Adalet Bakanı Akın Gürlek: “Mağduriyet yaşayan vatandaşlarımızın haklarını sonuna kadar koruyacağız”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, New York’taki Türkevi’nde fon soruşturmasından sokak çeteleriyle mücadeleye, yargıda hedef süre uygulamasından Alo Adalet 135’e, sosyal medya düzenlemesinden yapay zekânın UYAP’ta kullanımına kadar gündemdeki başlıkları değerlendirdi. Gürlek, fon soruşturmasında 63 kişi hakkında işlem yapıldığını açıklarken sosyal medya düzenlemesinin ekim ayında Meclis gündemine getirileceğini bildirdi.
Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu dolayısıyla New York’ta bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkevi’nde CNN TÜRK yayınına katılarak adalet gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Gürlek; sermaye piyasalarındaki fon soruşturması, suçluların iadesi, sokak çeteleri ve yeni nesil suç örgütleriyle mücadele, yargılamaların hızlandırılması, hâkim-savcı atamaları, sosyal medya düzenlemesi, yapay zekâ uygulamaları ve yatırımcıların hukuki güvenliği konusunda yürütülen çalışmaları anlattı.
“SPK bize soruşturma izni verdi”
Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürlek, borsada yaklaşık 8,5 milyon vatandaşın bulunduğunu belirterek fon sisteminin özellikle son iki yılda yoğun biçimde kullanılmaya başlandığını söyledi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde de konuya ilişkin gelişmeleri gördüklerini aktaran Gürlek, “Son dönemde fonların içine bazı hisselerin alındığını ve bu hisselerde olağanüstü hareketlilik yaşandığını tespit ettik. Bakıyorsunuz, şirketin kayda değer bir varlığı, fabrikası veya alanı yok; fakat piyasa değeri Türk Hava Yolları’ndan veya ASELSAN’dan daha yüksek. Burada orantısız bir büyüme gördük.” dedi.
Süreç başlatılması amacıyla Sermaye Piyasası Kuruluna ihbar ve suç duyurusunda bulunduklarını belirten Gürlek, “Bazı hisseler hakkında da SPK bize soruşturma izni verdi. Bu meseleye önem veriyoruz. Vatandaşlarımızın dişinden tırnağından artırarak iyi niyetle borsaya yatırdığı paraların heba edilmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
“63 kişi hakkında işlem yapıldı”
Soruşturmanın ayrıntılarını paylaşan Gürlek, fonların önce SPK tarafından tasfiye edildiğini, ardından soruşturma izninin verildiğini kaydetti.
Gürlek, “Şu anda gözaltılar var. 63 kişi hakkında işlem yapıldı. Bunların bir bölümü tutuklandı; gözaltı süreci devam edenler, adli kontrol uygulananlar ve firarda olanlar var. Fon sahiplerinin veya yönetim kurulu üyelerinin bütün mal varlıklarına el koyduk ve işlem yapmalarını engelleyen tedbir kararları uyguladık.” diye konuştu.
Para transferleri ve tapu devirlerine karşı tedbir aldıklarını açıklayan Gürlek, tapu müdürlükleri, noterler ve bankalara müzekkere yazıldığını söyledi. Gürlek, “Yaklaşık 40 milyon doların transfer edilmek istendiği bir girişim, tedbir ve bloke kararımız sayesinde banka tarafından durduruldu.” dedi.
Sermaye piyasası suçlarına yönelik ihtisaslaşmaya da değinen Gürlek, “Büyükşehirlerde ve diğer illerimizde, alanında uzman savcılardan oluşan sermaye piyasası suçlarıyla mücadele büroları kurduk. Bu bürolar yalnızca Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenen suçlara bakacak.” ifadelerini kullandı.
ABD makamlarına suçluların iadesi çağrısı
ABD’de bulunan ve Türkiye tarafından iadeleri talep edilen kişiler hakkındaki süreçleri de değerlendiren Gürlek, FETÖ soruşturmaları ve yargılamaları sırasında ABD’ye kaçan kişilerin yanı sıra diğer suç örgütleriyle bağlantılı kişilerin iade süreçlerinin takip edildiğini belirtti.
