Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Mısra Aydın: “Vücudumuz yalnızca aldığımız kalorileri hesaplayan bir makine değildir”

Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Mısra Aydın, aynı miktarda yemek tüketen kişilerin neden farklı kilo değişimleri yaşadığını açıkladı. Kilo kontrolünde yalnızca kalori hesabının yeterli olmadığını belirten Aydın, bağırsak sağlığı, kas kütlesi, genetik özellikler ve hormonal farklılıkların etkisine dikkat çekerek sağlıklı beslenmede kişiye özel ve sürdürülebilir alışkanlıkların önemini vurguladı.

Ekim 29, 2026 - 19:34
Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Mısra Aydın: “Vücudumuz yalnızca aldığımız kalorileri hesaplayan bir makine değildir”

Kilo vermek veya almak amacıyla yakın çevresindeki kişilerin diyet programlarını uygulayanlar, aynı sonuçları elde edemeyebiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Mısra Aydın, aynı miktarda besin tüketen bireylerin farklı kilo değişimleri yaşamasının yalnızca metabolizma hızıyla açıklanamayacağını belirterek besinlerin sindirilme biçimi, bağırsak sağlığı, kas kütlesi, hormonal durum ve yaşam alışkanlıklarının kilo kontrolünde birlikte etkili olduğunu söyledi.

Günlük yaşamda sıkça dile getirilen “Ben arkadaşımla aynı şeyleri yiyorum ama o kilo almıyor, ben alıyorum.” düşüncesinin bilimsel açıdan açıklanabilir nedenleri bulunduğunu ifade eden Dyt. Mısra Aydın, benzer beslenme alışkanlıklarına sahip bireylerde bile kilo değişimlerinin farklılık gösterebildiğine dikkat çekti.

Aydın, “Aynı evde yaşayan, benzer miktarlarda beslenen kişilerin bile kilo değişimlerinin birbirinden çok farklı olduğunu görüyoruz. Peki, gerçekten aynı miktarda yemek yiyen iki kişi neden farklı kilo alabiliyor? Bunun nedeni yalnızca metabolizma hızı mı, yoksa vücudumuzun besinleri değerlendirme biçimi de bu süreçte etkili mi?” ifadelerini kullandı.

“VÜCUT YALNIZCA KALORİ HESAPLAYAN BİR MAKİNE DEĞİLDİR”

Kilo kontrolünün yalnızca alınan ve harcanan kaloriler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Mısra Aydın, besinlerin vücutta işlenme süreçlerinin de önem taşıdığını belirtti.

Aydın, “Vücut, yalnızca alınan kalorileri hesaplayan bir makine değildir. Tüketilen besinlerin içeriği, sindirilme şekli, bağırsak sağlığı, kas kütlesi, hormonal durum ve günlük yaşam alışkanlıkları kilo kontrolünde birlikte rol oynar. Beslenmede genellikle ne kadar kalori alındığına odaklanılıyor ancak tüketilen her besinin vücutta aynı şekilde sindirilip emildiğini düşünmek doğru değil.” dedi.

“AYNI KALORİ HER BÜNYEDE AYNI ETKİYİ OLUŞTURMUYOR”

Besinlerin fiziksel yapısının ve işlenme biçiminin vücudun enerjiden yararlanma sürecini etkileyebildiğini açıklayan Aydın, doğal yapısı korunan besinlerle yoğun şekilde işlenmiş ürünlerin sindirim süreçlerinin farklı olabileceğini kaydetti.

Dyt. Mısra Aydın, “Lif bakımından zengin ve doğal yapısı büyük ölçüde korunmuş bir besin ile yoğun şekilde işlenmiş bir besinin sindirim süreçleri farklı olabilir. Besinlerin öğütülmesi, pişirilmesi, lif içeriği ve fiziksel yapısı, sindirim enzimlerinin besinlere ulaşmasını ve enerjinin kullanılabilir hale gelmesini etkileyebilir.” ifadelerini kullandı.

İki kişinin aynı miktarda kalori tüketmesinin aynı miktarda enerji harcadıkları anlamına gelmediğine işaret eden Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bununla birlikte iki kişinin aynı miktarda kalori tüketmesi, aynı miktarda enerji harcadıkları anlamına da gelmez. Kas kütlesi, fiziksel aktivite, yaş, genetik özellikler ve hormonal farklılıklar günlük enerji ihtiyacını değiştirebilir. Bu nedenle her zaman yalnızca kalori miktarına değil, beslenmenin bütününe odaklanmak gerekir.”

“BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI KİLO KONTROLÜNDE ÖNEMLİ ROL OYNUYOR”

Bağırsaklarda yaşayan mikroorganizmaların besinlerin sindirilmesi ve enerjinin değerlendirilmesi üzerinde etkili olduğunu belirten Dyt. Mısra Aydın, bağırsak mikrobiyotasının kilo kontrolü açısından dikkate alınması gereken unsurlardan biri olduğunu ifade etti.

Aydın, “Bağırsaklarda trilyonlarca mikroorganizma yaşıyor. Bağırsak bakterileri, özellikle kendi sindirim enzimleriyle parçalanamayan bazı liflerin fermente edilmesinde görev alıyor. Bu süreçte ortaya çıkan kısa zincirli yağ asitleri hem bağırsak sağlığına katkıda bulunabiliyor hem de vücut tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabiliyor.” açıklamasında bulundu.

Bağırsak bakterilerinin kilo değişimini tek başına belirleyen bir mekanizma olmadığını vurgulayan Aydın, dengeli beslenme ve lif tüketiminin bağırsak sağlığının desteklenmesinde önemli olduğunu belirtti.

Aydın, “Ancak bağırsak bakterileri tek başına kilo aldıran ya da kilo verdiren bir mekanizma değildir. Sebzeler, meyveler, kurubaklagiller, tam tahıllar ve yağlı tohumlar bağırsak sağlığını destekleyen önemli lif kaynaklarıdır.” dedi.

“MEYVENİN KENDİSİNİ TÜKETMEK İLE SUYUNU İÇMEK AYNI DEĞİL”

Lifli besinlerin sindirim sistemi ve kan şekeri kontrolü üzerindeki etkilerine değinen Dyt. Mısra Aydın, besinlerin yalnızca içerdikleri enerji miktarıyla değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Aydın, “Bazı lif türleri mide boşalmasını yavaşlatabilir, karbonhidratların emilim hızını etkileyebilir ve kan şekeri kontrolünü destekleyebilir. Örneğin, meyvenin kendisini tüketmek ile yalnızca suyunu içmek aynı etkiyi oluşturmayabilir. Meyvenin doğal yapısında bulunan lif, çiğneme süresi ve sindirim süreci açısından önemli avantajlar sağlar.” ifadelerini kullandı.

“HERKES İÇİN GEÇERLİ TEK BİR DİYET PROGRAMI YOK”

Sağlıklı kilo kontrolünde kişisel farklılıkların dikkate alınması gerektiğini belirten Dyt. Mısra Aydın, bir kişide başarılı sonuç veren beslenme programının başka bir kişide aynı etkiyi göstermeyebileceğini söyledi.

Aydın, “Bir kişide başarılı olan beslenme programının başka bir kişide aynı sonucu vermemesinin birçok nedeni olabilir. Genetik özellikler, kas kütlesi, fiziksel aktivite, uyku düzeni ve toplam enerji dengesi en az mikrobiyota kadar önemlidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Bağırsak sağlığını desteklemek için pahalı takviyelere veya özel beslenme ürünlerine yönelmenin her zaman gerekli olmadığını ifade eden Aydın, günlük beslenmede ulaşılabilir ve doğal gıdaların önemine işaret etti.

Aydın, “Bağırsak sağlığını desteklemek için her zaman pahalı takviyelere, özel ürünlere veya popüler diyetlere ihtiyaç yoktur. Çoğu zaman mutfağınızda bulunan sebzeler, meyveler, yoğurt, kurubaklagiller ve tam tahıllar dengeli beslenmenin temelini oluşturur.” dedi.

“SAĞLIKLI KİLO KONTROLÜNÜN TEMELİNDE MUCİZE DİYETLER YOK”

Beslenme alışkanlıklarının sürdürülebilir olmasının önemini vurgulayan Dyt. Mısra Aydın, sağlıklı kilo kontrolünün sürekli kalori hesaplamak veya daha az yemekle sınırlı olmadığını belirtti.

Aydın, “Unutulmamalı, sağlıklı beslenme yalnızca daha az yemek ya da sürekli kalori hesaplamak değildir. Önemli olan vücudun ihtiyaçlarını tanımak, besin kalitesini artırmak ve sürdürülebilir alışkanlıklar kazanmaktır. Sağlıklı kilo kontrolünün temelinde mucize diyetler değil, bilimsel temellere dayanan ve kişinin yaşamına uyum sağlayan beslenme alışkanlıkları vardır.” ifadelerini kullandı.