki gerçek enflasyon oranının olduğunu düşünüyorum. Çünkü Meclisin itibarı harcanan paranın büyüklüğüyle değildir.” ifadelerini kullandı.

Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Aktarılan Kaynakları Sorguladı

Bütçedeki sermaye giderlerinin 2026 yılındaki 4 milyar 734 milyon 506 bin lira seviyesinden 2027 yılında 2 milyar 500 milyon 250 bin liraya gerilemesini olumlu karşılayabileceğini belirten Uz, gayrimenkul büyük onarım giderlerinin 1 milyar 481 milyon 250 bin liraya yükselmesine dikkat çekti.

Kâr amacı gütmeyen kuruluşlara yönelik transferlerin ise 66 milyon liradan 145 milyon liraya çıkarıldığını ve yüzde 120 oranında arttığını belirten Uz, kaynakların dağıtım ölçütlerinin açıklanmasını istedi.

Uz, “Toplam bütçede dörtte 1'i kadar artış olurken burada yarıdan fazla bir artış var. Hangi ölçü ve kriterler burada geçerli, kontrol nasıl sağlanıyor; buna da bakmak lazım.” dedi.

Fon Dolandırıcılığı İddiaları İçin Araştırma Komisyonu Çağrısı

Meclisin denetim sorumluluğuna ilişkin eleştirilerini fon dolandırıcılığı iddiaları üzerinden sürdüren Uz, muhalefet partilerinin araştırma komisyonu kurulması yönündeki taleplerinin iktidar tarafından reddedildiğini söyledi.

İddiaların siyasi bağlantılarının da araştırılması gerektiğini savunan Uz, “Muhalefetin komisyon kurma taleplerinin, Mecliste bulunan tüm muhalefet partilerinin fon vurgunuyla ilgili fon komisyonu kurma taleplerinin yerine getirildiği Meclistir güçlü Meclis.” ifadelerini kullandı.

Fon dolandırıcılığı iddialarında adı geçen siyasi isimlere yönelik uygulamaları da eleştiren Uz, bazı kişilerin WhatsApp gruplarından çıkarılmasının yaptırım olarak sunulmasına tepki gösterdi.

Uz, kamuoyunu ilgilendiren iddiaların Meclis çatısı altında araştırılması ve sorumlulukların ortaya çıkarılması gerektiğini savundu.

“Terörsüz Türkiye” Sürecine ve Meclis Başkanlığına Eleştiri

İktidarın “Terörsüz Türkiye” adıyla yürüttüğü sürece ve bu kapsamda oluşturulan komisyona da değinen Uz, sürecin içeriğine ve önceliklerine karşı çıktığını açıkladı.

Meclis Başkanlığının öncelikli görevinin milletvekillerinin haklarını korumak ve Meclisin denetim sorumluluğunu yerine getirmesini sağlamak olduğunu savunan Uz, milletvekillerine yönelik saldırılar karşısında da gerekli adımların atılmasını istedi.

Uz, “Güçlü Meclis” anlayışının hukukun üstünlüğü, adalet ve milletvekillerinin haklarının korunması temelinde şekillenmesi gerektiğini belirtti.

Milletvekili Transferleri ve Güneş Motel Hatırlatması

Konuşmasında siyasi parti değiştiren milletvekillerini de gündeme getiren Uz, milletvekilliğinin yalnızca Meclisteki sandalye sayılarını değiştiren bir unsur olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Geçmişte yaşanan Güneş Motel olayına atıfta bulunan Uz, siyasi transferlere ilişkin eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:

“Milletvekilliği sadece sayısal bir veriden ibaret değildir ama sayısal veri niçin gerekliyse, bu anlamda Türkiye'de ‘Güneş Motel ahlaksızlığın kalesi’ diye söylendiği ve gündeme getirildiği süreçlerin akabinde Türkiye'ye her gün bir Güneş Motel hadisesi yaşatmak da akıl alınabilir bir durum değildir.”

Uz, milletvekillerinin siyasi tercihleriyle ilgili süreçlerin demokratik temsil anlayışı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Belediyelere Yönelik Adli İşlemleri Eleştirdi

Belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri hakkında yürütülen adli işlemleri de gündeme taşıyan Uz, muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik uygulamaların seçmen iradesi açısından tartışılması gerektiğini söyledi.

Bazı belediye başkanlarının adli süreçlerin ardından iktidar partisine geçtiğini öne süren Uz, bu gelişmelerin siyasi sonuçlarına dikkat çekti.

Üsküdar'da yaşandığını belirttiği belediye meclisi sürecine de değinen Uz, üç meclis üyesinin adli işlemler nedeniyle oylamaya katılamadığına ilişkin iddialarını dile getirdi.

Seçmenlerin sandıkta ortaya koyduğu iradenin korunması gerektiğini savunan Uz, “Bizim oyumuzun kıymeti, değeri yoktur.” düşüncesinin toplumda yerleşmesinin demokratik sisteme duyulan güveni zedeleyebileceğini ifade etti.

Soma, İliç ve Kartalkaya Üzerinden Adalet Vurgusu

Soma, İliç ve Kartalkaya'da meydana gelen olayları da hatırlatan Rıdvan Uz, bu olayların ardından yürütülen adli süreçlerin sonuçlarının sorgulanması gerektiğini belirtti.

Yargı uygulamalarına ilişkin eleştirilerde bulunan Uz, Meclisin adaletin sağlanması ve kamuoyunun beklentilerine karşılık verilmesi konusunda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu.

Milletvekilleri ve belediye başkanlarına seslenen Uz, “Korkaklıkta ar ve zilletin, ileri atılmakta izzet ve şerefin asla unutulmaması gereken süreçleri yaşıyoruz ve mutlaka bizler izzet ve şerefin tarafı olmalıyız.” dedi.

Mikrofonu Kapatıldı, Eleştirilerini Sürdürdü

Konuşmasının son bölümünde adalet anlayışına yönelik değerlendirmelerini sürdüren Rıdvan Uz'un mikrofonu, konuşma süresinin dolması üzerine otomatik sistem tarafından kapatıldı.

Oturum Başkanı Orhan Erdem'in konuşmayı sonlandırmasının ardından Uz, “O zaman mikrofon kapalıyken söyleyeyim.” diyerek sözlerini sürdürdü.

Uz, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

“Sözde ‘Hazreti Ömer’ denildiğinde ama Ömer Çelik'le muhatap edildiğimizde, adalette ‘Nuşirevan’ dediğimizde ama Akın Gürlek'le temsil edildiğimizde bu işlerin çok doğru olmadığını bir kez daha hatırlatmak isterim.”