Gürlek, “Suçluların iadesi için kırmızı bülten çıkarıyoruz. Evrak eksikliği varsa tamamlıyoruz. FETÖ konusunda özellikle hassasiyet gösteriyor ve ABD adli makamlarıyla sürekli görüşüyoruz.” dedi.
İade dosyalarının yeni deliller doğrultusunda güncellendiğini aktaran Gürlek, “İadesini istediğimiz kişi hakkında yeni bir delil, itirafçı beyanı veya maddi bulgu ortaya çıktığında bunu dosyaya ekleyerek talebimizi yeniden iletiyoruz.” diye konuştu.
Gürlek, ABD makamlarına iş birliği çağrısında bulunarak, “ABD makamlarıyla iş birliği içinde olumlu çalışacağımızı düşünüyoruz. Buradan ABD makamlarına da iş birliği çağrısında bulunuyorum. Çünkü ABD’nin bizden iadesini istediği kişileri de imkânlarımız ölçüsünde iade etmeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Sokak çeteleriyle sonuna kadar mücadele edeceğiz”
Sokak çeteleri ve yeni nesil suç örgütlerine karşı yürütülen çalışmaları anlatan Gürlek, göreve geldikten sonra 175 ağır ceza merkezindeki cumhuriyet başsavcısına genelge gönderildiğini açıkladı.
Başsavcılardan uyuşturucu, sokak çeteleri, yasa dışı bahis, sanal kumar ve benzeri suçlarla mücadelede gerekli inisiyatifi almalarının istendiğini belirten Gürlek, “Vatandaşlarımızın huzurunu, kamu düzenini ve güvenliğini bozan yapılarla sonuna kadar mücadele ediyoruz. Bu süreçte İçişleri Bakanlığımız ve kolluk kuvvetlerimizle koordinasyon içindeyiz.” dedi.
Gürlek, “Adı ne olursa olsun sokak çeteleriyle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Devlet adına görev yapan kişiler olarak bu yapıların üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Devletin demir balyozu her zaman başlarına inecek.” ifadelerini kullandı.
“Suç oranları oldukça azaldı”
Çalışmalar sonucunda birçok sokak çetesinin etkisiz hâle getirildiğini söyleyen Gürlek, “Şu an elimizde veriler var. Suç oranları oldukça azaldı. Başsavcılarımıza sürekli söylüyoruz, bunlara operasyon yapın, kararlı olduğunuzu gösterin. Şu an İçişleri Bakanlığı ile de uyumlu bir süreç var.” dedi.
Büyükşehirlerde suç oranlarının ve sokak çetelerinin tehditlerine ilişkin şikâyetlerin azaldığını belirten Gürlek, 11. ve 12. Yargı paketleriyle yaptırımların artırıldığını ifade etti.
Gürlek, “Hem çocukları suç işlemeye azmettiren veya teşvik eden sokak çetelerine uygulanacak cezaları hem de bu suçlarda kullanılan 12-15 ve 15-18 yaş grubundaki kişilerle ilgili cezai müeyyideleri artırdık. Bu düzenlemeler caydırıcı ve etkili oldu.” diye konuştu.
Hâkimlerin atamalarında hedef süre ve kararların isabeti dikkate alınacak
Yargılama sürelerine ilişkin vatandaşların memnuniyetsizliğinin farkında olduklarını belirten Gürlek, hâkim ve savcıların atanmasına ilişkin yönetmeliğin değiştirildiğini söyledi.
Gürlek, “Artık hâkim ve savcıların atamaları, yargının etkinliği ve verimliliğine göre yapılacak.” dedi.
Hâkimlerin dosyaları belirlenen hedef süre içinde tamamlamalarının beklendiğini kaydeden Gürlek, hızlı karar vermenin tek başına yeterli olmadığını, kararların üst mahkemelerdeki durumunun da değerlendirmeye alınacağını anlattı.
Gürlek, “Hâkim hedef süreyi tutturdu mu? Verdiği karar isabetli mi, Yargıtay tarafından onandı mı? Hâkime bunlara göre puan verilecek ve ataması da bu puana göre yapılacak.” ifadelerini kullandı.
