Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: “Ebeveynlerin Rızası, Çocukların Mahremiyetini İhlal Eden Paylaşımları Hukuka Uygun Hâle Getirmemektedir”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, sosyal medya fenomeni Ö.Ö. tarafından küçük yaştaki bir çocuğun sünnet işlemi sırasında kaydedilen görüntülerin paylaşılmasına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, çocuğun özel hayatını ve beden mahremiyetini ihlal eden içeriklerin kaldırılması ve erişimin engellenmesi talebinin mahkemece kabul edildiğini duyurdu. Açıklamada, ebeveyn rızasının çocukların mahremiyetini ihlal eden paylaşımları hukuka uygun hâle getirmediği vurgulandı.

Ekim 31, 2026 - 07:34
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: “Ebeveynlerin Rızası, Çocukların Mahremiyetini İhlal Eden Paylaşımları Hukuka Uygun Hâle Getirmemektedir”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, sosyal medya fenomeni Ö.Ö. tarafından küçük yaştaki bir çocuğun sünnet işlemi sırasında kaydedilen görüntü ve konuşmaların sosyal medyada paylaşılması üzerine 29 Ekim 2026 tarihinde yazılı açıklama yaptı. Bakanlık, çocuğun özel hayatını ve beden mahremiyetini ihlal eden paylaşımlara karşı hukuki süreç başlatıldığını ve içeriklerin kaldırılmasına yönelik talebin mahkeme tarafından kabul edildiğini bildirdi.

Bakanlık açıklamasında, çocukların özel hayatının gizliliği, kişilik hakları ve beden mahremiyetinin korunmasının temel öncelik olduğu belirtilerek, ebeveynlerin çocuklarına ilişkin sosyal medya paylaşımlarında sınırsız yetkiye sahip olmadığına dikkat çekildi.

“İÇERİĞİN ÇIKARILMASI VE ERİŞİMİN ENGELLENMESİ TALEBİMİZ KABUL EDİLDİ”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, sosyal medya fenomeni Ö.Ö. tarafından paylaşılan görüntüler üzerine başlatılan hukuki sürece ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Sosyal medya fenomeni Ö.Ö. tarafından, küçük yaştaki bir çocuğun sünnet işlemi sırasında kaydedilen, özel hayatını ve beden mahremiyetini ihlal eden görüntü ve konuşmaların paylaşılması üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.”

Bakanlık, söz konusu içeriklerin kaldırılması amacıyla 5651 sayılı Kanun kapsamında hukuki girişimde bulunulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Söz konusu paylaşımlar nedeniyle Bakanlığımızca 5651 sayılı Kanun kapsamında içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi talep edilmiş, ilgili mahkemece talebimiz kabul edilmiştir.”

“ÇOCUKLARIN ÖZEL YAŞAMLARININ SOSYAL MEDYA İÇERİĞİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ CİDDİ RİSKLER BARINDIRIYOR”

Bakanlık, mahkemeye sunulan dilekçede çocukların gelişim süreçlerinden aile içi ilişkilerine, sağlık deneyimlerinden özel yaşamlarına kadar pek çok kişisel anın sosyal medya içeriklerine dönüştürülmesinin oluşturduğu risklere dikkat çekildiğini bildirdi.

Açıklamada, çocukların yaşamlarının sistematik biçimde dijital platformlarda paylaşılmasının özel hayatın gizliliği ve kişilik hakları bakımından ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulanarak şu değerlendirmeye yer verildi:

“Bakanlığımızın dilekçesinde de vurgulandığı üzere, çocukların doğdukları ilk günden itibaren gelişim süreçlerinin, aile içi ilişkilerinin, sağlıkla bağlantılı deneyimlerinin ve özel yaşamlarına ilişkin çeşitli anlarının sistematik biçimde sosyal medya içeriğine dönüştürülmesi, özel hayatlarının gizliliği ve kişilik hakları yönünden ciddi riskler barındırmaktadır.”

“VELAYET HAKKI, EBEVEYNLERE SINIRSIZ YETKİ TANIMAMAKTADIR”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, açıklamasında velayet hakkının sınırlarına da değindi. Ebeveynlerin çocukları adına karar verme yetkisinin, çocukların özel hayatı ve beden mahremiyeti üzerinde sınırsız tasarruf hakkı anlamına gelmediği belirtildi.

Bakanlık, çocuğun üstün yararının her koşulda gözetilmesi gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Velayet hakkı, ebeveynlere çocuklarının özel hayatı ve beden mahremiyeti üzerinde sınırsız bir tasarruf yetkisi tanımamaktadır. Bu hakkın kullanımında çocuğun üstün yararının gözetilmesi esastır. Ebeveynlerin rızası, çocukların mahremiyetini ihlal eden paylaşımları hukuka uygun hâle getirmemektedir.”

“ÇOCUKLARIN MAHREMİYETİNİN KORUNMASI TÜM TARAFLARIN SORUMLULUĞUDUR”

Bakanlık, çocukların mahremiyetinin yalnızca fiziksel ortamlarda değil, dijital platformlarda da korunması gerektiğine işaret etti.

Sosyal medya içeriklerinin oluşturulması ve paylaşılmasında ebeveynlerin yanı sıra içerik üreticileri, paylaşım yapan kişiler ve dijital platformların da sorumluluk taşıdığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Çocukların mahremiyetinin dijital ortamlarda da korunması; ebeveynlerin, içerik üreten ve paylaşan kişilerin, platformların ve ilgili tüm tarafların sorumluluğundadır.”

“HUKUKİ VE İDARİ TEDBİRLERİ KARARLILIKLA ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların kişilik haklarının ve özel hayatlarının korunmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

Bakanlık, çocukların dijital ortamlarda mahremiyetinin ihlal edilmesine karşı gerekli hukuki ve idari mekanizmaların işletilmeye devam edeceğini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bakanlığımız, çocukların üstün yararını esas alarak haklarını ve mahremiyetlerini korumaya yönelik gerekli hukuki ve idari tedbirleri kararlılıkla almaya devam edecektir.”