Doğu-batı ayrımının kaldırıldığını belirten Gürlek, başsavcılık veya ağır ceza mahkemesi başkanlığı gibi unvanlı görevlere yapılacak atamalarda da puan sisteminin uygulanacağını bildirdi.
Alo Adalet 135 ekim ayında Türkiye genelinde hizmet verecek
Yargıdaki gecikmelerin takip edilmesi amacıyla Alo Adalet 135 hattının faaliyete geçirildiğini açıklayan Gürlek, hattın ekim ayında Türkiye genelinde hizmet vermesinin planlandığını söyledi.
Gürlek, “Vatandaşlarımız geciken dosyalarla ilgili buraya başvurabilecek. Alo Adalet 135 irtibat bürolarımızı da kurduk. Vatandaş başvurduğunda sistem kendiliğinden işlemeye başlayacak. Bu süreçte yapay zekâdan da yararlanıyoruz.” dedi.
Dosyanın hedef süre içinde tamamlanmaması hâlinde gecikme nedeninin araştırılacağını aktaran Gürlek, personel eksikliği veya yoğun dosya sayısı gibi kabul edilebilir gerekçeler bulunabileceğini ifade etti.
Gürlek, “Ancak gecikme hâkimin kendisinden, daha açık ifadeyle tembelliğinden kaynaklanıyorsa gerekli süreç başlayacak. Hem disiplin süreci işletilecek hem de hâkim, terfi ve atamalarda olumsuz not aldığı için istediği yere veya göreve atanamayacak.” diye konuştu.
Sosyal medya düzenlemesi ekim ayında Meclis gündemine gelecek
Sosyal medya alanında hazırlanan düzenlemenin Meclisin açılmasıyla birlikte ekim ayında gündeme getirileceğini açıklayan Gürlek, düzenlemenin anonim hesapları tamamen ortadan kaldırmaya yönelik olmadığını söyledi.
Gürlek, “Sosyal medyanın da kuralları olması gerekiyor. Kimse sahte veya anonim bir hesap açarak başkasına itibar suikastı yapamaz ya da yalan bilgilerle algı oluşturamaz.” dedi.
Yeni düzenlemede katalog suçların belirlendiğini kaydeden Gürlek, “Bu suçlardan biri işlendiğinde savcılık veya mahkeme Siber Güvenlik Başkanlığımıza yazı yazarsa hesap sahibine ilişkin bilgiler gönderilecek. Kişi suç işlemediği sürece sosyal medyada herhangi bir sorun yaşamayacak.” ifadelerini kullandı.
“Kişi kendi adıyla hesap açmak zorunda değil”
Kimlik doğrulama yöntemine ilişkin ayrıntıları paylaşan Gürlek, kullanıcıların kimlik bilgilerinin sosyal medya platformlarının yurt dışındaki sunucularına gönderilmeyeceğini belirtti.
Gürlek, “Bilgiler tamamen Siber Güvenlik Başkanlığımızda bulunacak ve suç işlenmediği sürece gündeme gelmeyecek.” dedi.
Kullanıcıların takma ad kullanmaya devam edebileceğini söyleyen Gürlek, “Kişi, kendi adıyla hesap açmak zorunda değil; takma ad veya farklı bir kullanıcı adı kullanabilir. Önemli olan, bir suç işlendiğinde müdahale edilebilmesi.” ifadelerini kullandı.
Yeni nesil suç örgütlerinin sosyal medya üzerinden üye topladığını, talimat ve direktif verdiğini belirten Gürlek, 15 yaşından büyüklere ilişkin paketin de ekim ayında geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
“Çalışan hâkimle çalışmayan hâkim arasında ayrım yapılması gerekiyor”
Hâkim-savcı atamalarındaki yeni sistemi anlatan Gürlek, önceki doğu-batı esaslı sistemin yerine performans ve puanlamaya dayalı yapının getirildiğini belirtti.
Gürlek, “Hâkimlerimiz; dosyalarını hedef süre içinde bitirip bitirmemelerine ve isabetli karar verip vermemelerine göre puan alacaklar. Atama veya unvanlı görevlere gelme süreçlerinde bu puanlar değerlendirilecek.” dedi.
Yeni sistemin şeffaflığı artıracağını ifade eden Gürlek, hâkimlerin kendi puanlarını ve gitmek istedikleri yer için gereken puanı bileceklerini söyledi.
Yapay zekâ UYAP’ta kullanılıyor
Adalet Bakanlığının hukuk alanında yapay zekâdan yararlandığını açıklayan Gürlek, UYAP Yargı Projesi kapsamında bu alanda çalışan özel bir birim kurulduğunu belirtti.
Gürlek, “Elbette yapay zekânın kullanılabileceği ve kullanılamayacağı alanlar var. Hâkim bir insandır. Sanığı görecek, dosyadaki maddi delillere bakacak ve vicdani kanaatine göre karar verecek.” dedi.
Hâkimlerin birkaç anahtar kelimeyle emsal kararlar ile Yargıtay ve istinaf mahkemelerinin kararlarına ulaşabildiğini aktaran Gürlek, vatandaşların dilekçe örneklerine erişiminde ve avukatların UYAP kullanımında da yapay zekâdan yararlanıldığını söyledi.
Gürlek, “Yapay zekâyı, yargıda iş yoğunluğunun nerelerde bulunduğunu ve mahkemelerin hangi aşamada olduğunu görmek için de kullanabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yapay zekânın hukukta bütünüyle karar verici olamayacağını vurgulayan Gürlek, “Yapay zekâ geleceğin bir gerçeği ve hukuk alanına da girdi; kullanılmaya devam edecek. Ancak hâkim vicdani kanaatine göre karar vermek zorunda olduğu için yapay zekâ hukukta bütünüyle karar verici olarak kullanılamaz.” dedi.
13. Yargı Paketi için ekim ayı işareti
Yatırımcıların hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik beklentilerine de değinen Gürlek, ticari davaların süreleri konusunda çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.
Gürlek, “İş insanlarımızın, yatırımcılarımızın ve girişimcilerimizin vakitlerini adliye koridorlarında değil, işlerinin başında geçirmelerini istiyoruz.” dedi.
Yargı Paketi'nin Mecliste kabul edildiğini hatırlatan Gürlek, “İnşallah 13. Yargı Paketi de ekim ayında Meclise gelecek ve orada da bazı düzenlemeler olacak.” ifadelerini kullandı.
İstanbul’daki ticaret mahkemelerinin tek çatı altında toplandığını belirten Gürlek, ticaret hâkimlerinin alanında uzman isimler arasından seçildiğini söyledi.
Gürlek, “Amacımız, yatırımcı Türkiye’ye geldiğinde hukukla ilgili zihninde hiçbir soru işareti kalmaması. Hukuki güvenliğe önem veriyoruz ve ticari davaların uzamasını istemiyoruz.” dedi.
“Cumhurbaşkanımız mazlumların yanında olduğunu haykırdı”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasını da değerlendiren Gürlek, konuşmanın Sezai Karakoç’un dizeleriyle tamamlandığını hatırlattı.
Gürlek, “Özellikle Sezai Karakoç’un anlamlı dizeleriyle bitirdi; mazlumların yalnız olmadığını ve sessiz olmadığını vurguladı. Türkiye heyetinin yanı sıra diğer heyetler de alkışladı. Gerçekten Cumhurbaşkanımız, her ortamda haykırdığı gibi mazlumların yanında olduğunu haykırdı.” dedi.
Uluslararası sistemde adalet tartışmalarına değinen Gürlek, “Dünyada adalet şu anda güçlü olandan yanaymış gibi görünüyor. Oysa adalet uluslararası bir kavramdır ve burada hukukun işlemesi gerekir.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletlerin yapısına yönelik eleştirilerini de hatırlatan Gürlek, “Mazlumların da haklarının bulunduğunu, onların hukukunun korunması gerektiğini söyledi. BM’nin kendi iç yapısındaki adaletsizliği de anlatıyor. ‘Dünya beşten büyüktür’ diyor.” diye konuştu.